Connect with us

Otomotiv Sektörü

Opel Türkiye’nin Yeni Genel Müdürü Emre Özocak Oldu

Stellantis’in Markalar Planlama ve Performans Ortadoğu ve Afrika Bölge Başkan Yardımcısı görevine, Opel Türkiye Genel Müdürü Alpagut Girgin getirildi. Girgin, Opel Türkiye Genel Müdürlük görevini ise de Emre Özocak’a devretti.

 Otomotiv ve mobilite dünyasının en büyük grupları arasında yer alan, geleceğin teknolojilerini adapte etme konusunda kusursuz bir rol üstlenen Stellantis’in global yapılanmasında Türk yöneticilerin sayısı hızla artmaya devam ediyor. 2019 yılından bu yana Opel Türkiye Genel Müdürü olarak görev yapan Alpagut Girgin, Stellantis’in dünya çapındaki 6 büyük bölgesinden bir tanesi olan, Ortadoğu ve Afrika Bölgesi’nde (MEA) Markalar Planlama ve Performans Ortadoğu ve Afrika Bölge Başkan Yardımcısı görevine getirildi.

Girgin, MEA Bölgesi COO’su Samir Cherfan’a bağlı olarak 56 ülkede tüm Stellantis markalarının stratejik planlaması ve performans yönetiminden sorumlu olacak. Alpagut Girgin yeni görevi kapsamında 2030 yılında Ortadoğu ve Afrika Bölgesi’nde pazar lideri olmayı hedefleyen Stellantis Grubu’nda markaların ve ürünlerin başarılı şekilde lansman ve planlanmasının yanı sıra 14 marka ve 55 yeni ürün lansmanı hedefi ile pazar ve ürün kapsamında genişleme olarak belirlenen ticari stratejiyi destekleyecek planlamanın efektif ve lokal ihtiyaçlara karşılık verecek şekilde devreye alınmasından da sorumlu olacak.

alpagut-girgin.jpgOpel Türkiye’nin yeni genel müdürü Emre Özocak oldu!

Alpagut Girgin’in MEA Bölgesi’ndeki global görevine transferinin ardından Opel Türkiye Genel Müdürlüğü görevine de Emre Özocak atandı. Lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi’nde tamamlayan Emre Özocak, yüksek lisansını da Işık Üniversitesi İşletme bölümünde yaptı. Otomotiv sektöründeki kariyerine 2005 yılında ticari araçlar satışı ile başlayıp yıllar içerisinde çeşitli global markaların satış ve pazarlama alanlarında görev alan Özocak, 2017 yılında o zamanki adıyla Groupe PSA Türkiye’ye İsrail-Filistin Bölge Müdürü olarak transfer oldu. 2019 yılında Opel Türkiye ailesine Pazarlama Direktörü olarak katılan Emre Özocak, 3 Ekim 2022’den itibaren de Opel Türkiye Genel Müdürü olarak yeni görevine başladı.

“Türkiye’yi gururlandırmaya devam ediyoruz”

emre-ozocak2.jpgStellantis Türkiye Ülke Başkanı Olivier Cornuaille yaptığı açıklamada yeni görevleri kapsamında hem Alpagut Girgin’e hem de Emre Özocak’a başarı dileklerini sundu. Olivier Cornuaille yaptığı açıklamada, “Stellantis Türkiye olarak Berk Mumcu ve İbrahim Anaç’ın ardından şimdi de Alpagut Girgin’i global bir göreve uğurlamaktan dolayı büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz. Stellantis Türkiye’nin İnsan Kaynakları politikasının ne kadar etkili ve güçlü olduğunu bir kez daha global düzeyde yönetici transferi yaparak gösterdik. Türkiye’yi otomotiv sektöründe global açıdan üst düzey yönetici transferleri yaparak gururlandırmaya devam ediyoruz” dedi.

Alpagut Girgin’in liderliği döneminde Opel markasının hem pazar payı konusunda önemli başarılarla büyüme yakaladığını hem de müşteri memnuniyetini üst düzeye taşıdığına da vurgulayan Stellantis Türkiye Ülke Başkanı Olivier Cornuaille, “Opel Türkiye Genel Müdürü görevine gelen Emre Özocak’a da bu bayrak yarışında içtenlikle başarılar diliyorum. Yeni görevinde Özocak’ın Opel markasının başarılı iş sonuçlarını daha da ileriye taşıyacağına inancım tamdır” açıklamasında bulundu.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Opel 10 Yıl Aranın Ardından Paris Otomobil Fuarı’na Geri Dönüyor!  

Üstün sürüş keyfini Alman kalitesi ve mühendisliğiyle bir araya getiren Opel, on yıllık bir aranın ardından otomotiv dünyasının en köklü etkinliklerinden biri olan Paris Otomobil Fuarı’na geri dönüyor. Marka, 12–18 Ekim 2026 tarihleri arasında Paris’te düzenlenecek fuarda, başta yeni Opel Astra olmak üzere en güncel ürün gamını ve yenilikçi çözümlerini otomobil tutkunlarıyla buluşturacak.

Alman otomotiv üreticisi Opel, geçtiğimiz eylül ayında Münih’te gerçekleştirilen IAA Mobility’de sergilediği etkileyici dünya prömiyerlerinin ardından, bu kez 12–18 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Paris Otomobil Fuarı’nda sahne alarak ürün atağını sürdürüyor. Genişleyen model ailesi ve elektrikli mobilite vizyonu doğrultusunda marka, Fransa’nın başkentinde güçlü bir geri dönüşe hazırlanıyor.

Yeni Astra ve GSE ürün gamı fuarın odak noktası olacak

Opel’in Paris Otomobil Fuarı’ndaki odak noktasını, kısa süre önce Brüksel’de dünya prömiyeri gerçekleştirilen yeni Opel Astra oluşturuyor. Rüsselsheim’da tasarlanıp geliştirilen model, markanın güncel tasarım dili ve ileri teknolojileriyle dikkat çekiyor. Bununla birlikte Opel’in tamamen elektrikli yüksek performans vizyonunu temsil eden yeni Mokka GSE ve markanın geçtiğimiz günlerde duyurduğu yeni Corsa GSE de fuarda sergilenecek modeller arasında yer alıyor. Marka ayrıca fuar kapsamında, elektrikli mobiliteye yönelik yaklaşımını ortaya koyan farklı yeniliklerini ve geleceğe ışık tutan tasarım çalışmalarını da ziyaretçilerle buluşturacak. Opel standı, hem mevcut ürün gamını hem de markanın geleceğe yönelik stratejisini yansıtan önemli bir deneyim alanı sunacak.

Opel, ekim ayında Paris Otomobil Fuarı’na güçlü bir geri dönüş yapmaya hazırlanıyor. Marka, en yeni modellerini benzersiz bir atmosferde sergileyerek ziyaretçilere etkileyici bir deneyim sunarken, Paris’teki varlığıyla dikkat çekici ve kapsamlı bir katılıma imza atacak.

Otomotiv sektörünün en önemli uluslararası organizasyonları arasında yer alan Paris Otomobil Fuarı, geleceğin mobilite trendlerini ve bu alandaki en yeni teknolojileri bir araya getiren önemli bir platform olmayı sürdürüyor. 91’inci kez düzenlenecek fuar, 12–18 Ekim 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek. Bir önceki etkinlik ise 2024 yılında gerçekleştirilmiş ve yarım milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlamıştı.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Otomotivde Finansman Koşulları Pazar Gerçeklerinin Gerisinde Kaldı!  

Türkiye otomotiv sektöründe fiyatlar son yıllarda hızlı bir yükseliş gösterirken, taşıt kredisi limitlerinin aynı paralelde güncellenmemesi sektörde ciddi bir finansman uyumsuzluğu yaratıyor. Pazar gerçekleri ile mevcut kredi sistemi arasındaki makasın iyiden iyiye açıldığını belirten Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, taşıt kredisi limitlerinin günümüz fiyat seviyelerine uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

Ülkemizde satılan baz donanımlı yerli modeller hariç tutulduğunda artık ortalama bir otomobil fiyatı sıfır kilometre pazarında 2 milyon TL seviyesinden başlıyor. Ne var ki kredi sisteminde uygulanan mevcut limitler, bu fiyat aralığındaki araçlar için finansman kullanımını fiilen işlevsiz hale getirdi. Kredi oranlarının toplam araç bedelinin oldukça küçük bir kısmına karşılık gelmesi, tüketicinin satın alma kararını doğrudan etkiliyor.

Satış süreçleri uzuyor, talep erteleniyor 

Otomerkezi.net’in her ay düzenli olarak gerçekleştirdiği saha araştırmalarına göre gözlemlenen nihai tablo, kredi limitlerinin piyasa dinamiklerine ayak uyduramadığını açık şekilde ortaya koydu. Krediye güvenerek araç almayı planlayan tüketiciler satın alma kararını erteliyor; peşinat oranları birçok müşteri için erişilemez seviyelere çıkıyor. Bu durum satış süreçlerini uzatırken, markaların da fiyatlama stratejilerini kredi dilimlerine göre şekillendirmesine neden oluyor. Nitekim bazı modellerin 1.999.000 TL seviyesinde konumlandırılması, mevcut kredi baremlerine uyum sağlama çabasının bir göstergesi olarak dikkat çekiyor.

Finansmanın otomotiv sektöründe yalnızca bir ödeme yöntemi değil, aynı zamanda talep dengesi ve satış hacmi üzerinde belirleyici bir unsur olduğunu ifade eden Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, kredi limitlerindeki güncellemenin sektörel denge açısından kritik rol oynayacağını belirtti.

“Finansman koşullarında güncelleme gereklilik halini aldı”

Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş konuya ilişkin olarak “Finansman, otomotiv sektörünün en kritik yapı taşlarından biridir. Mevcut kredi limitlerinin günümüz fiyat seviyelerine uygun şekilde güncellenmesi artık bir ihtiyaçtan öte, bir gereklilik haline geldi. Hem tüketicinin erişimi hem de sektörün sürdürülebilir büyümesi için bu adımın atılması büyük önem taşımakta. Krediyle ilgili kapsamlı düzenlemelerin en son 4 yıl önce gerçekleştiğini ve artık güncelliği kalmadığını belirtmek istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. 

Diğer yandan Karakaş’a göre limitlerin güncellenmesi; tüketicinin finansmana erişimini kolaylaştıracak, satış adetlerinde artışa ve daralmanın azalmasına katkı sağlayacak, kayıtlı ve sağlıklı finansman sistemini güçlendirecek ve bankacılık sistemi ile otomotiv sektörü arasındaki dengeyi yeniden kuracak.

Sektörde sürdürülebilir büyüme için kritik

Türkiye otomotiv pazarı, hem sıfır hem ikinci el segmentte güçlü bir talep potansiyeline sahip. Karakaş, potansiyele rağmen en büyük problemin finansman koşulları olduğunu aktarırken “Ancak mevcut finansman yapısı, bu potansiyelin tam anlamıyla realize edilmesini zorlaştırıyor. Özellikle orta gelir grubunun araç erişiminde kredi en önemli enstrüman olarak öne çıkarken, limitlerin güncel fiyat seviyelerine göre revize edilmemesi piyasa daralmasını tetikleyebiliyor.” ifadelerine yer verdi. Sektör temsilcileri, finansman sisteminin piyasa koşullarına uyumlu hale getirilmesinin hem tüketici güveni hem de ticari sürdürülebilirlik açısından önem taşıdığı görüşünde birleşiyor. Taşıt kredisi limitlerinin güncellenmesi yalnızca satış adetlerini değil, sektörün genel ekonomik dengedeki rolünü de doğrudan etkileyecek bir adım olarak değerlendiriliyor.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

ZF ve BMW, Gelecek Odaklı Sürüş Teknolojileri için Anlaşma İmzaladı

ZF Friedrichshafen AG ve BMW Group, binek otomobil sürüş sistemleri alanında uzun vadeli bir tedarik anlaşması imzaladı. Anlaşmanın temelini, başarısı kanıtlanmış 8 vitesli otomatik şanzımanın (8HP) daha da geliştirilmesi ve tedariki oluşturuyor. Milyarlarca avro değerindeki söz konusu anlaşma, 2030’lu yılların sonuna kadar geçerli olacak. Bu anlaşma, her iki şirket için de geleceğin yeni teknolojilere açık, düşük emisyonlu mobilitesini şekillendirmek için sağlam bir temel oluşturuyor.

ZF CEO’su Mathias Miedreich, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “BMW ile birlikte, dinamik bir dönüşüm sürecinden geçen sektörde inovasyon, verimlilik ve sürdürülebilirlik konusunda güçlü bir mesaj veriyoruz. Bu anlaşma, sürüş sistemlerinin dönüşümü için kilit öneme sahip 8 vitesli otomatik şanzımanımızın stratejik önemini vurguluyor.”

İş birliği kapsamında, 8HP şanzıman kiti sürekli olarak geliştirilecek. Böylece, müşterilere gelecekteki sürüş konseptlerinin gereksinimlerine yanıt verecek en güçlü ve verimli şanzımanın sunulması hedefleniyor.

ZF Elektrikli Sürüş Teknolojileri Bölümü Başkanı Sebastian Schmitt, “BMW ile varılan yeni anlaşma, teknolojik gelişmeler için uzun vadeli planlama perspektifinin taşıdığı önemi gösteriyor” dedi. Schmitt şöyle devam etti: “Bu anlaşma, her iki şirket için de netlik ve istikrar sağlayarak yeni nesil 8HP’yi özellikle verimlilik, performans ve uzun vadeli geçerlilik açısından uyumlu hale getirmemizi mümkün kılıyor.”

ZF böylece sistem tedarikçisi olarak konumunu güçlendirirken planlama güvenilirliğini daha da artırıyor. Önümüzdeki dönemdeki bu yakın iş birliği, hızla değişen pazar koşullarında riskleri azaltmaya yardımcı olurken düşük emisyonlu mobilitenin geleceği için de temel oluşturacak.

Continue Reading

Popüler