Genel
Toyota B-SUV’ a Yeni Bir Tanım Getirdi !: Yeni Yaris Cross


Toyota, B segmentindeki bilgi birikimini ve 25 yıllık zengin SUV geçmişini eşsiz bir modelde bir araya getirdi. İlk kez Cenevre’de tanıtılması planlanan ancak pandemi önlemleri nedeniyle fuarda gösterimi gerçekleştirilemeyen Toyota’nın tamamen yeni modeli Yaris Cross, online Dünya Prömiyeriyle tanıtıldı. Dikkat çekici tasarımı ve üstün dinamik performansıyla segmentinde fark yaratmaya hazırlanan Toyota Yaris Cross’un 2021 yılında pazara sunulması planlanıyor.
Yerden yüksek sürüşü, güçlü tarzı ile SUV özelliklerinin yanında Yaris Cross, şehir içinde de pratik ve aktif yaşam tarzına uygun sürüşler sunan ideal bir otomobil olarak öne çıkıyor. Avrupa için tasarlanan ve geliştirilen tamamen yeni Yaris Cross, Yaris ile birlikte 2021’den itibaren Fransa’daki Toyota tesisinde üretilecek. Yeni Yaris Cross, Toyota’nın gelişmiş hibrit teknolojisini de bu segmente taşıyacak. Toyota, yeni Yaris Cross ile birlikte ürün gamını genişleterek C ve D segmentlerine ek olarak B segmentinde de SUV model sunacak.


Gerçek hibrit, gerçek SUV
2012’de Yaris ile B segmentini hibrit teknolojisi ile buluşturan Toyota, Yaris Cross’ta da sıra dışı performans ve verimlilik sunan dördüncü nesil hibrit motorunu sunacak. Böylelikle Toyota, 25 yıl önce başlayan ve bugün dünyanın en çok satan SUV modeli haline gelen RAV4 ve dikkat çekici tarzıyla bir ikon haline gelen C-HR modellerinden elde ettiği eşsiz deneyimi Yaris Cross’a taşımış olacak.
Yaris Cross, Toyota’nın yeni GA-B platformu üzerine tasarlandı. Bu platform yüksek seviyede gövde sertliği ve iyi bir dengeye sahip şasinin üretilmesine olanak sunarken, otomobilin yolda daha hızlı tepkiler vermesini sağlıyor.


Toyota’nın güçlü SUV DNA’sı Yaris Cross’ta
Yaris Cross’un etkileyici tasarımı, Avrupa ve Japonya stüdyolarındaki geniş tasarım ekiplerinin ortak çalışmasıyla ortaya çıktı. Toyota, Yaris Cross’u oluşturmadan evvel B-SUV segmentinde müşterilerin beklentilerini en ince ayrıntısına kadar araştırdı. Yaşam tarzına uyacak yüksek pratikliğin yanı sıra günlük hayatta da keyif verecek, kullanıcıların kişiliklerini yansıtacak bir model fikri ortaya çıktı.
Tasarımcılar, taslak çizimlerine elmasın ikonik görünüşünü düşünerek başladılar. Tasarım aşamasında, eğlenceli sürüşe sahip dinamik bir otomobil ile bu değerli taşın güçlü ve premium görünümünü kombine eden ‘çevik elmas’ tanımlamasını buldular. Bu elmas şekli aracın üst görünümünden çamurluklara kadar kendisini gösteriyor.
“Güçlü” ve aynı zamanda “minimalist” kelimelerine odaklanarak tasarlanan Yaris Cross, çevik ve kompakt yapısının yanı sıra bir SUV’un gücünü de yansıtıyor. Yaris Cross kendine has bir tasarım yüzüne sahip olurken aynı zamanda Toyota’nın güçlü SUV ürün gamının DNA’sını da taşıyor.
Aracın arka bölümünde geniş çamurluklarla yere sağlam basan bir SUV görüntüsü ortaya konurken, yatay olarak tasarlanan stop lambaları ve arka camın Yaris ailesinden izleri taşıdığı görülüyor.
Bununla birlikte Yaris Cross, etkileyici ve şehir hayatına uyum sağlayacak gövde renkleriyle de büyük bir beğeni toplayacak. Bu amaçla renkler konusunda, altına ve değerli metallere artan ilgiyi yansıtan ama aynı zamanda daha doğal ve şehirli bir renk ortaya koyuldu. Altın rengine ince yeşil dokunuşlar yapan tasarımcılar, lansman rengi olarak karoserdeki detayları ortaya çıkaran “Brass Gold” isminde özel bir renk elde ettiler.


Yaris Cross’ta yeni hibrit ve benzinli motor seçenekleri
Toyota, yeni Yaris Cross modeli her ikisi de tamamen yeni 3 silindirli 1.5 litre benzinli ve 1.5 litre hibrit motor seçenekleri ile sunulacak. Toyota’nın 4. nesil hibrit teknolojisini kullanan Yaris Cross’un kendi kendini şarj eden hibrit sisteminde 1.5 litre üç silindirli Atkinson çevrimi benzinli motor ve elektrikli motor yer alıyor. Tipik bir dizel motordan yüzde 40 oranında daha yüksek verimliliğe sahip olan bu motor ile birlikte Yaris Cross iddialı yakıt tüketimi ve CO2 emisyonuyla öne çıkacak. Yaris Cross’ta yer alan hibrit sistem 116 HP güç üretiyor. Emisyon verimliliği açısından önden çekişli versiyon 90 g/km CO2 salımına ve AWD-i versiyonu ise 100 g/km’den daha az CO2 salımına sahip olacak.
Şehirde daha fazla hareket
Toyota, Yaris Cross ile birlikte yüksek sürüş pozisyonuna sahip ve geniş yaşam alanı sunarak, aynı zamanda ölçüleriyle şehir hayatına uyum sağlayan pratik bir model geliştirdi.
2.560 mm dingil mesafesiyle üretilecek olan Yaris Cross, 4.180 mm’lik uzunluğa, 1.765 mm genişliğe ve 1.560 mm yüksekliğe sahip olacak.
Yaris Cross’u gerçek bir SUV olarak konumlandıran Toyota, pratikliğe ve çok yönlülüğe ayrı bir dikkat gösterdi. Eller dolu olduğunda elektrikli olarak açılan bagaj kapağı, yüksekliği ayarlanabilir veya isteğe göre bölünebilen bagaj alanı, esnek kayış sistemleriyle bagajdaki ekipmanların sabit kalmasını sağlayan özellik gibi birçok pratik unsur sunulacak.
Yaris Cross, pratik olduğu kadar geniş bir yaşam alanına da sahip ve koltuklar normal pozisyondayken büyük bir bagaj hacmi sağlıyor. Bununla birlikte daha fazla yükleme kapasitesi gerektiğinde arka koltuklar 40:20:40 oranında katlanarak, daha fazla alan da elde edilebiliyor.


Akıllı dört çeker teknolojisi
Yeni Yaris Cross’u gerçek bir SUV yapan unsurlardan biri de, hibrit bir model olarak sınıfında eşsiz bir özellik olarak sunulan akıllı dört çeker sürüş sistemi.
AWD-i günlük sürüşlerde ve kötü hava koşullarında daha fazla denge ve çekiş sağlayacak. Elektrikli bir sistem olarak mekanik dört çeker ünitelere göre ağırlık ve boyut avantajı da bulunan Yaris Cross Hybrid AWD-i, dört çeker B-SUV rakiplerine göre daha düşük yakıt tüketimi ve CO2 salımı elde edilmesinin önünü açacak. Normal sürüşlerde önden çekişle hareket eden Yaris Cross AWD-i, düşük yol tutuş tespit edildiğinde arka tekerleklere de otomatik olarak güç göndererek sürüş çekiş kaybını da en az indirmiş olacak.


Gelişmiş sürücü asistan sistemleri
Yeni Yaris Cross’un yüksek güvenlik performansı, GA-B platformunun yüksek gövde sertliği sağlamasıyla geliyor. En üst seviye bağımsız test standartlarını karşılama amacıyla geliştirilen Yaris Cross, Toyota Safety Sense aktif güvenlik sistemleri ve gelişmiş sürücü asistan sistemlerinden de faydalanıyor. Böylece sürücü bilgilendirmesi, erken uyarı ve gerektiğinde de otomatik frenleme ve direksiyon müdahalesiyle birçok kazanın önüne geçilebiliyor.
Genel
2025 Zorunlu Kış Lastiği Uygulaması Başladı: TOGG T10X İçin Petlas Snowmaster 2 Sport Tercihimiz Oldu!


Türkiye’de milyonlarca araç sahibini ilgilendiren zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım itibarıyla resmi olarak başladı. Otomotiv gazetecisi Oktay Erginoğlu, yerli elektrikli SUV TOGG T10X aracını kış şartlarına hazırlarken Petlas’ın yeni nesil Snowmaster 2 Sport serisini tercih etti. İşte kış lastiği seçimi ve teknik detaylar…
HABER: OKTAY ERGİNOĞLU
T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın düzenlemeleri kapsamında, mevsimsel şartlar gereği güncellenen zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım – 15 Nisan tarihleri arasında geçerli olacak. Sürüş güvenliğini en üst seviyeye çıkarmayı hedefleyen bu uygulama döneminde, doğru lastik seçimi hem can güvenliği hem de araç performansı açısından kritik önem taşıyor.


7 Derece Kuralı: Kar Yağışını Beklemeyin!
Pek çok sürücünün düştüğü en büyük hata, kış lastiği taktırmak için kar yağışını beklemek oluyor. Ancak Petlas Genel Müdürü Hakan Yalnız’ın da belirttiği gibi, hava sıcaklığı 7 derecenin altına düştüğü andan itibaren yaz lastikleri kauçuk yapısı gereği sertleşmeye başlar. Bu durum, yol tutuşunun azalmasına ve fren mesafesinin tehlikeli şekilde uzamasına neden olur.


TOGG T10X’in Gücü Petlas Snowmaster 2 Sport ile Yere Basıyor
Türkiye’nin otomobili TOGG T10X gibi yüksek tork değerlerine sahip elektrikli araçlarda, lastiğin zemine tutunma kabiliyeti çok daha kritiktir. E-carturkiye ekibi olarak bizzat deneyimlediğimiz Petlas Snowmaster 2 Sport, performans odaklı yapısıyla elektrikli araçların ihtiyaç duyduğu stabiliteyi fazlasıyla karşılıyor.


Neden Snowmaster 2 Sport?
-
Yüksek Silika İçeriği: Aşırı düşük sıcaklıklarda bile esnekliğini koruyarak maksimum tutunma sağlar.
-
Kısa Fren Mesafesi: Özel desen tasarımı sayesinde karlı ve buzlu zeminlerde güvenli duruş mesafesi sunar.
-
Optimize Edilmiş Tahliye: Geniş kanalları sayesinde su ve kar tahliyesini hızlandırarak aquaplaning (suda kızaklama) riskini minimuma indirir.
-
Sessiz ve Konforlu: Elektrikli araçların sessiz dünyasına uygun, düşük yol gürültüsü ile konforlu sürüş sağlar.


Ataşehir Koç Otomotiv’de Profesyonel Hizmet
Lastik değişim sürecimizde bizlere kapılarını açan Petlas yetkili bayii ve servisi Ataşehir Koç Otomotiv, süreci tam bir profesyonellik ile yönetti. Özellikle yüksek teknolojiye sahip TOGG T10X’in jant ve lastik montajında gösterdikleri titizlik, balans ayarlarındaki hassasiyetleri takdire şayandı. Koç Otomotiv ekibinin teknik bilgisi ve ilgisi, kış hazırlıklarımızı kusursuz bir deneyime dönüştürdü.
“Sürüş Güvenliği Lastikten Başlar”
Yerli sanayinin iki dev ismi olan TOGG ve Petlas’ın bu buluşması, kış sürüşlerinde maksimum güven vaat ediyor. Unutmayın, aracınız ne kadar gelişmiş güvenlik sistemlerine sahip olursa olsun, sizi yola bağlayan tek unsur lastiklerinizdir.


2025 kış lastiği cezaları ile karşılaşmamak ve en önemlisi güvenli bir kış geçirmek için 15 Nisan’a kadar devam edecek olan bu uygulamayı ihmal etmeyin.
Oktay ERGİNOĞLU
Genel
Hyundai Hidrojen Yakıt Hücresi İçin Kore’de Yeni Bir Tesis Kuruyor


Hyundai, Güney Kore’nin Ulsan kentinde yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisinin temel atma törenini düzenledi. Bu adım, ülkeyi enerji dönüşümünde küresel bir lider haline getirme hedefinin önemli bir parçası olarak görülüyor.
Yeni tesis, daha önce içten yanmalı motor şanzımanı üreten fabrikanın bulunduğu 43.000 metrekarelik alanda kurulacak. Bu seçim, Hyundai’nin geleceğin mobilitesine geçişini sembolik biçimde temsil ediyor. 2027’de tamamlanması planlanan tesis, kimyasal işleme ve montaj operasyonlarını entegre ederek yılda 30.000 yakıt hücresi ünitesi üretecek. Tesis, Hyundai Motor Grup’un “Hydrogen for Humanity (İnsanlık İçin Hidrojen)” anlamına gelen HTWO markası altında faaliyet gösterecek.
Yaklaşık 675 milyon dolarlık yatırım değerine sahip tesis, binek otomobiller, ticari kamyonlar, otobüsler, iş makineleri ve deniz taşıtları gibi çeşitli mobilite uygulamaları için yeni nesil hidrojen yakıt hücreleri ve elektrolizörler üretecek.
Temel Teknolojilerde İlerleme
Tesis, iki temel ürün aracılığıyla Hyundai Motor Grup’u küresel hidrojen teknolojisinde ön safa taşımayı hedefliyor:
- Yeni nesil hidrojen yakıt hücresi: Hyundai, mevcut modellere kıyasla daha yüksek güç çıkışı ve dayanıklılık sunarken, maliyet rekabetçiliğiyle küresel pazarda liderlik hedefliyor. Yakıt hücreleri, hidrojen ve oksijen arasındaki elektrokimyasal reaksiyonlarla elektrik üreten sistemlerdir ve araçlarda jeneratör görevi görür.
- PEM elektrolizörler: Kore’de ilk kez üretilecek yüksek verimli polimer elektrolit membran (PEM) elektrolizörleri, sudan karbon emisyonu olmadan yüksek saflıkta hidrojen üretebilen sistemlerdir. Bu teknoloji, küresel net sıfır hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynayacak. Hyundai, yaklaşık 30 yıllık yakıt hücresi geliştirme tecrübesi sayesinde elektrolizör bileşenlerinde %90 oranında yerelleştirme sağlamıştır.
Şirket, elektrolizör yığını geliştirmiş ve 2025 Şubat ayında tamamlanan 1 MW’lık konteyner tipi bir sistem şu anda günde 300 kg’dan fazla yüksek saflıkta hidrojen üretmektedir. Ayrıca Jeju Adası’nda 5 MW sınıfı büyük ölçekli bir proje geliştirilmekte olup, tam kapsamlı bir yeşil hidrojen ekosistemi kurmayı hedeflemektedir.
Gelişmiş Üretim Platformu
Hyundai, Ulsan’daki yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisini, insan odaklı üretim uzmanlığından elde ettiği birikimle geliştirilmiş ileri bir üretim platformu olarak işletmeyi planlıyor.
Tesis, iş gücü yükünü azaltmak ve operasyonel verimliliği artırmak için robotik teknolojilerden yoğun şekilde yararlanacak. Ayrıca gelişmiş izleme sistemleriyle en küçük güvenlik riskleri bile tespit edilerek çalışanların güvenliği ön planda tutulacak.
Hidrojen Ekosistemini Genişletmek
Üretilen yakıt hücreleri, binek otomobillerden ağır ticari kamyonlara, otobüslerden iş makinelerine ve deniz araçlarına kadar çok çeşitli uygulamalara göre optimize edilecek.
Hyundai Motor Grup, yakıt hücrelerinin ötesinde hidrojen değer zincirinin tamamını kapsayan çözümler geliştiriyor. Üretimden depolamaya, taşımadan kullanıma kadar her aşamada kamu kurumları, küresel şirketler ve araştırma kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışıyor.
Temel atma töreni, hükümet, yerel otoriteler ve endüstri paydaşları arasında iş birliği platformu oluşturmayı amaçlayarak hidrojen ekonomisini hızlandırmak için birleşik bir yaklaşımı güçlendirdi. Hyundai Motor, karbon nötrlüğünü destekleyecek stratejik ortaklıklarını genişletmeyi ve küresel hidrojen liderliğini pekiştirmeyi hedefliyor.
Törende katılımcılar, çok nesilli yakıt hücreleri ve elektrolizörleri, ayrıca hidrojenle çalışan yeni nesil NEXO SUV, kamyonlar, ekskavatörler, gemiler, traktörler ve forkliftler gibi birçok hidrojenli aracı yakından inceleme fırsatı buldu. Yeni tesisin, pazar büyümesine paralel olarak üretim ölçeğini artırması, küresel hidrojen ekosisteminin genişlemesine ve altyapı gelişimine önemli katkı sağlaması bekleniyor.
Törende ayrıca Hyundai Motor Grup ile Koreli otobüs üreticisi KGM Commercial arasında yakıt hücresi tedarikine ilişkin bir mutabakat zaptı imzalandı. Bu anlaşma, tesisin Kore’nin hidrojen ekosisteminin gelişiminde oynayacağı kritik rolü bir kez daha vurguladı.
Genel
Şarj Sektörü Artan Elektrikli Araç Satışlarına Hızla Ayak Uydurdu!


Elektrikli araç (EV) pazarında son iki yılda yaşanan hızlı büyüme, şarj altyapısında da tarihi bir ivmeyi beraberinde getirdi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre, Ağustos 2025 itibarıyla Türkiye’de toplam 33.592 şarj soketi aktif durumda. Bunların 14.308’i DC (hızlı), 19.284’ü AC (yavaş) tipte hizmet veriyor. Aynı dönemde trafiğe kayıtlı elektrikli araç sayısı 310.668 adede ulaşarak bir önceki yıla göre %100’ün üzerinde artış kaydetti. Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı.
Güncel elektrikli araç pazarı gelişiminin yanında, şarj sektörünün nihai konumu hakkında önemli değerlendirmelerde bulunan Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, “Bu tablo, Türkiye’nin elektrikli araç pazarında Avrupa’nın en dinamik ülkelerinden biri haline geldiğini bizlere gösteriyor. 2024’te otomotiv pazarının yaklaşık yüzde 27’sini oluşturan hibrit ve elektrikli araçların toplam payının, 2025 sonunda yüzde 30’un üzerine çıkması bekleniyor. Yerli üretici Togg’un lokomotif etkisi, ABD’li (Tesla) ve Çinli markaların (özellikle BYD) agresif girişleri, bu büyümenin başlıca itici güçleri arasında ve bu rekabet sektöre yeni dinamikler katıyor.” şeklinde konuştu.
Diğer yandan enerji altyapısı tarafında da dikkat çekici gelişmeler olduğunu aktaran Koca, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın “Elektrikli Araçlar için Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programı” kapsamında bu yıl 81 ilde 529 yeni hızlı şarj ünitesine destek sağlandı. Bu kapsamda yaklaşık 1 milyar TL’lik yatırımın 300 milyon TL’si hibe olarak açıklandı. Ayrıca YEK-G sertifikalı “yeşil şarj” noktaları sayesinde, istasyonlarda yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaşması yönünde önemli adımlar atılıyor. Yatırımcı bir şirket olarak bunu çok değerli buluyoruz.” dedi.
Hedef 2026’da Güçlü 1000 soket
Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı: “Elektrikli araç ekosistemi, yalnızca araç satışlarındaki artışla değil, kullanıcı deneyimi ve güvenilir altyapı ile büyüyebilir. Biz Ovolt & Sharz.net olarak, bugün 570’in üzerinde soketle faaliyet gösteriyoruz. OPET ile stratejik iş birliğimiz sayesinde 2026’da 1000’in üzerinde güçlü (kapasitesi yüksek) sokete ulaşarak, her segment için en erişilebilir ve güvenilir şarj ağını oluşturmayı hedefliyoruz.”
Koca, ayrıca sektörün geleceğini belirleyecek en önemli unsurun şarj hızına erişim ve enerji verimliliği olduğunu özellikle vurguladı: “Şarj altyapısının yaygınlaşması kadar, hızlı şarj (DC) istasyonlarının adil ve verimli dağılımı da çok kritik. Kullanıcı güveni, fiyat şeffaflığı, veri paylaşımı ve sürdürülebilir enerji kullanımı bu dönüşümün bel kemiğini oluşturuyor.”
Ovolt & Sharz.net, mobil uygulama üzerinden doluluk durumu takibi, şeffaf fiyatlandırma, 7/24 teknik destek ve yenilenebilir enerjiyle çalışan şarj noktalarıyla kullanıcı deneyimini sadeleştirmeyi hedefliyor. Ayrıca Müşteri Memnuniyeti ve Güvenliği için elektrikli araç şarj deneyimini IoT tabanlı alarm sistemleri, kamera izleme ve 7/24 personeli olan OPET akaryakıt istasyonlarıyla birleştirip, uzaktan izleme ve sigorta destekli koruma altyapıları ile sektörün güvenlik standartlarını yükseltmeyi amaçlıyor.
“Şarj altyapısındaki dönüşüm tüm hayatımızı değiştirecek”
Türkiye’nin 310 bini aşan elektrikli araç parkı, önümüzdeki dönemde 500 bin sınırına yaklaşırken; şarj sektörü de artık yalnızca enerji değil, sürdürülebilir ulaşımın temel omurgası olarak konumlanıyor. Hakan Koca, “Bizim için şarj altyapısı, mobilitenin değil yaşamın dönüşümüdür. Şarj altyapısındaki dönüşüm ile tüm hayatımız yıllar içinde değişecek. Ovolt & Sharz.net bu dönüşümün güvenilir omurgası olmayı sürdürmeyi istiyor.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.
-



Genel3 hafta önce2025 Zorunlu Kış Lastiği Uygulaması Başladı: TOGG T10X İçin Petlas Snowmaster 2 Sport Tercihimiz Oldu!
-



Haberler1 ay önceYeni Yılın Enerjisi En Yakıt’ta
-



Otomotiv Sektörü1 ay önceGelecek Geldi: Hyundai MobED, Yapay Zekâ Destekli Seri Üretim Mobilite Robotu!
-



Test Sürüşleri3 ay önceSürüş İzlenimi: Yeni Nissan Juke N-Sport Test Sürüşü – “Sarı Fırtına”
-



Şarj Sektörü1 ay önceElektrikli araç şarj hizmetlerinde yeni dönem başlıyor
-



Ticari Araç Sektörü3 ay önceFORD TRUCKS YENİ F-MAX İLE TÜRKİYE TURUNA ÇIKIYOR
-



Elektrikli Araçlar2 ay önceOtomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm raporu yayınlandı
-



Elektrikli Otomobiller2 ay önceBMW iX3 ve BMW M5 Touring Almanya’da “Altın Direksiyon” Ödülünü Kazandı







