Connect with us

Elektrikli Araçlar

Stellantis, STLA Large Platformu ile menzili 800 km’ye çıkaracak

Dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden Stellantis, elektrikli araçlara yatırım yapmaya devam ediyor. Grup markalarının birbirinden iddialı modelleriyle dünya elektrikli araç pazarındaki payını hızla artıran Stellantis, tamamen yeni STLA Large platformunu tanıttı. D ve E segmentlerdeki küresel pazarlara yönelik farklı araçların temelini oluşturan yeni platform, doğuştan BEV’lere (batarya- elektrikli araç) uygun tasarımı ve son derece esnek yapısıyla dikkat çekiyor.
  • İlk modeller Kuzey Amerika’da yola çıkacak!
  • Stellantis’in yeni platformu, grup markaları için yerleşik enerji, şarj verimliliği, yüksek performanslı araç dinamikleri ve üstün arazi sürüşü de dahil olmak üzere segmentin en iyi özelliklerini mümkün kılıyor. STLA Large platformunda üretilen araçlar, şirketin önde gelen küresel pazarlardaki müşteri talebinin temelini oluşturuyor. Yeni platformu kullanan ilk modeller, Kuzey Amerika pazarında sunulacak olan Dodge ve Jeep® modelleri olacak. Ardından üretim sürecine Alfa Romeo, Chrysler ve Maserati gibi diğer markalar da katılacak. Stellantis, STLA Large ile 2024 ve 2026 yılları arasında 8 aracı pazara sunmayı hedefliyor ve yeni nesil platform birden fazla montaj tesisine aktarılabilen, dayanıklı ve uygun maliyetli üretim süreçleriyle dikkat çekiyor. Platform ayrıca temel bileşen setinden daha fazla araç çeşitliliği ile üst düzey kalite ve müşteri memnuniyeti sağlayan benzersiz teknoloji esnekliği ile tasarlandı. Gelecek ürünler, otomobil, crossover ve SUV araçlara kadar geniş bir yelpazedeki araç türlerini kapsayacak ve bunların tümü müşterilere sıfır emisyon ve anında tork tepkisi gibi elektrikli araçlara özgü avantajlar sunacak. Bu kapsamda markaya özel ürün bilgileri de bu yıl paylaşılacak.
  • Yeni platform esnekliği ve çevikliğiyle ayrışıyor!
  • STLA platformlarına yönelik iddialı hedefler belirlediklerini söyleyen Stellantis CEO’su Carlos Tavares, “Günümüzde müşterilerimizin bizden beklediği şey de bu. Birden fazla araç tipini ve tahrik sistemini kapsayacak kadar esnek, iyi tasarlanmış bir bileşen grubu ile mevcut ürünlerimizin daha üstün performans gösteren versiyonlarıyla bir araç ailesi oluşturmak. Bu ikonik markalarımızın her bir müşterisine hitap edecek. Platformun esnekliği ve çevikliği onu özel kılıyor ve Kuzey Amerika’da elektrikliye geçiş noktasında başarımızın itici gücü olacak” dedi.
  • Şirketin gelecekteki ürünlerini kapsayan STLA Large platformu, Stellantis için Dare Forward 2030 stratejik planı hedeflerine ulaşmanın anahtarını oluşturuyor. 2021 EV Günü’nde ana hatları çizilen dört küresel BEV (batarya – elektrikli) araç platformundan biri olan STLA Large aynı zamanda sınıfının en iyi platformu olan ve Temmuz 2023’te pazara sunulan STLA Medium platformunun ardından tanıtılan ikinci platform. STLA Large, Avrupa ve Kuzey Amerika’daki farklı fabrikalarda kullanılacak olan hibrit ve içten yanmalı dahil olmak üzere farklı enerji türlerini de destekleyecek. Stellantis’in ikonik markaları, STLA Large platformu ile üretilen araçları; aile odaklı, yüksek performanslı, üstün arazi özelliklerine sahip 4×4 ve hatta lüks segmente kadar müşterilerinin ihtiyaç ve gereksinimlerine en iyi şekilde cevap verecek şekilde uyarlayabilecek.
  • İki çekere de dört çekere de uyumlu!
  • Platformun doğası olan esneklik; mühendislerin ve tasarımcıların aracın dingil mesafesini, uzunluğunu, genişliğini ve yüksekliğini ayarlamasına olanak tanıyor. Sürüş, yol tutuş ve konfor dahil özel performans hedeflerine uyacak şekilde farklı süspansiyon modülleri ve güç aktarma organları kullanılabiliyor. Mühendisler, aracın becerilerini ve performansını ayarlamak üzere ön aks ile sürücü ayak bölmesi, ön ve arka aks çıkıntıları veya yolcu kabin zemini gibi unsurları kullanım amacı doğrultusunda ayarlayabiliyor. Gelişmiş yüksek dayanıklı malzemelerin kullanıldığı platform, farklı araç türlerinde sınıfının en iyi performansını sağlamak üzere ağırlık ve sağlamlık açısından optimize edilmiş durumda. Platformun içindeki bileşenler, kullanılabilir iç mekân alanını ve depolama özelliklerini en üst düzeye çıkaracak şekilde tasarlanmış durumda. Ayrıca iklimlendirme sistemi, direksiyon, fren desteği ve tahrik gibi temel konfor ve performans bileşenleri sürüş menzilini artırmak üzere enerji tüketimini en aza indirecek şekilde tasarlandı. STLA Large ile sunulan esnek yapı, yekpare platformun tahrik sistemlerini de içeriyor. STLA Large, 400 volt ve 800 volt elektrik mimarisi seçeneğiyle doğuştan BEV (batarya – elektrikli) bir platform olarak tasarlandı ve üretildi. Motor, güç dönüştürücü ve transfer dişlisini içeren üçü bir arada elektrikli tahrik modülleri (EDM’ler), önden, arkadan ve dört tekerlekten çekişli olarak yapılandırılabiliyor. Güç dönüştürücü, güç kayıplarını en aza indirmek için silikon karbür yarı iletken teknolojisini kullanıyor ve tahrik sisteminin performansı, aracın kullanım ömrü boyunca kablosuz yazılım güncellemeleri üzerinden güncellenebiliyor.
  • 0’dan 100 km/s hıza 2 saniyede ulaşma potansiyeli var!
  • STLA Large, belirli araçlar ve kullanım alanlarına yönelik sınırlı kaydırmalı diferansiyel ya da aks başı bağlantı kesmeleri gibi performansı artırabilen veya verimliliği ve menzili artırmak için mekanik sürtünmeyi azaltabilen güç aktarma sistemi uyarlamalarına imkân tanıyor. STLA Large platformu, mevcut Hellcat V-8 motorların herhangi birinden daha iyi performans gösteren üstün güç taşıma potansiyeline sahip. Sürüş menzili ile maliyeti dengelemeye odaklanan platform, ilk etapta enerji değerleri 85 ile 118 kWsa arasında olan batarya seçeneklerini içeriyor. STLA Large, sedanlar için toplam 800 kilometrelik bir menzil hedefliyor ve modellerin üretime hazır olduklarında gelecekteki enerji depolama teknolojilerini kolayca kabul edecekleri şekilde üretilmelerini sağlıyor. İlk nesil tahrik bileşenleri, STLA Large platformunda üretilen modellerin 2 saniye civarında 0-100 km/s hızlanmalarını tamamlamalarına olanak tanıyor. Hızlı şarj teknolojisiyle, 800 voltluk mimaride dakikada 4,5 kWsa’e kadar destek sağlayacak olan platform, temel araç özelliklerinden ödün vermeden hibrit ve içten yanmalı tahrik sistemlerini de destekleyecek. Bu esnek yapı, elektrikli tahrike geçiş, dayanıklılık ve kullanılabilir şarj ağının yaygınlaşması sürecinde dünya genelindeki kullanıcıların hayatını kolaylaştırıyor. Tasarım esnekliği ise önden çekiş/arkadan çekiş/dört tekerlekten çekiş olmak üzere enine ve uzunlamasına motor kullanımlarını içeriyor.
  • Temel STLA Large özellikleri:
  • • Uzunluk aralığı: 4,764-5,126 mm
  • • Genişlik aralığı: 1,897-2,030 mm
  • • Aks mesafesi aralığı: 2,870-3,075 mm
  • • Yerden yükseklik aralığı: 140-288 mm
  • • Maksimum lastik çapı: 858 mm
  • 10 yılda 50 milyar Euro’dan fazla yatırım yapacak!
  • Stellantis’in dört küresel BEV (batarya- elektrikli platformu), (STLA Small, STLA Medium, STLA Large ve STLA Frame), batarya hücresi kimyası, EDM, güç dönüştürücüler ve yazılım yönetiminin birbiriyle uyarlanabilir olmasıyla daha uzun yaşam döngüleri için tasarlanıp üretilmelerinin yanı sıra Stellantis’in yeni nesil elektrikli ve yazılım tanımlı araç teknolojilerini de (STLA Brain, STLA SmartCockpit ve STLA AutoDrive) destekliyor.
  • Stellantis, Dare Forward 2030 stratejik planı kapsamında 2030 yılına kadar Avrupa’da tamamen elektrikli araç satan bir marka haline gelmeyi ve Amerika Birleşik Devletleri’nde sattığı her iki araçtan birinin elektrikli olmasını hedefliyor. Bu nedenle marka önümüzdeki 10 yıl içerisinde elektrikliye geçiş için 50 milyar Euro’nun üzerinde yatırım yapıyor. Şirket, bu satış hedeflerine ulaşmak için Kuzey Amerika ve Avrupa’daki altı adet pil üretim tesisinin desteği de dahil olmak üzere yaklaşık 400 GWsa batarya kapasitesine sahip olarak elektrikliye dönüşüm sürecine öncülük ediyor. Stellantis, 2024 yılına kadar pazara tamamen yeni 48 adet elektrikli araç sürmeyi planlıyor ve 2038 yılına kadar, tüm alanlarda emisyonların sıfıra indirilmesi için çalışmalar yürütüyor.
Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli Araçlar

Bir İkondan İlham Alan Performans: Yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé

Porsche, SUV segmentindeki standartları yeniden belirleyen model ailesini genişletmeye devam ediyor. 911’in genetik mirası ve ikonik “flyline” tasarım çizgisinden ilham alan yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé; üstün e-performans yeteneklerini, sportif hatlarıyla bir araya getiriyor.

911’den ilham alan karakteristik tavan çizgisi ile Yeni Cayenne Coupé Electric, 850 kW 1.156 PS gücüne ulaşan üç farklı model seçeneği sunuyor. 0,23 cd sürtünme katsayısı ile optimize edilen verimlilik ve artırılmış menzile sahip olan Cayenne Coupé, daha sportif bir duruş ve sürüş dinamikleri için opsiyonel Hafifletilmiş Spor Paket ile sunuluyor.

Yeni Cayenne Coupé modelleri, Porsche dünyasında “flyline” olarak tanımlanan ve markanın DNA’sını oluşturan 911 tavan çizgisini SUV formunda yeniden yorumluyor. A sütunundan itibaren tamamen kendine has bir tasarım kimliğine bürünen Coupé, aerodinamik yapısı ve geniş omuz çizgileriyle segmentinin en sportif duruşunu sergiliyor.

Verimlilik ve Aerodinamik Mükemmellik

Yeni modelin sportif tavan yapısı, sadece etkileyici bir görünüm sunmakla kalmıyor; hava direncini azaltarak teknik bir avantaja dönüştürüyor. 0,23 cd sürtünme katsayısına (SUV: 0,25) sahip olan %100 Elektrikli Cayenne Coupé, bu sayede WLTP karma menzilini SUV versiyonuna daha da artırarak ortalama 670 km şehir içi ise 809 km’ye kadar çıkarıyor. Porsche Aktif Aerodinamik (PAA) sistemi kapsamında sunulan hareketli soğutma hava kapakları ve adaptif arka spoyler, yüksek hız seviyesinde stabiliteyi maksimize ediyor.

Günlük Kullanım Kolaylığına Sahip Spor Otomobil

4.985 mm uzunluğa ve 1.980 mm genişliğe sahip olan model, SUV kardeşiyle benzer boyutları paylaşırken, 1.650 mm’lik yüksekliğiyle 24 mm daha alçak bir profil sergiliyor. Bu sportif oranlara rağmen, 534 litreden 1.347 litreye kadar genişleyen bagaj hacmi ve 90 litrelik ön bagaj alanı, modelin günlük kullanım kabiliyetinden ödün vermediğini kanıtlıyor. Ayrıca opsiyonel off-road paketi ile sunulan 3,5 tona kadar çekme kapasitesi, Cayenne Coupé’nin çok yönlü karakterini destekliyor.

Üç Farklı Güç Seçeneği ve 800 Volt Teknolojisi

Üç farklı versiyon, elektrikli performansın sınırlarını zorluyor:

Cayenne Coupé Electric: 300 kW (408 PS) güç, Launch Control ile 325 kW (442 PS) overboost gücü. 0-100 km/s hızlanma: 4,8 saniye.

Cayenne S Coupé Electric: 400 kW (544 PS) güç, Launch Control ile 490 kW (666 PS). 0-100 km/s hızlanma: 3,8 saniye.

Cayenne Turbo Coupé Electric: 630 kW (857 PS) güç, Launch Control ile 850 kW (1.156 PS) güç çıkışı. 0-100 km/s hızlanma: Sadece 2,5 saniye.

1.156 PS güce sahip Cayenne Turbo Coupe Electric, SUV formunda olduğu gibi Porsche’nin şu ana kadar ürettiği en güçlü seri otomobil olma ünvanına sahip oluyor. 800 volt teknolojisi sayesinde Cayenne Coupé Electric, uygun DC hızlı şarj istasyonlarında 390 kW’a şarj hızına ulaşabiliyor. Standart olarak 11 kW AC şarj alt yapısına sahip olan model de opsiyonel olarak 22 kW AC şarj gücü tercih edilebiliyor.

Sürüş Deneyimi Odaklı Lightweight Sport Paketi

İç mekanda sürücü odaklı “Porsche Sürücü Deneyimi” konseptini benimseyen model; dijital gösterge paneli, merkezi Flow Display ve opsiyonel yolcu ekranı ile modern bir dijital ekosistem sunuyor. Standart donanım listesinde yer alan sabit panoramik cam tavan ve Sport Chrono paketi, Coupé’nin prestijli kimliğini tamamlıyor.

Daha agresif bir sürüş karakteri arayanlar için sunulan Hafifletilmiş Sport paketi, aracın ağırlığını 17,6 kg’a kadar düşürüyor. Karbon tavan, 22 inç özel jantlar ve iç mekandaki ikonik Pepita desenli koltuklar, Porsche’nin yarış mirasını modern elektrikli çağ ile buluşturuyor.

Continue Reading

Elektrikli Araçlar

Hyundai, IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıtacak

Hyundai, 2026 Milano Tasarım Haftası’nda yer alıyor.Etkinliğin en önemli anı, tamamen elektrikli ve İzmit’te üretilecek IONIQ 3 modelinin dünya prömiyeri olması.“Unfold Stories”: Hyundai’nin özel olarak kurguladığı alanlar, markanın özgün tasarım felsefesini yenilikçi biçimlerde sergileyecek.

Hyundai, 2026 Milano Tasarım Haftası’na katılımını duyurdu. 21-26 Nisan tarihleri arasında, ziyaretçiler Hyundai’nin tasarım felsefesini Milano’daki Torneria Tortona’da deneyimleme fırsatı bulacak. Avrupa tasarım dünyasının yaratıcı merkezi olarak kabul edilen bu mekân, önde gelen medya temsilcileri, kanaat önderleri ve kreatif liderleri bir araya getiriyor.

Hyundai, etkileyici bir enstalasyon aracılığıyla ziyaretçilerini markanın özgün tasarım süreciyle buluşturacak. “Unfold Story” başlığını taşıyan bu deneyim alanı, Hyundai’nin iç ve dış tasarım felsefesinin farklı yönlerini yansıtarak Milano Tasarım Haftası katılımcılarına sade ve anlaşılır bir bakış sunacak. “Unfold Story”, Hyundai’nin tasarımı nasıl hayata geçirdiğini gözler önüne seriyor — bir kağıt üzerindeki ilk çizimden, çelikten üretilmiş bir sanat eserine uzanan bu yolculuk; fikirlerin malzeme, işçilik ve teknolojiyle buluşarak mobiliteye dönüşümünü vurguluyor.

Buna ek olarak, Hyundai tasarımcılarının ev sahipliğinde gerçekleştirilecek özel atölye çalışmaları, markanın tasarım felsefesine yön veren temel prensipleri keşfetme imkânı sunacak. Bu prensiplerin, Milano’da ilk kez tanıtılacak olan IONIQ 3 modeline nasıl ilham verdiği de detaylı şekilde aktarılacak.

Hyundai, IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıtıyor

IONIQ 3 prömiyeri, Hyundai’nin Milano’daki varlığının merkezinde yer alıyor ve markanın gelişen tasarım vizyonunun bir sonraki adımını temsil ediyor. Hyundai, yalnızca yeni bir model tanıtmak yerine, gelecekteki araçlarının doğrudan tasarım felsefesinden nasıl şekillendiğini ortaya koyacak. Modelle ilgili daha fazla detay, Milano’daki resmi lansmanda paylaşılacak.

Enstalasyon, araç ve atölye çalışmaları birlikte ele alındığında, konseptten nihai ürüne uzanan bütüncül bir hikâye sunuyor ve Hyundai’nin geleceğin mobilitesine tasarım odaklı yaklaşımını gözler önüne seriyor.

Continue Reading

Elektrikli Araçlar

Mercedes-Benz eActros 600 ile Medcem Çimento Grubu’na Elektrikli Çekici Teslimatı

Sürdürülebilirlik ve düşük karbonlu dönüşüm, sanayi ve lojistik sektörlerinde stratejik bir öncelik haline gelirken; Medcem Çimento Grubu, bu alandaki vizyoner yaklaşımını önemli bir yatırımla bir kez daha ortaya koydu. Mercedes-Benz Türk, Türkiye’deki ilk Mercedes-Benz eActros 600 elektrikli çekici teslimatını Medcem Çimento Grubu’na gerçekleştirerek, ağır ticari araçlarda elektrifikasyon sürecinde kritik bir kilometre taşına imza attı.

Bu teslimat, yalnızca bir araç yatırımı olmanın ötesinde; ağır sanayide elektrikli taşımacılığın artık sahada, gerçek operasyonlarda karşılık bulduğunu gösteren güçlü bir örnek olarak öne çıkıyor. Medcem Çimento’nun üretim tesisinden limana uzanan ihracat hattında görev alacak Mercedes-Benz eActros 600, uzun yol ve yüksek hacimli sanayi taşımacılığında elektrikli çözümlerin etkinliğini ortaya koyacak.

Medcem Çimento Grubu, üretimden lojistiğe uzanan tüm değer zincirinde sıfır karbon hedefi doğrultusunda yatırımlarını sürdürürken, filosunu kademeli olarak elektrikli araçlara dönüştürmeyi stratejik öncelikleri arasında konumlandırıyor. Elektrikli çekici yatırımı; karbon emisyonlarının azaltılması, fosil yakıt kullanımının düşürülmesi ve çevresel etkinin minimize edilmesi açısından önemli bir rol üstleniyor.

Bu adım, Medcem’in yalnızca üretim süreçlerinde değil, lojistik ve taşımacılık operasyonlarında da düşük karbonlu iş modellerini hayata geçirme kararlılığının somut bir yansıması olarak dikkat çekiyor.

İkiz Dönüşüm Vizyonu: Dijital ve Yeşil Birlikte
Medcem Çimento Grubu’nun sürdürülebilirlik yaklaşımı, çevresel dönüşümle sınırlı kalmayıp ikiz dönüşüm perspektifiyle dijitalleşme yatırımlarını da kapsıyor. Operasyonların verimliliğini artıran, kaynak kullanımını optimize eden ve karbon ayak izini düşürmeye katkı sağlayan dijital çözümler; elektrikli araç yatırımlarıyla entegre bir şekilde yönetiliyor.

Mercedes-Benz eActros 600’ün devreye alınması sürecinde; rota analizi, yük yapısı, operasyon yoğunluğu ve saha koşulları detaylı şekilde değerlendirilerek elektrikli taşımacılığın bu hatta en verimli biçimde uygulanması hedeflendi. Bu bütüncül yaklaşım, Medcem’in sürdürülebilirlik vizyonunun operasyonel karşılığını da güçlendiriyor.

Medcem Çimento Grubu’nun dönüşüm vizyonu, yalnızca yeşil ve dijital eksenle sınırlı kalmayıp “üçüz dönüşüm” perspektifiyle sosyal boyutu da kapsıyor. Çevresel sürdürülebilirlik ve dijitalleşme yatırımlarını, çalışan gelişimi, iş sağlığı ve güvenliği, yerel istihdam ve toplumsal katkı projeleriyle birlikte ele alan şirket, dönüşümü bütüncül bir kalkınma yaklaşımı olarak konumlandırıyor. Sanayide düşük karbonlu üretim ve lojistik hedefleri doğrultusunda atılan her adım, aynı zamanda paydaş değerini artırmayı ve bulunduğu bölgelerde ekonomik ve sosyal etki yaratmayı amaçlıyor. Bu kapsamda Medcem, teknoloji yatırımlarını insan kaynağı gelişimiyle entegre ederken; sürdürülebilir büyümeyi yalnızca çevresel performansla değil, toplumsal fayda ile birlikte değerlendiriyor. Üçüz dönüşüm yaklaşımı, şirketin rekabet gücünü artırırken uzun vadeli dayanıklılığını da güçlendiren stratejik bir çerçeve sunuyor.

Uzun Yol Taşımacılığı İçin Doğuştan Elektrikli Bir Çözüm
Mercedes-Benz eActros 600, uzun yol taşımacılığının ihtiyaçları doğrultusunda baştan sona elektrikli olarak geliştirilen yeni nesil bir çekici olarak öne çıkıyor. 600 kWh batarya kapasitesi, LFP batarya teknolojisi ve 500 kilometreye varan menziliyle; ağır yük operasyonlarında yüksek performans, güvenilirlik ve verimlilik sunuyor. Hızlı şarj altyapısı sayesinde bataryaların kısa sürede yüksek doluluk seviyelerine ulaşabilmesi, sanayi ve ihracat lojistiğinde kesintisiz operasyon imkânı sağlıyor.

Sürdürülebilir Lojistikte Örnek Bir İş Birliği
Mercedes-Benz Türk ile Medcem Çimento Grubu arasında hayata geçirilen bu iş birliği; klasik bir araç teslimatının ötesinde, operasyonu merkeze alan bir dönüşüm sürecini temsil ediyor. Elektrikli taşımacılığın sanayi ve lojistik sektörlerinde yaygınlaşması adına güçlü bir referans oluşturan bu teslimat, ağır ticari araçlarda elektrifikasyonun artık geleceğin değil, bugünün somut bir gerçeği olduğunu ortaya koyuyor.

Medcem Çimento Grubu, önümüzdeki dönemde de elektrikli ve çevreci araç yatırımlarını artırarak; sürdürülebilir, verimli ve düşük karbonlu lojistik çözümlerini yaygınlaştırmayı hedefliyor. Bu yaklaşım, şirketin çevreye duyarlı üretim anlayışını lojistik süreçlerle entegre eden uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejisinin temel taşlarından biri olarak öne çıkıyor.

Filomuzu dönüştürmeye devam edeceğiz
Medcem Çimento Grubu CEO’su Mehmet Ali Ceylan, teslimata ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Medcem Çimento Grubu olarak sürdürülebilirliği yalnızca bir hedef değil, tüm iş yapış biçimlerimizi şekillendiren stratejik bir yaklaşım olarak ele alıyoruz. Üretimden lojistiğe uzanan değer zincirimizin her aşamasında karbon ayak izimizi azaltacak somut adımlar atıyor, sıfır karbon hedefimiz doğrultusunda yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Mercedes-Benz eActros 600’ün filomuza katılması, ağır sanayide elektrikli taşımacılığın mümkün ve verimli olduğunu göstermesi açısından son derece kıymetli. Bu yatırım, yeşil dönüşümle dijitalleşmeyi birlikte ele aldığımız ikiz dönüşüm vizyonumuzun güçlü bir yansımasıdır. Önümüzdeki dönemde de lojistik operasyonlarımızı elektrikli ve çevreci çözümlerle dönüştürmeye devam edeceğiz.”

“eActros 600 uzun yol taşımacılığı için tasarlandı”
Mercedes-Benz Türk Kamyon Ürün Yönetimi Grup Müdürü Serra Yeşilyurt, teslimata ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Mercedes-Benz eActros 600, uzun yol taşımacılığının gerçek ihtiyaçları doğrultusunda baştan sona elektrikli olarak geliştirdiğimiz yeni nesil bir çekici. 600 kWh batarya kapasitesi, LFP batarya teknolojisi ve 500 kilometreye varan menziliyle ağır yük operasyonlarında yüksek verimlilik ve güvenilir performans sunuyor. Hızlı şarj altyapısı sayesinde sanayi ve ihracat lojistiğinde kesintisiz operasyon imkânı sağlayan eActros 600’ün, Medcem Çimento gibi yüksek hacimli üretim ve ihracat gerçekleştiren bir sanayi kuruluşunun üretim tesisinden limana uzanan hattında görev alacak olması; elektrikli taşımacılığın yalnızca çevresel değil, operasyonel açıdan da güçlü ve sürdürülebilir bir alternatif olduğunu ortaya koyuyor.”

“Ağır ticari segmentte elektrifikasyonun sahaya iniyor”
Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, ilk teslimata ilişkin açıklamasında bu teslimatın, ağır ticari segmentte elektrifikasyonun artık sahada somut karşılık bulduğunu gösteren önemli bir kilometre taşı niteliğinde olduğunu ifade etti: “Uzun yol taşımacılığı için özel olarak geliştirdiğimiz eActros 600’ün, Medcem Çimento’nun üretim tesisinden limana uzanan ihracat hattında görev alacak olması; elektrikli taşımacılığın sanayi üretimi ve yüksek hacimli lojistik operasyonlarda da güvenle ve verimli şekilde kullanılabileceğini ortaya koyuyor. Bu iş birliğini, yalnızca bir araç teslimatı değil; müşterilerimizle birlikte yürüttüğümüz, operasyonu merkeze alan bütüncül bir dönüşüm sürecinin güçlü bir başlangıcı olarak görüyoruz.”

Uzun mesafeler için geliştirilen yeni nesil elektrikli çekici
Mercedes-Benz eActros 600, mevcut bir modelin elektrikliye uyarlanması yerine, uzun yol taşımacılığının ihtiyaçları esas alınarak sıfırdan geliştirilen tamamen elektrikli bir çekici olarak konumlanıyor. Elektrik motorlu aks (eAxle) yapısı sayesinde enerji kayıplarını minimize ederek gücü doğrudan tekerleklere aktarıyor; bu da ağır yük taşımacılığında daha verimli ve dengeli bir sürüş sağlıyor. Tam yüklü kullanımda 500 kilometreye ulaşan menzili, eActros 600’ü şehirler arası ağır taşımacılık için güçlü bir alternatif haline getirirken; 600 kWh kapasiteli LFP batarya sistemi, 10 yıl veya 1,2 milyon kilometreye kadar uzun ömürlü kullanım sunarak toplam sahip olma maliyetlerini düşürmeye katkı sağlıyor.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

Popüler