Connect with us

Otomotiv Sektörü

Tamamen Elektrikli Jeep, “Avenger” Paris’te Tanıtıldı

Jeep’in tamamen elektrikli ilk modeli “Avenger”, Paris Otomobil Fuarı’nda tanıtıldı.Markanın, Avrupa’da sıfır emisyon hedefli ürün stratejisinin ilk temsilcisi olan Avenger, ikonik Jeep DNA’sını kompakt boyutlara taşıyor.

WLTP döngüsünde 400 km, şehir kullanımında ise 550 km’ye varan menzil sunacak olan Avenger’in yeni elektrikli güç-aktarma sistemi; 115 kW (156 beygir) güç ve 260 Nm tork üreten 400 voltluk elektrik motoru ile yeni 54 kWh (Kilowatt saat) bataryayı bir arada sunuyor.

Jeep Avenger, Paris Otomobil Fuarı’nda (Mondial de L’Automobile 2022) tanıtıldı. En başından itibaren tam bir “Jeep” olarak tasarlanan ve geliştirilen Avenger, kompakt boyutlara Jeep DNA’sını taşırken; tasarım, tarz, işlevsellik ve gelişmiş teknolojik niteliklerle müşterilerin gereksinimlerini en iyi şekilde karşılamaya hazırlanıyor. Avrupa pazarlarına uygun kompakt boyutları ve teknolojik özellikleriyle Jeep’in tamamen elektrikli araçlar ürün gamına öncülük eden Avenger aynı zamanda Jeep’in dünyada sıfır emisyonlu lider SUV markası olma yolundaki, küresel elektrifikasyon stratejisinin de önemli bir adımını temsil ediyor.

Jeep Avenger’da standart olarak yer alan Selec-Terrain® ve Eğim İniş Kontrolü, otomobilin yerden yüksek yapısının ve üstün yaklaşma ve uzaklaşma açılarının da sayesinde ona gelişmiş beceriler sağlıyor. Jeep Avenger, yeni bir elektrikli motor ile yeni bir bataryayı birleştiren yeni nesil 400 Volt elektrikli güç-aktarma sistemi ile donatılıyor. Hızlı şarj noktalarında DC 100 kW Mod 4 kablo ile 30 km sürüş menzili için, sadece 3 dakika şarj yeterli oluyor. Ayrıca, bataryalar yüzde 20’den yüzde 80’e yalnızca 24 dakikalık bir sürede şarj oluyor. Tüm bu özellikler onu, sınıfındaki geleneksel oyuncular dışında Jeep marka sıfır emisyonlu bir alternatif arayanlar için cazip bir seçenek haline getiriyor. Kompakt boyutları, geniş iç mekanı ile Jeep Avenger, modern bir tasarım arayan aktif yaşam tarzına sahip kullanıcıları hedefliyor.

Paris’te düzenlenen basın tanıtımında “Yeni Jeep Avenger, Avrupa’da tanıtılacak tamamen yeni ve elektrikli Jeep ürün gamının ilk modeli. Avenger; bu yönü ile markamız için önemli bir kilometre taşını temsil ediyor.” şeklinde konuşan Jeep CEO’su Christian Meunier “Avenger, Avrupa pazarlarının beklentilerine uygun niteliklerle üstün Jeep kabiliyetini sunuyor. Burada, Paris’te, aklımızda net bir hedefle, yeni tamamen elektrikli 4×4 özellikli Jeep modellerinden oluşan eksiksiz bir portföyümüz olduğunu gösterdik. Dünyanın bir numaralı elektrikli SUV markası olmak Sıfır Emisyon Özgürlüğü misyonumuza ulaşmak için yolumuza devam edeceğiz.” dedi.

Jeep markasını B-SUV segmentinde temsil eden Renegade modelinin altında konumlandırılan Avenger 4 metre uzunluğunda ve bir kompakt SUV olarak hacim açısından Avrupa’nın en büyük ikinci segmenti olan ve hızla büyüyen B-SUV segmentinde yer alıyor.B-SUV segmentinin 2023 yılında yıllık toplam 2,2 milyon satışa ulaşması bekleniyor. Bu, Avrupa’da satılan her beş araçtan birine denk geliyor. 2024 yılına kadar Jeep ürün gamında yer alan ve en çok satan model olmasını beklenen ve  Avrupa’da gelecek yıl satışa sunulacak Jeep Avenger,  Türkiye yolları ile 2023’ün ikinci çeyreğinde buluşacak.

Yeni elektrikli güç-aktarma sistemi

Yüksek güç ve tork seviyesiyle hem asfalt, hem de asfalt dışı yollarda üstün sürüş keyfi sunacak olan Jeep Avenger, yeni bir elektrikli motor ve yeni bir bataryayı bir araya getiren yeni nesil bir elektrikli güç-aktarma sistemiyle yollara çıkmaya hazırlanıyor. Avenger’ın kalbinde bulunan ikinci nesil 400 Volt elektrikli güç-aktarma sistemi, Stellantis ve Nidec Leroy-Somer Holding arasındaki ortak girişim olan Emotors tarafından sunuluyor. 156 HP’ye karşılık gelen 115 kW güç ve 260 Nm tork üretiyor. Avanger’daki yine Stellantis tarafından üretilen yeni 54 kWh kapasiteli batarya, yüksek enerji yoğunluğu ile nominal ve kullanılabilir enerji arasında mükemmel bir oran sunuyor. NMC 811 Lityum-İyon kimyasını kullanan batarya 17 modül ve 102 hücreden oluşuyor. Şehir döngüsünde 550 km ve WLTP döngüsünde ise 400 km menzil sağlıyor. Son derece kompakt bir yapıya sahip olan 2 milyon kilometrenin üzerinde test edilen batarya, ön ve arka koltukların altında yer alıyor. Avenger, hızlı şarj noktalarında DC 100 kW Mod 4 kablo ile 30 km sürüş menzili için 3 dakikada şarj oluyor. Ayrıca, bataryalar yüzde 20’den yüzde 80’e sadece 24 dakikalık sürede şarj edilebiliyor. Avenger bu özellikleriyle; Avrupalı kullanıcıların günde ortalama 30 km yol kat ettiği göz önünde bulundurulduğunda şarj etmeden günlerce sürüşe imkan sunuyor.

Jeep yetenekleri ve ve Çağdaş Jeep® Tasarımı

Bir Jeep SUV’un en önemli özelliklerinden biri 4xe plug-in hibrit teknolojisi ve şimdi bu yeteneklerine tamamen elektrikli güç aktarma organlarını ilave ederek daha sürdürülebilir bir yaklaşım sergiliyor. Yeni Avenger, standart olarak Selec-Terrain® ve Eğim İniş Kontrolü ile donatılan ilk önden çekişli Jeep aracı. Etkileyici yaklaşma ve uzaklaşma açıları ve yerden yüksek yapı onu segmentte bir referans haline getiriyor. Selec-Terrain®; günlük sürüş için Normal, menzili artırmak için Eko, daha fazla sürüş keyfi için Spor, buzlu yollarda veya patikalarda maksimum çekiş için Kar, çamur performansını iyileştirmek için Çamur ve kumlu zeminde batmamak için Kum olmak üzere altı sürüş modunu kullanıma sunuyor. Aracın mimarisi, Jeep özelliklerinden ödün vermeden mümkün olan en kompakt boyutlara sahip. Avenger sadece 4,08 m uzunluğunda ve Renegade’den 16 cm kısa. Kısa ön ve arka çıkıntılara sahip. Ayrıca bu boyutta bir araçtan beklenenden daha büyük tekerleklerle yoldaki duruşu güçleniyor. Kısa çıkıntılar ve büyük tekerleklerle Avenger, sınıfının en iyi yerden yüksekliğini (200 mm) ve üstün yaklaşma (20°), tepe (20°) ve uzaklaşma (32°) açılarını sunuyor. Arazi sürüşü için gerekli, ancak şehir hayatında, örneğin dik bir park rampasından yukarı çıkarken de fayda sağlıyor. Jeep Avenger, kompakt bir gövdede Jeep unsurlarının modern bir şekilde yorumlayan bir tasarım yaklaşımı izliyor. Aracın önünde, verimlilik işlevi için dikeyden yatay bir formata dönüşen ve Jeep markasının karakteristik iması olan ikonik 7 parçalı ızgara bulunuyor. Kavisli ızgara, çarpma durumunda onları korumak için farların önünde konumlandırılıyor. Bir başka geleneksel Jeep tasarım öğesi olan şişkin çamurluklar, güçlü ve heybetli bir görünüm sergiliyor. Yandan bakıldığında tekerleklerin artikülasyonunu optimize etmek üzere tasarlanan klasik trapez şeklindeki çamurluk kemerleri göze çarpıyor. Elmas kesim 18 inçlik jantlarla 690 mm çapındaki tekerlekler tasarımın güçlü görünümünü destekliyor. Avenger’ın silueti, aerodinamik verimliliği arttıran, güncel modellerin tasarım dilini yansıtan ve dinamizm vurgusu yapan C sütunu ile özenle şekillendirilmiş olması da dikkatten kaçmıyor. Otomobilin arkasında klasik “X” şeklindeki yakıt ikmal bidonlarından esinlenen özel stop lambaları dikkat çekiyor. X teması, kamuflaj kavramını X harfiyle birleştiren X-Camo deseni ile içeride ve dışarıda tekrar ediyor.

Düşük Hızlı Çarpmalardaki Hasarı Önlemek İçin 360 derece koruma

Yeni Avenger, Avrupa’daki vakaların yaklaşık yüzde 70’ini oluşturan düşük hızlı çarpmalardaki hasarı azaltmak için, tampon alt kaplamaları, 360 derece kaplama ve korumalı farlarla donatıldı. Ön farlar, düşük hızlardaki darbelerden korumak üzere kaplandı ve yüksekte konumlandırıldı. Ayrıca, yeni SUV kaplamaları renkli polimer ile kalıplanıyor ve çizilse de hasar belli olmuyor. Ayrıca, kapı gibi daha fazla yüksek riskli alanlarda, ekstra koruma sağlamak için daha güçlü bir kaplama uygulanıyor.

Sınıfının En İyi Değerlerini Sunan, Fonksiyonel ve Ferah İç Mekan

Yeni Jeep Avenger’ın iç tasarımı ‘işlev için tasarım’ ilkesini sürdürüyor. Yalın bir ön konsola sahip olan iç tasarım, Jeep markasının geçmişinden ve özellikle Wrangler’dan esinleniyor. Ön konsolun üst kısmındaki tasarım detayları Avenger’ın sadelik anlayışını yansıtıyor. Konsoldaki tüm havalandırma kanalları, ortam aydınlatması ve hem sürücü hem de yolcu tarafından görülebilen 10,25 inçlik merkezi dokunmatik ekranı kapsayan tek bir yatay işlev bandı bulunuyor. Alt bölümde ise oldukça geniş ve açık bir depolama alanı yer alıyor.

Yeni Avenger; masaj fonksiyonu ile elektrikli deri koltuklar, gece sürüşü sırasında göz yorgunluğunu azaltan çok renkli ortam aydınlatması ve geniş bir sunroof gibi kendi  sınıfında görülmeyen donanımlara sahip. Daha fazla koruma ve güvenlik için bagaj kapağı açıldığında aydınlatmalar görünür olmaya devam ediyor. Kompakt bir gövdede mümkün olan en geniş iç saklama alanını sağlamak üzere tasarlanan yeni Avenger, sınıfının en geniş saklama alanı kapasitesini de sunuyor. 34 litre ön saklama alanı 15 litre segment ortalaması göz önüne alındığında oldukça iddialı olduğunu ortaya koyuyor. Esneklik ve modülerlik göz önünde bulundurularak tasarlanan orta konsol bölmeleri, çeşitli nesnelerin boyutlarına uyacak şekilde hareket ettirilebiliyor veya büyük nesnelere yer açmak için çıkarılabiliyor. Otomatik şanzıman düğmelerinin altında katlanır manyetik bir kapakla korunan bir başka kullanışlı alan bulunuyor. Bu alanda 1,5 litrelik bir su şişesi saklanabilirken, ayrıca cep telefonu da şarj edilebiliyor.

Bagajda da işlevsel tasarım ilkesi uygulanıyor. Bagaj hacmi 380 litre ile bu sınıfın en iyi değerini sunuyor. İşlevsellik, 720 mm’ye indirilen yükleme eşiği ile destekleniyor. Bir metrenin üzerindeki bagaj kapağı genişliği ve sınıfında benzersiz olan eller serbest elektrikli bagaj kapağı da hayatı kolaylaştırıyor.

 

 

İleri teknoloji: “Her Zaman Online”

Yeni Jeep Avenger, her zaman otomobili ile bağlantıda kalmak isteyen kullanıcılar için harika bir araç içi dijital deneyim sunuyor. Tüm versiyonlarda 10,25 inçlik ekranlı Uconnect Bilgi-Eğlence sistemi sunulurken dijital gösterge ekranı için 7 ve 10,25 inç olmak üzere iki farklı ekran boyutu bulunuyor. Sistem, kablosuz Android Auto ve CarPlay üzerinden akıllı telefonu merkezi ekrana yansıtma olanağı sunuyor. Kullanıcı, 6 sayfa ve sayfa başına 12 widget’a kadar ekran içeriğini kişiselleştirebiliyor. Ayrıca doğal ses tanıma özelliğine sahip TomTom entegre navigasyon ve kablosuz güncellemeler de bulunuyor. Yeni Jeep Avenger ayrıca kullanıcıların uzaktan yararlanabilecekleri bir dizi hizmet ve işlevsellik de sunuyor. Örneğin kullanıcılar Jeep Mobil uygulaması üzerinden otomobilin konumunu akıllı telefondan bulabiliyor. Kullanıcılar kapıları kilitleyip açabiliyor, batarya seviyesini kontrol edebiliyor, klima fonksiyonlarını ayarlayabiliyor, aracı şarj edebiliyor ve sesli bir asistan üzerinden Avenger ile doğrudan etkileşim kurabiliyor.

Gelişmiş Sürüş Destek Sistemleri

Jeep Avenger, kapsamlı sürüş destek sistemleriyle donatılıyor. Hızı ve yönü otomatik olarak ayarlayan ve Uyarlanabilir Hız Sabitleme ve Şerit Ortalama işlevleriyle Seviye 2 otonom sürüş özelliği sunuyor. Sistem, aracı şeridin içinde ve ortasında tutarken öndeki araç ile güvenli mesafeyi koruyarak sürücüyü destekliyor. Seviye 2 otonom sürüş kapsamında ayrıca yoğun trafikte bile rahat ve konforlu bir sürüş sağlayan Trafik Sıkışıklığı Asistanı işlevi de sunuluyor. Ayrıca Trafik İşareti Tanımlama, Yaya ve bisikletli algılama özelliğine sahip Otomatik Acil Durum Freni, Sürücü Yorgunluk Uyarısı, Kör Nokta İzleme, Şeritte Takip Yardımcısı; Aktif Park Yardımı ile 360° park sensörleri ve drone açısı ile 180° geri-görüş kamerası gibi işlevler de bulunuyor.

Jeep Avenger 1st Edition

Avrupa Pazarları için, gelişmiş donanımları ile lansmana özel “Jeep Avenger 1st Edition” için ön siparişler Paris Fuarı’ndaki gösteriminden hemen sonra başlıyor. Jeep Avenger 1st Edition; Volcano tavanlı Sun veya Volcano tavanlı Granit olmak üzere çift renk veya tamamen Volcano renkli seçeneği ile sunuluyor. Renkli camlar, 18 inç alaşım jantlar ve ön ve arka tam LED farlar paketi tamamlıyor. İç mekanda; çok renkli ortam aydınlatması, sarı ön konsol, sarı desenli ısıtmalı siyah koltuklar, ısıtmalı ön cam, orta konsol koruma pedi, yükseklik ayarlı bagaj zemini ve eller serbest elektrikli bagaj kapağı gibi özellikler bulunuyor. Ayrıca 10,25 inç ekran, 10,25 inç tamamen dijital gösterge, kablosuz Apple CarPlay/Android Auto ve kablosuz akıllı telefon şarjı ile Uconnect 10 inç bilgi-eğlence sistemi de sunuluyor. Ayrıca; otomatik klima, Kör Nokta İzleme, otomatik uzun far, otomatik kararan dikiz aynası, elektrikli katlanabilir ve ısıtmalı yan aynalar, drone açısı ile geri-görüş kameralı 360° park sensörleri ve genel şarj için Mod 3 kablosu da sunuluyor.

Jeep marka geleneğine uygun olarak yeni Avenger için 100’ün üzerinde özel aksesuar ve kişiselleştirme paketi sunuluyor olacak. Jeep Avenger kullanıcıları; ihtiyaçlarına ve beklentilerine uygun aksesuar ve donanımlarla araçlarını kişiselleştirebilecek.

 

Kişiselleştirilmiş Avenger da Paris Otomobil Fuarı’nda görücüye çıktı

Jeep, Paris Otomobil Fuarı’nda benzersiz X-camo kaplamalı kaput çıkartması, mavi vurgular ve Avenger logosu ile kişiselleştirilen Volcan tavanlı Granit renkli tamamen elektrikli bir Jeep Avenger da sergiliyor. Mavi detaylara sahip 18 inçlik parlak siyah jantlar elektrikli güç-aktarma sistemini vurguluyor. İç mekanda; dıştan mavi ‘e’ logolu ve içten X-camo dokumalı orta konsol manyetik koruma pedi, ön konsol ve orta tüneldeki saklama alanları için X-camo işlemeli kauçuk pedler; otomobilin siluetinin logo olarak işlendiği halı paspaslar bulunuyor.

 

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Otomobil sektörünün odağında artık dijital araç uygulamaları var

Otomotiv sektöründeki dijitalleşme eğilimi, sadece rekabeti artırmakla kalmayıp, aynı zamanda geleceği şekillendirecek inovasyonları da beraberinde getiriyor. Bu dönüşüm kapsamında, satış sonrası hizmetlerde dijital araç uygulamalarının kullanım oranı geleneksel yöntemlerin önüne geçmeye başladı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Rabam CEO’su Murat Günay, “Otomotiv endüstrisindeki dijitalleşme, tüketicilere yeni fırsatlar sunuyor. Bu çerçevede araç sahiplerinin ilgi odağı haline gelen uygulamamızın geniş veri tabanı, kullanıcılarımızın araçlarıyla ilgili her detayı kontrol altında tutmalarını sağlıyor” dedi.

Gelişen teknoloji, otomotiv sektörünü dönüştürmeye devam ediyor. Son zamanlarda, geleneksel cep telefonu üreticileri bile otomotiv sektörüne adım atmaya başladı. Bu durum, sektördeki dijitalleşme eğilimini ve teknolojinin etkisini açıkça gösteriyor. Mobil cihazlardan otomobillere kadar geniş bir yelpazede hizmet sunabilen şirketler, araçların daha akıllı, bağlantılı ve dijital hale gelmesine katkıda bulunuyor.

Bu dönüşümle birlikte araç satışı sonrası geleneksel hizmet modellerine olan ilginin giderek azalırken, dijital platformları tercih etme oranı kullanıcıların geniş bir bölümünü kapsamaya başladı. Dijital platformların yakın gelecekte daha geniş bir tabana yayılacağını söyleyen Rabam CEO’su Murat Günay, çevresel farkındalık ve maliyet etkinliği gibi faktörlerin de araç uygulamalarının tercih edilmesinde etkili olduğunu belirtti.

“Satış sonrası işlemler, dijitalleşmeyle kullanıcı dostu bir hal aldı”

Günümüzde araçların artık sensörler ve bağlantılar aracılığıyla sürekli veri oluşturduğuna dikkat çeken Murat Günay, “Otomotiv sektöründe gelişen mobilite çözümler, şehir içi ulaşımı optimize etme ve çevresel etkileri azaltma potansiyeli taşıyor. Özellikle satış sonrası hizmetlerdeki dijitalleşme eğilimi, sadece rekabeti artırmakla kalmayıp, aynı zamanda geleceğin ulaşımını şekillendirecek inovasyonları da beraberinde getiriyor. Bu bağlamda geleneksel servis randevusu alma süreçleri, dijitalleşme ile kullanıcı dostu bir hal aldı. Artık araç sahipleri, çevrimiçi platformlar veya mobil uygulamalar aracılığıyla hızlı ve kolay bir şekilde birçok hizmet alabiliyor. Otomobil üreticileri ve bayiler, özel bakım paketleri sunarak müşterilere daha iyi bir deneyim yaşatmayı hedefliyor. Bu paketler, düzenli bakım, lastik değişimi, yağ değişimi gibi hizmetlerin yanı sıra belirli bir süre veya kilometre sınırlaması gibi avantajları içeriyor. Diğer yandan elektrikli araçların popülerliğinin artmasıyla, bu alandaki hizmetler de gelişiyor. Elektrikli araç sahipleri, şarj istasyonlarını bulma, şarj süresini izleme ve hatta uzaktan şarj etme gibi hizmetlerden daha kolay yararlanabiliyorlar. Bunlar, otomotiv sektöründe dijitalleşmenin sunduğu fırsatların sadece birkaç örneği” ifadelerini kullandı.

“Tüm hizmetleri tek noktadan yönetme imkanı sunuyoruz”

Rabam olarak teknolojinin bu dönüşüm sürecinde araç sahiplerine daha fazla kolaylık ve fayda sunabilmek için çalıştıklarını söyleyen Günay, “Geleneksel hizmet modellerinin yerini, dijital uygulamaların ve yazılımların almasıyla, araç sahipleri için büyük kolaylık ve fırsatlar sunuluyor. Biz de Rabam olarak, dijitalleşmenin sunduğu olanakları titizlikle gözlemleyerek, araç sahiplerine çeşitli hizmetleri tek bir noktadan yönetme imkanı sunuyoruz. Bakım, muayene, araç yıkama, hasar onarımı, ekspertiz, akaryakıt ve lastik değişimi gibi 7 farklı alanda 50’den fazla hizmet sunarak, araç sahiplerinin ihtiyaçlarına cevap vermeyi amaçlıyoruz. Sürücülerin ilgi odağı haline gelen uygulamamız, geniş veri tabanıyla araçlarıyla ilgili her detayı kullanıcılarımızın kontrolüne sunuyor” dedi.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Mercedes-Benz Otomotiv’e staj başvuruları başladı

Dijitalleşmeyi odağına koyan Mercedes-Benz Otomotiv, rotasını yıldızlara çevirmeye hazırlanan, üniversite son sınıfa geçecek lisans veya yüksek lisans öğrencilerini, ‘DRIVE UP’ adındaki Uzun Dönem Staj Programı’na bekliyor.

  • Ders saatlerine uygun, esnek çalışma saatlerine imkân veren staj programına son katılım tarihi 18 Mart 2024.
  • Programa katılacak gençler, Mercedes-Benz Otomotiv’in araç satışlarında dijitalleşmeyi odağına alan iş modeli doğrultusunda global projelerde sorumluluk alıyorlar.

Mercedes-Benz Otomotiv A.Ş., şirket içindeki farklı pozisyonlarda görevlendirilmek üzere, 2024 Uzun Dönem Staj Programı ‘DRIVE UP’ için başvuruları kabul etmeye başladı. Programa başvurular online başvuru platformu üzerinden 18 Mart’a kadar kabul ediliyor. Uzun dönem stajyer olmak isteyenler için aranan şartlar:

  • 4 yıllık bir üniversite veya yüksek lisans öğrencisi olup 2025 yılı içerisinde öğrenim gördüğü programdan mezun olmak.
  • Okul döneminde en az 2 gün, sömestr ve yaz tatilinde tam zamanlı olarak çalışabilmek.
  • En az bir yabancı dili (İngilizce ve/veya Almanca) iyi seviyede bilmek.

Staj döneminde öğrencileri bekleyenler

Dijitalleşmeyi odağına alan Mercedes-Benz Otomotiv’in ‘DRIVE UP’-Uzun Dönem Staj Programı 2024’e, rotasını yıldızlara çevirmeye hazırlanan, üniversite son sınıfa geçecek öğrenciler veya yüksek lisans öğrencileri bekleniyor. Bu programda görev alan kariyerlerinin başlangıcındaki öğrenciler, iyi bir takım oyuncusu olmayı, inisiyatif almayı ve iş hayatını öğreniyorlar. Programa katılacak gençler, Mercedes-Benz Otomotiv’in dijitalleşmeyi odağına alan iş modeli doğrultusunda global projelerde sorumluluk alıyorlar.

Staj programı dahilinde öğrenciler, 11 ay boyunca yeteneklerini ortaya koyabilecekleri görevler üstleniyor. Yaratıcı ve yenilikçi fikirlerini destekleyen ekip arkadaşları ile tanışarak kişisel ve profesyonel gelişimleri için çeşitli eğitimler alıyorlar. Ayrıca stajyerler, ders programlarına göre çalışma günlerini kendileri belirleyebiliyor. Bu sayede esnek ve eğlenceli bir çalışma ortamında kariyerlerine başlıyorlar. Programa kabul edilen öğrenciler mezuniyetlerinden sonra Mercedes-Benz Otomotiv’de işe alınma fırsatına da sahip oluyorlar.

’DRIVE UP’-Uzun Dönem Staj Programı 2024’te yer alan departmanlar:

  • Bilgi Teknolojileri (IT) (Yazılım Geliştirme, SAP Danışmanlığı, İş Analistliği, Proje Yönetimi, Süreç Danışmanlığı, İş Zekâsı ve Veri Analitiği, Mühendislik Teknolojileri vb.)
  • Satış Pazarlama
  • Satış Sonrası Hizmetler
  • Kurumsal İletişim
  • Finans, Muhasebe, Finansal Kontrol ve Raporlama, Dış Ticaret, Kredi Risk
  • İnsan Kaynakları
  • Satın Alma
  • Hukuk ve Uyum
  • Müşteri Hizmetleri ve Operasyon

’DRIVE UP‘–2024 Uzun Dönem Staj Programı’na buradan başvurabilirsiniz. https://live.peoplise.com/mercedesbenzotomotiv/Application/Landing/a6792a76-c4fa-46e5-910e-caba27b1ea0a

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

ARAÇ EMNİYET SİSTEMLERİNİN KRİTİK ROLÜ: TRAFİK GÜVENLİĞİNDE ORİJİNAL PARÇA VE UZMANLIK ÖNEMLİ

Gün geçtikçe artan trafik yoğunluğu ve değişen yol koşulları, trafik güvenliğini daha da kritik hale getiriyor. D-Expert Genel Müdür Yardımcısı Ozan Ayözger, özellikle büyük şehirlerde sıkça yaşanan trafik kazalarında, araç içi güvenlik sistemlerinin önemine dikkat çekiyor. Ayözger, bu hayati bileşenlerin doğru çalışabilmesi için onarımlarının, orjinal yedek parça kullanılarak, uzman bir personel tarafından gerçekleştirilmesi vurgusunu yapıyor.

Orijinal Yedek Parçaların Kritik Rolü

Emniyet sistemlerinin kazalar sonrasında etkili bir şekilde devreye girmesinin sürücü ve yolcuları ciddi yaralanmalardan koruduğunu belirten Ayözger, “Airbag ve emniyet kemerleri temelde pasif güvenlik sistemleridir. Sistemin görevi; bir kaza anında sürücü ve yolcuların mümkün olan en iyi seviyede korunmasıdır. Bu sebeple hasarlı ve arızalı parçaların, orjinal yedek parçalar ile uzman personeller tarafından yenilenmeleri gerekmektedir” dedi.

Sökme ve Takma İşlemlerine Dikkat

Araç servis geçmişinin titizlikle incelenmesinin, sürüş ve yolcu güvenliği açısından kritik önem taşıdığına dikkat çeken Ayözger, orijinal parçalarla yapılmayan müdahalelerin ciddi sonuçlar doğurabileceğini ayrıca sökme-takma işlemlerinin uzman personeller tarafından ve son teknoloji cihazlarla gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayözger, açıklamalarında şunları kaydetti: “Sürüş ve yolcu güvenliği, araçların bakım ve onarım süreçlerinde kullanılan parçaların kalitesiyle doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle, ilgili parçalara sadece yetkili servislerin müdahale etmesi hayati önem taşır. Kontroller, gelişmiş ekipmanlar ve uzman personel tarafından gerçekleştirilmelidir.’’

En Küçük Yanlış Müdahale Ölümcül Sonuçlara Neden Olabiliyor

 Ayözger, “OBD taraması esnasında ve görsel kontrollerimizde şüphe edilen bir bulguya rastlamamız durumunda müşterilerimize bilgi vererek yetkili servis kontrolü yapılmasını öneriyoruz” diyor ve ekliyor: “Yetkili servisler dışında yapılacak en küçük yanlış müdahalenin istenmeyen sonuçlara neden olabileceğini bilmemiz sebebiyle bu önlemi alıyoruz.”

Hasar Denetim Süreciyle Birlikte İkinci Elde Standartlar Yükseliyor

Son olarak hasar denetim süreçlerinin kritik önemini vurgulayan Ayözger şunları kaydetti: “Hasar denetim süreci, bir dizi hedefi gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır. Bu hedefler arasında hasar maliyetlerini etkili bir şekilde azaltmak, araçların kalite standartlarına uygun bir biçimde onarılmasını sağlamak, araçların onarımını tamamladıktan sonra detaylı bir kontrol yaparak, doğru bir şekilde onarıldığından emin olmak, ikame araç süresini kısaltmak, kullanıcı memnuniyetini artırmak ve onarımdan geçen araçların ikinci el satış değerlerini korumak yer almaktadır.”

Continue Reading

Popüler