Connect with us

Genel

VISION EQXX: Elektrikli Menzil ve Verimlilikte Yeni Seviye

VISION EQXX teknolojik engelleri aşıyor ve enerji verimliliğini tamamen yeni bir seviyeye taşıyor. Bu, ileri teknoloji elektrikli güç-aktarma sistemi birçok ilerleme dışında hafif mühendislik ve sürdürülebilir malzemelerin kullanımını içeriyor.

Gelişmiş yazılım da dahil olmak üzere bir dizi yenilikçi ve akıllı çözümü bünyesinde barındıran VISION EQXX, verimliliği tamamen yeni bir seviyeye taşıyor.

VISION EQXX: Elektrikli ulaşım için tasarlandı

Elektrikli ulaşıma giden zorlu ve heyecan verici yolculuk için tasarlanan Mercedes-Benz VISION EQXX, yenilikçi yönüyle modern tüketicinin yenilikçi talep ve beklentilerine cevap veriyor. Gelişmiş bir teknoloji programının parçası olan bu yazılım tabanlı araştırma prototipi, gezegenin her açıdan en verimli otomobillerinden birini sunmak için tasarlandı.

Mercedes-Benz VISION EQXX

Mercedes-Benz mühendis ve tasarımcılarının çabaları ile, dijital simülasyonlara dayanan gerçek yaşam koşullarında, 100 kilometrede 10 kWh’in altında tüketim ve tek bir şarjla 1.000 kilometrenin üzerinde menzil ile kWh başına 9.6 km’nin üzerinde verimlilik ortaya çıkıyor.

Mercedes-Benz, otomotiv mühendisliği kurallar kitabını değiştirerek, elektrikli çağını yeniden hayal eden, yazılımla çalışan bir elektrikli otomobil yaptı. Aynı zamanda, modern lüks ve duygusal saflığın temel Mercedes-Benz ilkelerinin oldukça ilerici bir yorumunu ortaya koyuyor. Ekip, sadece bataryanın boyutunu arttırmak yerine uzun mesafe verimliliğini en üst düzeye çıkartmaya odaklandı.

VISION EQXX, elektrikli araç teknolojisinin ileriye dönük heyecan verici, ilham verici ve tamamen gerçekçi bir yolu. Gelişmiş enerji verimliliğine ek olarak önemli sorunlara anlamlı cevaplar sunuyor. Örneğin sürdürülebilir malzemeler, karbon ayak izini önemli ölçüde azaltıyor. UI/UX, hassas gerçek zamanlı grafiklerle hayat bulan ve aracın kokpitini boydan boya kaplayan yeni tek parça bir ekrana sahip. UI/UX ayrıca, otomobilin ve sürücü ile bütünleşmesine ve hatta insan beyninin işleyişini taklit etmesini sağlıyor. Bunu sağlayan yazılım odaklı geliştirme süreci, elektrikli otomobillerin tasarlanma biçiminde devrim yaratıyor.

Bu otomobil, otomotiv mühendisliğinin geleceğine ışık tutuyor. MMA adındaki kompakt ve orta boy otomobillere özel yeni nesli Mercedes-Benz Modüler Mimari dahil olmak üzere birçok özellik seri üretime entegre ediliyor.

Mercedes-Benz VISION EQXX,

Verimlilikte yeni değerler

Verimlilik, daha az ile daha fazlasını elde etmek anlamına geliyor. Bu yeni bir şey değil. Mercedes-Benz her zaman araçlarında verimlilik için çabaladı ve yakıt tüketimi, konfor ve rahatlık alanında sürekli iyileştirmeler yoluyla tüketicilere fayda sağladı. Bununla birlikte, elektrikli ulaşım ve sürdürülebilirlik, verimliliğin çerçevesini değiştirtirdi.

Mercedes-Benz, verimliliği yeni bir değer olarak ele alıyor. Daha az enerji ile daha fazla menzil anlamına gelirken, doğa üzerinde daha az etki ile daha fazla lüks ve rahatlık ve daha az atıkla daha fazla elektrikli ulaşım anlamına geliyor. Mercedes-Benz, elektrikli ve dijital çağda üst düzey verimliliğin nasıl göründüğü ve ne hissettirdiği konusunda net bir fikir veriyor. Mercedes-Benz, gelişmiş dijital teknolojiler, gelişmiş tasarım ve sezgisel kullanım ile sürdürülebilir uzun mesafeli elektrikli ulaşıma ışık tutuyor.

Yenilikçi güç-aktarma sisteminden hafif yapıya ve gelişmiş termal yönetimden aerodinamik tasarıma kadar her yönüyle yüksek verimlilik seviyesi ortaya koyan VISION EQXX, gelişmiş enerji tasarrufu ve üstün gerçek yaşam sürüş menzili sunuyor.

Sadece 18 ayda boş bir kağıttan tamamlanmış araca dönüşen proje; Stuttgart dışında, Formula 1 ve dünyanın dört bir yanındaki start-up’lar, ortaklar ve kurumlardan işbirliği ile tamamlandı.

Mercedes-Benz VISION EQXX

Elektrik çağın öncü güç-aktarma sistemleri

Otomobil bir yolculukta, kilometreleri ardında bırakırken sürücü ve yolculara benzersiz bir yolculuk deneyimi yaşatıyor. VISION EQXX’i bu kadar özel yapan şey, uzun yol verimliliği.

Yaklaşık 150 kW gücündeki süper verimli elektrikli güç-aktarma sistemi bu olağanüstü uzun mesafe koşucusunun temelini oluşturan gücü ve dayanıklılığı sağlıyor. Başlı başına bir mühendislik şaheseri. Ekip, verimlilik, enerji yoğunluğu ve ileri mühendisliğin kusursuz birleşimine sahip bir elektrikli güç-aktarma sistemi oluşturma hedefiyle yola çıktı yüzde 95 verimlilik hedefine ulaştı. Bu, bataryadaki enerjinin yüzde 95’e kadar tekerleklere ulaşması anlamına geliyor. En verimli içten yanmalı güç-aktarma sisteminde sadece yüzde 30 veya ortalama bir uzun mesafe koşucusunda yaklaşık yüzde 50 olduğu düşünüldüğünde, bu değer daha da anlam kazanıyor.

İngiltere’deki Mercedes-AMG Yüksek Performanslı Güç-Aktarma Sistemleri (HPP) Formula 1 uzmanları her kilojul enerjiyi değerlendirmesini çok iyi biliyor. Mercedes-Benz AR-GE, güç-aktarma sistemlerini yeniden tasarlamak ve sistem kayıplarını azaltmak için onlarla el ele çalıştı.

VISION EQXX’teki elektrikli güç-aktarma sistemi, yeni nesil silikon karbürlere sahip elektromotor, şanzıman ve güç elektroniğinden oluşan özel bir ünite. Güç elektroniği ünitesi, yakında çıkacak olan Mercedes-AMG Project ONE hiper otomobilindeki üniteyi esas alıyor.

Der VISION EQXX

HPP işbirliği ile batarya gelişimi

Mercedes-Benz ve HPP ekibi, batarya boyutunu artırmak yerine tamamen yeni bir batarya geliştirdi ve 400 Wh/lt’ye yakın olağanüstü bir enerji yoğunluğu elde etti. Bu ileri çözüm, VISION EQXX’in kompakt boyutlarına 100 kWh eviyesinde kullanılabilir enerjiye sahip bir bataryayı sığdırma olanağı sunuyor.

Enerji yoğunluğundaki artış, kısmen de olsa anotların kimyasındaki ilerlemeye dayanıyor. Daha yüksek silikon içerikleri ve gelişmiş bileşimler, yaygın olarak kullanılan anotlardan çok daha fazla enerji depolayabiliyor. Enerji yoğunluğuna katkıda bulunan bir diğer özellik, bataryadaki yüksek entegrasyon seviyesi. Mercedes-Benz AR-GE ve HPP tarafından geliştirilen bu platform, hücreler için daha fazla alan yaratırken toplam ağırlığın azaltılmasına yardımcı oldu. OneBox adı verilen elektrikli ve elektronik (EE) bileşenler için bağımsız bölme çözümü, hücreler için alan kazandırırken yine bu çözüm montaj ve sökme avantajı da sağlıyor. OneBox ayrıca, seri üretim elektrikli araçlara kıyasla daha az enerji tüketen bileşenler içeriyor.

Olasılıkların sınırlarını zorlamakla görevlendirilen batarya geliştirme ekibi, oldukça yüksek bir voltaj kullanmaya karar verdi. 900 Voltun üzerindeki voltaj, güç elektroniğinin geliştirilmesi noktasında son derece yararlı bir araştırma ortamı sağladı. Ekip çok sayıda değerli veriler toplamayı başardı ve gelecekteki seri üretim için olasılıkları değerlendiriyor. Bataryanın yapısı da verimliliği katkı sağlıyor. Örneğin hafif gövde, Mercedes-AMG HPP ve Mercedes-Grand Prix şasi ortakları tarafından tasarlandı. Gövde, Formula 1’de olduğu gibi karbon-fiber ile güçlendirilmiş şeker kamışı atıklarından elde edilen benzersiz, sürdürülebilir bir kompozit malzemeden üretildi. Batarya ayrıca aktif hücre dengeleme özelliğine sahip. Bu da sürüş anında hücrelerden enerjiyi eşit şekilde çekmek anlamına geliyor ve daha fazla dayanıklılık sağlıyor. Batarya, OneBox dahil yaklaşık 495 kilogram ağırlığa sahip.

Mercedes-Benz VISION EQXX

Güneş enerjisi ile daha fazla menzil

VISION EQXX’in birçok yardımcı sistemine güç sağlayan elektrik sistemi, tavandaki 117 güneş pilinden enerji sağlıyor. Yüksek voltajlı sistemdeki enerji tüketiminin azaltılmasıyla menzil artıyor. Sistem tek bir günde ve ideal koşullar altında uzun mesafeli yolculuklarda 25 km’ye kadar ek menzil sağlayabiliyor. Güneş enerjisi, iklimlendirme, aydınlatma, bilgi-eğlence sistemi ve diğer yardımcı donanımları besleyen hafif bir lityum-demir-fosfat bataryada depolanıyor. Mercedes-Benz ve ortakları, yüksek voltaj sistemini de şarj etmek için güneş enerjisi kullanmak için çalışıyor.

Verimliliği en üst seviyeye çıkartan tasarım ve aerodinami

Rüzgar direnci, açık yolda uzun mesafelerde, verimliliğin önündeki en büyük engellerden biri. Aerodinamik sürtünme, menzil üzerinde büyük bir etkiye sahip olabiliyor. Normal bir uzun mesafeli sürüşte, ortalama bir elektrikli araç, batarya kapasitesinin neredeyse üçte ikisini havayla mücadele etmek için kullanıyor. VISON EQXX, 0.17’lik son derece düşük sürtünme katsayısıyla oyunun kurallarını yeniden beliriyor.

Mercedes-Benz ekibi, 1937’de W 125, 1938’de 540K Streamliner, 1970’lerde Concept C111 ve güncel EQS’ye kadar gelişmiş aerodinamik tasarım konusunda köklü bir geçmişe sahip. 2015 yılındaki Concept IAA ise VISION EQXX için ilham kaynağı barındıran bir diğer örnek.

Tasarım ekibi, Mercedes-Benz tasarım dilinin duyusal saflığını ve bir yol otomobilinin pratikliğini korurken sürtünmeyi azaltan çözümler geliştirmek için gelişmiş dijital modelleme teknikleri kullanarak pasif ve aktif aerodinamik özellikleri VISION EQXX’in gövdesine entegre etti.

Önden başlayarak arkaya doğru uzanan akıcı hatlar arka çamurluk bölgesinde güçlü bir omuz çizgisi oluşturuyor. Bu doğal akış, aerodinamik açıdan son derece etkili kuyruk şeklinde keskin bir uç ile son buluyor. Arka ucu kesintisiz bir aydınlatma birimi ile parlak siyah bir panel tamamlıyor. Su damlası şeklindeki arka kısım, tavanın yine akıcı hatlarıyla bütünleşiyor. Geri çekilebilir arka difüzör, tasarım, aerodinamik ve mühendislik arasındaki işbirliğinin güçlü bir örneği ve sadece yüksek hızlarda devreye giriyor.

Ön tampondaki hava perdesi/havalandırması, ön tekerleklerin aerodinamik verimliliğini iyileştirmek üzere jantlarla bütünlük sağlıyor. Sistem, gerektiğinde soğutma panjurlarını açarak, ilave soğutma havasını kaput üzerinden yönlendiriyor. Bu, aynaların etrafındaki direnci azaltıyor ve alt gövdeye giden havayı azaltarak sürtünmeyi azaltıyor.

Yuvarlanma direnci ve aerodinami için optimize edilen jant ve lastikler

Mercedes-Benz, yuvarlanma direncini düşürmek için Bridgestone ile işbirliği yaptı. Turanza Eco lastiklerde hafif ve çevre dostu ENLITEN ve ultra düşük yuvarlanma direnci sağlayan “olojik” teknolojisi kullanılıyor. Lastikler, 20 inç hafif magnezyum jantların kapaklarını tamamlayan aerodinamik olarak optimize edilen yanaklara sahip.

Mercedes-Benz VISION EQXX,

Hafif ve yalın iç tasarım

VISION EQXX, tamamen yeni ve hafif bir iç tasarım dili kullanıyor. Geleneksel tasarım yaklaşımından ayrışan iç mekan sadeliğe odaklanıyor. Söz konusu yaklaşım karmaşık şekilleri ve geleneksel döşeme öğelerini gereksiz kılıyor. Mantarlardan vegan ipeğe kadar, VISION EQXX’in iç mekanında doğanın etkisi devam ediyor. İç tasarım minimum ağırlıkla maksimum konfor ve tarza odaklanırken, kesinlikle hayvan türevli ürünler içermiyor.

İç mekan, dünyanın dört bir yanındaki start-up’lardan elde edilen çok sayıda yenilikçi malzemeye sahip. Kapı kollarındaki AMsilk imzalı Biosteel® elyaf sadece bir örnek ve otomotiv sektöründe bir ilk. Mantarların yer altı köklerine benzeyen miselyumdan üretilen ve ağırlıklı olarak doğada bulunan yenilenebilir bileşenlerden yapıldığı için biyo bazlı sertifikasına sahip olan vegan deri alternatifi “Mylo” ise bir diğer örnek. Bu yeni malzeme, çevreye daha az zarar verecek şekilde tasarlandı ve VISION EQXX’in koltuk minderleri detaylarında kullanılıyor. Deserttex® adındaki hayvansız deri alternatifi, sürdürülebilir biyo-bazlı poliüretan matris ile birleştirilen toz haline getirilmiş kaktüs liflerinden yapılan sürdürülebilir bir materyal ve son derece yumuşak bir yüzeye sahip. Zemin halıları ise yüzde 100 bambu elyafından üretildi.

Ayrıca zemin veya kapı döşemelerinde geri dönüştürülmüş Pet şişe atık malzemeler kullanıyor. Bunun dışında tek parça ekranın üst kısmı, kapılar ve tavan döşemesinde yüzde 38 geri dönüştürülmüş Pet’ten yapılmış DINAMICA® ve ayrıca evsel atıklardan yapılan UBQ malzemesi kullanılıyor.

Mercedes-Benz VISION EQXX

BIONEQXX döküm

BIONEQXX, güncel haliyle Mercedes-Benz’deki en büyük alüminyum yapısal döküm, VISION EQXX’in arka kısmında kullanılıyor. Bu yapı, dijital teknikler ve otomotiv sektöründe tamamen benzersiz bir yazılım yaklaşımı kullanılarak Mercedes-Benz tarafından kendi bünyesinde geliştirildi ve kompakt boyutlarda optimum işlevsellik sunuyor. Ekip, bu etkileyici ve üretilebilir tek parça döküm yapıyı sadece dört ayda geliştirdi. Tek parça BIONEQXX döküm, son derece hafif bir yapıyla çok yüksek rijitlik ve mükemmel çarpışma performansı sunuyor.

BIONICAST amortisör kuleleri

Bir Mercedes-Benz tescilli ticari markası olan BIONICAST, otomobilin ön süspansiyon bileşenlerini barındıran amortisör kulelerini oluşturuyor. BIONEQXX döküm gibi, burada da hedef, ağırlığı azaltmak ve geleneksel preslenmiş kulelere kıyasla yaklaşık dört kilogram tasarruf sağlıyor. VISION EQXX üzerindeki ön cam sileceklerini ve motoru taşıyan braket de yine biyonik mühendislik ilkeleri ile tasarlandı.

Gelişmiş gövde malzemeleri ile gelen hafif tasarım, güvenlik ve sürdürülebilirlik

VISION EQXX, işlevsellik ve güvenlik sağlayan gelişmiş malzemelere sahip. Bu malzemelerin büyük bölümü gelecekteki üretim modellerin geliştirilmesinde kullanılacak.

VISION EQXX’te kullanılan MS1500 ultra yüksek dayanımlı çelik, Mercedes-Benz beyaz gövde uygulaması için bir ilk. Bu malzeme, ağırlığı minimumda tutarken yüksek dayanım seviyesiyle çarpışma anında mükemmel yolcu koruması sağlıyor. Elektrikli ark ocağı tekniği kullanılarak yüzde 100 hurda ile üretilen düşük CO2’li yassı çelik de Mercedes-Benz’deki ilk beyaz gövde uygulamalarından biri. Mercedes-Benz AG ve Salzgitter Flachstahl GmbH arasındaki işbirliği, “CO2-Verimliliği” kategorisinde 2021 MATERIALICA Tasarım + Teknoloji Altın Ödülü’nü beraberinde getirdi.

VISION EQXX’in kapıları, alüminyum takviyeli CFRP ve GFRP (karbon ve cam elyaf takviyeli plastikler) hibrit bileşenlerinden üretiliyor. Ağırlık avantajlarının yanı sıra bu tasarım, olası bir çarpışma anında yüksek rijitlik ve esneklik dengesi sağlıyor. Ayrıca, yeni bir poliamid köpük, kapının alt kenarını güçlendiriyor ve yandan çarpışmada enerji emilimini optimize ediyor.

Alüminyum fren diskleri, çelik disklere kıyasla kütleyi azaltıyor ve ağırlığı düşürmeye yardımcı oluyor. Mercedes-Benz Advanced Engineering tarafından tasarlanan bu fren sistemi, sıfır aşınma özelliğine sahipken yenilikçi bir kaplama, fren tozu emisyonlarını yüzde 90’a kadar azaltıyor. Ayrıca, Rheinmetall Automotive ile geliştirilen yeni cam elyafı takviyeli plastik yaylar, geleneksel helezon yaylara kıyasla ağırlığı azaltmaya yardımcı oluyor.

VISION EQXX’te UI/UX – önyargısız seyahat yardımcısı

Bir yolculuğa çıkarken, yolculuk için yanınızda birinin olması iyidir. Bir seyahat yardımcısı navigasyona yardımcı olabilir, müzik seçiminden sorumlu olabilir veya yol notları tutabilir ve yol boyunca ilgi çekici yerleri veya ilginç bilgileri gösterebilir. Ayrıca sürüş tarzıyla ilgili ipuçları da verebilir. VISION EQXX tüm bunları yerine getirerek sürücüyü destekliyor.

VISION EQXX, çok özel grafikler ve uyarlanabilir bir tasarımla benzersiz bir arayüz kullanıma sunuyor. UI (Kullanıcı Arayüzü), gerçek zamanlı grafiklerle sürücünün ihtiyaçlarına anında cevap veriyor ve gerçek dünyayı araca getiren yeni dijital dünyaları mümkün kılıyor.

VISION EQXX içindeki kullanıcı arayüzü (UI) ve kullanıcı deneyimi (UX), kullanıcıları son derece duyarlı, akıllı ve yazılım odaklı bir geleceğe götürüyor. Etkileyici görünümü, sezgisel kullanımı ve insan zihniyle uyumlu çalışma prensibiyle ekran, iki A sütunu arasında 47,5 inçlik bir alanı kaplıyor. 8K (7680×660 piksel) çözünürlüğe sahip ince ve hafif LED ekran, sürücü ve yolcuları otomobil ve dışarıdaki dünyayla bağlayan bir portal görevi görüyor ve sürücünün ihtiyaçlarına göre şekil değiştirerek, yolcularla ilgilenerek, yolculuğu lüks bir deneyime dönüştürüyor.

Mercedes-Benz ekibi, bu boyuttaki bir ekranda ilk gerçek zamanlı 3D navigasyon sistemini geliştirmek için navigasyon uzmanı NAVIS Automotive Systems inc. (NAVIS-AMS) ile birlikte çalıştı. 3-Boyutlu şehir gösteriminde uydu görünümünden 10 metre kadar sorunsuz yakınlaştırma ve kaydırma işlevleri sunuyor.

“Hey Mercedes” sesli asistanının daha da geliştirilmiş hali olan seyahat yardımcısı, Mercedes-Benz mühendisleri ve Sonantic işbirliği ile geliştirildi. Ekip, makine öğrenme işleviyle “Hey Mercedes”e kendine özgü karakterini ve kişiliğini kazandırdı. Etkileyici ve gerçekçi görüntüsü dışında sistem, sürücü ve otomobil arasındaki iletişimin daha doğal ve sezgisel olmasını sağlayarak tamamen yeni bir düzeye ulaştırıyor.

Enerji ve bilginin verimli kullanımı

Tek parça ekran, enerji verimliliği ile dikkat çekiyor. Mini-LED arka aydınlatma, 3.000’in üzerinde karartma bölgesinden oluşuyor. Ekranın belirli bölümleri sadece gerektiğinde güç tüketiyor.

Ekran, kendini içeriğin türüne göre uyarlanıyor. Örneğin, bir kentsel alanda, çevredeki binaların görselleştirmesi, yoğun sokaklar arasında yönlendirme sağlamaya yardımcı oluyor. Ancak, otoyolda veya açık yolda, daha net bir genel görünüm sağlamak için ayrıntı düzeyi azalıyor. Sistem ayrıca sürüşü de daha verimli hale getiriyor. Enerji akışından araziye, batarya durumuna ve hatta rüzgarın ve güneşin yönüne ve yoğunluğuna kadar verimlilik asistanı mevcut tüm bilgileri topluyor ve en verimli sürüş tarzını öneriyor. Destek, VISION EQXX’in harita verilerini kullanma ve verimliliği en üst düzeye çıkaracak şekilde sürücüye yardımcı olmak için ileride neler olduğunu tahmin etme yeteneği ile daha da artırılıyor.

Arayüzün sadeliği, ilk olarak EQS’de kullanılan ve alt menülerden vazgeçerek sürücü-araç etkileşimini kolaylaştıran “Sıfır Katman” konseptinin daha da geliştirilmiş hali. Sistem, son derece proaktif, tüm işlevlere erişim sağlayan sezgisel bir yakınlaştırma özelliği ile sürücünün ihtiyacı olanı ihtiyacı olduğunda gösteriyor. Ayrıca sürücünün tek seyahat etmesi halinde ekranın yolcu tarafı kapanarak enerji tasarrufuna katkı sağlıyor.

Sesi denkleme dahil etme

VISION EQXX’teki ses sistemi, yüksek enerji verimliliği ile etkileyici bir 4-Boyut deneyimi için UI/UX ile bütünleşiyor. Ses sistemi önemli bir enerji tüketicisi olabilir, bu nedenle Mercedes-Benz mühendisleri, enerji tüketimini en aza indirirken ses deneyimini optimize eden bir çözüm geliştirdi. Toplam hoparlör sayısını azaltmak ve bunları yolculara çok yakın konumlandırmak, sesin kat ettiği mesafeyi önemli ölçüde azaltıyor. Her koltuk başlığına yerleştirilen iki geniş bant hoparlör, her koltukta bir bas uyarıcı ile eşleştiriliyor. VISION EQXX, uyarıcıları normal ses üretimi dışında araç sesleri, dokunsal geri bildirim ve sesli uyarı için kullanıyor. Ayrıca ses sisteminin yerleşimi, enerji tüketimini azaltırken, birden fazla ses bölgesini de mümkün kılıyor. Bunun dışında verimlilik asistanı, önerileri bir dizi sezgisel sesli “ipucu” aracılığıyla sürücüye iletmek için ses sisteminden yararlanıyor.

Yazılım destekli dijital geliştirme ve test süreci

Elektrikli ulaşıma yönelik küresel yolculuk, gelişmiş yazılımlar ve dijital süreçlerle destekleniyor. Artırılmış ve sanal gerçeklik gibi son derece gelişmiş dijital araçlar, zaman alan fiziksel maketlere duyulan ihtiyacı ortadan kaldırıyor. Ayrıca, Stuttgart’tan (Almanya) Bangalore’ye (Hindistan) ve Brixworth’ten (İngiltere) Sunnyvale’e (Kaliforniya) kadar dünyanın farklı yerlerinde çalışan farklı noktalardaki ekiplerin eş zamanlı geliştirme çalışmalarını kolaylaştırdı. Yoğun dijitalleşme, rüzgar tünelinde geçirilen süreyi 100 saatten 46’ya indirirken, neredeyse 300.000 km’nin üzerinde test sürüşünün kapsaması anlamına da geliyor. Bu son derece etkili ve verimli dijital geliştirme yaklaşımı, VISION EQXX’teki birçok yeniliğin seri üretime hızla uyarlanabileceğini gösteriyor.

VISION EQXX: Teknik Özellikler

Batarya enerji içeriği, kullanılabilir kWh <100
Maksimum sistem voltajı Volt >900
Enerji tüketim kWh/100 km

(mil/kWh)

<10

(>6)

cd değeri   0,17
Maksimum güç kW ~150
Aks mesafesi cm 280
Yüklü ağırlık kg ~1,750

 

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

Çin’de elektrikli araçlara şarj kolaylığı 

Çin’de elektrikli araçların akülerini yalnızca 80 saniyede değiştirmelerine olanak tanıyan ilk akıllı bölgenin kurulumu tamamlandı. 

Çin’in ilk elektrikli araç (EV) şarj ve batarya değiştirme akıllı bölgesi Jiangsu Eyaletinde kuruldu. Akıllı bölge EV şarjı için gereken bekleme süresini kısaltacak.

Çin’de yeni enerjili olarak bilinen elektrikli, hibrit ve hidrojen yakıtlı araç (NEV’ler) sayısı son yıllarda artmaya devam etti ve kullanımdaki NEV’ler 2023 sonu itibarıyla 20,41 milyona yükseldi. Çin, artan elektrikli otomobil kullanımını karşılamak için ülkenin NEV şarj tesisleri ağını geliştirmeye ve genişletmeye devam ediyor. Çin Ulusal Enerji İdaresi’ne göre, 2023’te yıllık yüzde 65 büyüyerek geçen yılın sonunda neredeyse 8,6 milyona ulaştı.

Bu çerçevede elektrikli araç şarjı için gereken bekleme süresini kısaltmak amacıyla Çin’de ilk akıllı elektrikli araç (EV) şarj ve pil değiştirme gösteri bölgesi kuruldu. Çin’in Suzhou, Wuxi ve Changzhou şehirlerinde yaklaşık 500 kilometrekarelik bir alanı kapsayan bölge, State Grid Jiangsu Electric Power’a göre yaklaşık 1,300 şarj ünitesiyle 500 binden fazla yeni enerjili araç (NEV) sürücüsüne hizmet vermesi bekleniyor.

80 SANİYEDE EV ŞARJ AKÜLERİ DEĞİŞEBİLECEK

Araçların akülerini yalnızca 80 saniyede değiştirmelerine olanak tanıyan bölge, Wuxi’den başlayarak tüm yerlere de kurulacak. Daha önce EV sürücüleri sıklıkla yakındaki şarj istasyonlarını aramak zorunda kalıyordu. Yeni bölge, şarj tesislerinin uygun zamanları ve yerleri de dahil olmak üzere sürücülerin en hızlı ve en ekonomik şarj çözümlerini bulmasına yardımcı olmak için akıllı algoritmalar kullanıyor.

BEKLEME SÜRESİ YARI YARIYA AZALACAK

State Grid Jiangsu Electric Power’ın elektrik enerjisi araştırma enstitüsünde direktör olarak çalışan Yuan Xiaodong, akıllı bölgenin şarj için gereken ortalama aylık bekleme süresini yaklaşık yüzde 50 oranında azaltmasının beklendiğini söyledi. Yuan, gösteri bölgesi modelinin, Yangtze Nehri Deltası bölgesindeki NEV endüstrisinin geliştirilmesini teşvik etmek amacıyla komşu Shanghai’ye kadar genişletilebileceğini söyledi.

Continue Reading

Genel

Opel Experimental “Işıkla Boyama” ile Geleceği Aydınlatıyor!

Alman otomotiv devi Opel, geleneksel aydınlatma teknolojilerindeki öncülüğünü Experimental konsepti ile bir adım ileri taşıyor. Opel, yayınladığı Experimental “Işıkla Boyama” videosu ile temel yapı taşlarına yeni bir yaşam enerjisi katan “Alman Enerjisi” konseptinde akıllı ışığın geleceğini gözler önüne seriyor. Videoda Opel Experimental konseptinin sıra dışı ve yenilikçi aydınlatma teknolojisinin gelecekte yolu ve çevreyi aydınlatmaktan çok daha fazlasını yapabileceğini ortaya koyuyor. Tamamen elektrikli Opel Experimental, daha az karbon ayak iziyle yeşil inovasyona, detoks etkisi oluşturan cesur ve yalın tasarımıyla temel gerekliliklere odaklanıyor. Opel, Corsa’dan Astra’ya, Mokka’dan Grandland’e ve yeni nesil Combo’ya kadar birçok modelinde sunduğu IntelliLux LED® Matrix ve Pixel Light teknolojisi ile aydınlatma teknolojisindeki öncü geleneğini sürdürüyor.

 

Opel’in geleceğe ışık tutan konsept otomobili Experimental, “Işıkla Boyama” videosu ile yenilikçi “Alman Enerjisi” konseptinin ulaştığı üst noktayı gözler önüne seriyor. İzleyicileri sürükleyici bir gece deneyimine çıkaran bu videoda geleceğin aydınlatma teknolojileri, bu alanda köklü bir geleneğe sahip Opel tarafından sergileniyor. Bununla birlikte Opel Experimental konseptinin sıra dışı ve yenilikçi aydınlatma teknolojisinin gelecekte yolu ve çevreyi aydınlatmaktan çok daha fazlasını yapabileceğini ortaya koyuyor. Sürüş güvenliği ve konforu önemli ölçüde artıran bu üstün teknoloji, kullanıcıların duygularını da harekete geçirmeyi hedefliyor.

 

Intelli-Lux LED® aydınlatma teknolojisi ile Opel’in öncü geleneği zirveye taşınıyor!

 

Opel’in köklü geçmişe sahip önemli geleneklerinden biri, her dönem öncü aydınlatma teknolojilerini müşterilerin kullanımına sunuyor olması. Opel’in Corsa’dan Astra’ya, Mokka’dan Grandland’e ve yeni nesil Combo’ya kadar birçok modelinde sunduğu IntelliLux LED® Matrix ve Pixel Light teknolojisinin sürekli geliştirilmesi, bunun bir kanıtı. Uyarlanabilir IntelliLux LED® farlar sayesinde Opel sürücüleri, yoldaki diğer kişilerin gözünü kamaştırmadan karanlıkta her zaman optimum düzeyde görüş olanağına sahip oluyor.

 

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Stellantis Kompleks Aydınlatma Sistemleri Global Yöneticisi Philipp Röckl, “Birkaç yıl önce ‘ışık bloklarını’ ayrı ayrı gizleyebiliyorduk, ancak artık gizlenmesi gereken alanlar daha hassas ve sorunsuz bir biçimde yakalanabiliyor.Bunu mümkün kılan ise, eskisine kıyasla daha da yüksek çözünürlüğe sahip ve aynı zamanda en yüksek enerji verimliliği sunan mikro LED tabanlı HD piksel sistemleri. Bunun yanında, gelecekte ışığı dijital olarak düşünmemiz gerekecek. Yüksek piksel sayısını düşündüğümüzde, günümüzün standart aydınlatma kontrol modülleri artık yeterli değil. Şimdiden ışığın grafik gösterimini sağlayan araç mimarileri üzerinde çalışıyoruz” dedi.

 

Elektrokromik malzemeler ve yapay zeka ile aydınlatma artık “sadece” farlardan ibaret değil

 

“Alman Enerjisi” konseptinin sembollerinden biri olarak çığır açan Opel Experimental, araçların hem iç kısımlarında hem de dış kısımlarında gelecekte nasıl görünebileceğini gözler önüne seriyor. İç mekanda kullanılan elektrokromik malzemeler yolcuları ortam aydınlatmasıyla sararken onların iyi hissetmesine de katkı sağlıyor. Reaktif malzemeler ise pratik özellikler sunuyor. Örneğin, Opel Experimental’ın kör noktasında kalan bir araç, bisiklet veya yaya olduğunda, ilgili kapının iç tarafında ve head-up bilgi ekranında renkli bir uyarı görüntüleniyor. Kameraların kaydettiği dış yan tarafın görüntüsü de iç kapı yüzeyine yansıtılıyor. Böylece, dışarıdaki görüntünün görünürlüğünü daha da artıran görsel bir “şeffaflık etkisi” oluşuyor. Yeni reaktif teknoloji, değişen ortam ışıklarıyla sürücünün, yolcuların ve yoldaki diğer kişilerin güvenliğini artırırken kabindeki sürücü ve yolcuların moralini yükseltip daha iyi hissetmesini de sağlayabiliyor. Opel’in “Işıkla Boyama” adını verdiği şey de tam olarak bunu gösteriyor.

 

Opel Experimental, “Işıkla Boyama” videosunda, geleceğin aydınlatma teknolojisinin görüş alanını olağanüstü bir biçimde genişletebileceğini de ortaya koyuyor. Opel Experimental gibi araçlar, kullanıcıyı çevreleyen dijital güvenlik teknolojileri sayesinde yayaları hiç olmadığı kadar hızlı ve net bir biçimde tanıyabilir. Artırılmış gerçeklik temelli teknoloji uyarı sinyali yanıp sönerek, hologramlar yoluyla sürücüler ve yoldaki diğer kişiler için önemli mesaj ve sinyalleri görüntüleyebiliyor.

 

Philipp Röckl, bu teknolojiyi, “Işığı sürücünün yanı sıra, yapay zeka yardımıyla insanları ve hayvanları daha iyi tanıyabilmesini sağlamak amacıyla kamera için de optimize etmeyi istiyoruz. Aracın tahmine dayalı ve dolayısıyla güvenlik artırıcı olanaklarının her durumda optimize edilebilmesi için gelecekte aydınlatma, kamera ve sensör teknolojisi ile algoritmaların birlikte çalışması gerekecek” şekilde açıklıyor.

 

Opel Pixel Vizor, iletişim aracı olarak ışığı kullanıyor

 

Opel, ödüllü modeli Manta GSe ile ışık sinyallerinin duyguları harekete geçirme ve güvenliği artırma konusundaki becerisini bir kez daha ortaya koydu. Bu araç, ultra modern ve benzersiz retro görünümüyle hayranlık uyandıran bakışları her yerde üzerine çekmeyi başardı. Bunun en büyük nedeni, Manta GSe’nin önüne yerleştirilmiş olan yenilikçi Opel Pixel Vizor. Araç, Pixel Vizor yoluyla çevresiyle iletişim kurabiliyor..

 

Mühendisler, yoldaki herkesin güvenliğini artırmak için sürekli olarak “geleceğin ışıklı iletişimi” üzerinde çalışıyor. Yeni, etkileyici “Işıkla Boyama” videosu, bu gelişmelerin gelecekte nasıl görünebileceğine yönelik önemli bir fikir veriyor.

 

Continue Reading

Genel

MOGAN Enerji’nin halka arzında talep toplama başlıyor

Porföyünde bulunan 9 RES, 8 JES VE 4 HES projesi ile Türkiye’nin en büyük enerji yatırımcılarından biri olan MOGAN Enerji’nin halka arzı kapsamında talep toplama süreci başlıyor.  MOGAN Enerji için 28/29 Şubat-01 Mart 2024 tarihlerinde pay başına 11,33TL’den talep toplanacak.

Yenilenebilir enerji alanında Türkiye’nin en büyük enerji yatırımcılarından biri olan MOGAN Enerji’nin halka arzında talep toplama süreci başlıyor. İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ve Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş. liderliğindeki konsorsiyum tarafından yürütülen MOGAN Enerji’nin halka arzı için 28/29 Şubat-01 Mart 2024 tarihlerinde pay başına 11,33TL’den talep toplanacak.

 

Sermaye artırımı ve ortak satışı yoluyla gerçekleştirilecek halka arzda şirketin çıkarılmış sermayesi 2.230.000.000 TL’den 2.440.108.000  TL’ye yükseltilecek. Artırılacak 210.108.000 TL’lik nominal değerli paylar ile mevcut ortaklara ait 52.527.000 TL nominal değerli paylar olmak üzere toplamda 262.635.000 TL nominal değerli paylar halka arz edilecek.

 

Şirket, halka arz eden pay sahiplerinin mevcut paylarının halka arz kapsamında satılması sebebiyle herhangi bir gelir elde etmeyecek olup, sermaye artışı yoluyla ihraç edilecek yeni payların halka arz edilmesi kapsamında gelir elde edecek. Halka arz sonrası MOGAN Enerji’nin çıkarılmış  sermayesinin yüzde 10,76’sı Borsa İstanbul’da (BİST) işlem görmeye başlayacak.

 

Şirketin halihazırdaki portföyünün tamamı jeotermal, hidroelektrik ve rüzgar enerjisi olmak üzere tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Gelir çeşitlendirme fırsatı yaratan çok sayıda elektrik üretim santraline  sahip olan MOGAN Enerji’nin portföyü 30 Eylül 2023 tarihi itibarıyla 9 adet RES, 8 adet JES ve 4 adet HES olmak üzere yurt içinde faaliyet gösteren 21 adet yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi yapan enerji projesinden oluşuyor. 2022 yıl sonu itibariyle 5,1 milyar Türk Lirası FAVÖK rakamı  ve 62,3 milyar Türk Lirası aktif büyüklüğü bulunan şirketin, halka arzdan sonra çıkarılmış sermayesinin yüzde 10,76’sının halka arzı planlanıyor.

 

30 Eylül 2023 itibarıyla şirketin toplam kurulu gücü 1.024,92 MW olup, bu kurulu gücün yüzde 66,70’ine denk gelen 683,65 MW’lık kısmını RES’ler, yüzde 25,36’sına denk gelen 259,90 MW’lık kısmını JES’ler ve yüzde 7,94’üne denk gelen 81,37 MW’lık kısmını HES projeleri oluşturuyor. Son durum itibarıyla, kapasite artışı sonucu, Şirket’in toplam kurulu gücü 1.025,52 MW’a ulaştı.

 

MOGAN Enerji Genel Müdürü Ali Karaduman, talep toplama süreciyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Kurumsallaşma ve sürdürülebilirlik sürecine önem veren bir kuruluşuz. Borsa İstanbul’da işlem görerek güven ve şeffaflık ilkelerimiz doğrultusunda kurumsallaşma sürecimizi taçlandırmak istiyoruz” dedi.

 

Karaduman, “Türkiye yenilenebilir enerji sektöründe her yıl güçlü bir şekilde büyüyoruz. Sahip olduğumuz portföy doğrultusunda Türkiye enerji sektörünün önde gelen oyuncularının başında geliyoruz. İstikrarlı büyüme yolculuğumuzda yeni ortaklarımızla birlikte yürümek bizleri heyecanlandırıyor. Yatırımcılarımızla birlikte yeni başarılara imza atacağımıza inanıyoruz. Halka arzdan gelecek fonun önemli bir bölümünü yurt içi ve yurt dışındaki yeni yatırımlar için değerlendireceğiz,” diye konuştu.

 

 

 

Continue Reading

Popüler