Genel
BiTaksi ve Fiat’tan Virüsle Mücadelede Örnek İş Birliği


BiTaksi ve Fiat, Yeni Tip Koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı toplum sağlığını korumak için güçlerini birleştirerek, Türkiye’deki ilk ‘Kabinli Taksi’ projesini hayata geçirdi. Dünyada ilk kez bir mobil uygulamanın ve otomobil markasının iş birliğiyle gerçekleşen proje kapsamında, hem yolcu hem de sürücülere güvenli ve izole yolculuk imkanı sağlanmış oluyor.
Tofaş Ar-Ge Merkezi’nde, sürücüleri ve yolcuları virüsten koruyacak özel bir izolasyon sistemi geliştirildi. Buna göre, aracın sürücü ve yolcu bölümlerini birbirinden tamamen ayıran panel, bağımsız hava filtreleriyle destekleniyor. Böylece, klima sistemindeki hava alışverişi de filtrelenmiş oluyor. Kullanılan filtre, 0,05 mikron boyutunda mikroorganizmaları ve partikülleri tutabildiğinden, 0,10 mikron boyuta sahip Kovid-19 virüsünün de geçişine engel oluyor. Üzerindeki aktif karbon ve organik katmanlar sayesinde de alerjen ve mikroorganizmaların geçiş riskini minimize ediyor. BiTaksi’nin online ödeme seçeneği ile teması sıfıra indirdiği sistem ile kullanıcılar, BiTaksi ana ekranındaki, ‘Kabinli’ seçeneği üzerinden ‘BiTaksi Gönder’e tıkladıklarında en yakındaki Kabinli Egea ile seyahat edebilecek.



Altan Aytaç & Kaan Sancaklı
BiTaksi ve Fiat, koronavirüs salgınına karşı toplum sağlığını korumak için güçlerini birleştirerek Türkiye’deki ilk ‘Kabinli Taksi’ projesini hayata geçirdi. Bu kapsamda, BiTaksi’nin talepleri ve Tofaş Ar-Ge’nin çalışmalarıyla hayata geçirilen kabinli taksi ile sürücüleri ve yolcuları virüs bulaşma riskinden korumaya yönelik özel bir sistem oluşturuldu.
Kaan Sancaklı: “Kabinli Taksi Toplumsal Fayda Sağlayacak”
Yeni normale geçiş sürecinde halkın endişesine kulak verdiklerinin altını çizen BiTaksi Genel Müdürü Kaan Sancaklı; “BiTaksi olarak, 2013 yılından bu yana taksi sürücüleri ve yolcuları bir araya getiriyoruz. Kurulduğumuz günden bu yana 35 milyon yolculuğa dijital ev sahipliği yaptık.
Yeni normale geçiş sürecinde halkımızın endişesi halen devam ederken, yolculuk yapmaktan çekinen pek çok kişi var. Öte yandan günde yaklaşık 800 bin yolculuğa ev sahipliği yapan taksi sektörü hem yolculuk sayısında hem de ekonomik olarak büyük bir durgunluğa girdi. Bu sektöre emek veren pek çok kişi de bu durgunluktan büyük ölçüde etkilendi.
Bu nedenle, tüm dünya olarak içinden geçtiğimiz bu zorlu günlerde toplumsal fayda sağlayacağına inandığımız Kabinli Taksi projemizi hayata geçirmek için Fiat ile bir araya geldik. Dünyada ilk kez bir mobil uygulamanın ve otomobil markasının iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz projemiz kapsamında, hem yolcu hem de sürücülere güvenli ve izole yolculuk imkanı sağlanmış oluyor” dedi.
Egea Kabinli Taksi’de temas yok, fiyat farkı yok!
Sancaklı; “Projemiz kapsamında, Tofaş Ar-Ge Merkezi tarafından, Fiat Egea araçlarla uyumlu ve kolayca monte edilebilen bir panel üretildi. Bu panelin yer aldığı Egea Kabinli Taksiler ile daha güvenli bir yolculuk sunarak vatandaşlarımızın ve her gün onbinlerce yolculuğa ev sahipliği yapan BiTaksi kullanan sürücülerin hayatlarını kolaylaştırmayı hedefliyoruz” dedi.
Bu panel sayesinde;
- Üst seviye izolasyon ile yolcu ve sürücünün daha güvenli yolculuk yapmasına olanak sağlanıyor.
- Yolcular, BiTaksi’nin kartla online ödeme seçeneği ile teması sıfıra indirebiliyor.
- Hem sürücü hem de yolculara ‘Sessiz Yolculuk’ sağlıyor.
- Taksi ekosisteminde, özellikle sürücüler tarafından güvenlik amacıyla uzun yıllardır talep edilen kabin modelinin ilk adımı olma özelliği taşıyor.


Proje çerçevesinde yolcular, BiTaksi uygulamasının ana ekranından, ‘Kabinli’ seçeneğini seçtiklerinde ve ‘BiTaksi Gönder’e tıkladıklarında en yakındaki Kabinli Taksi yolculara ulaşacak. Kabinli Taksi ile ilgili detaylı bilgiye ana ekranda bulunan (i) simgesinden ulaşılabilecek. Üstelik ‘Kabinli Taksi’lerin sarı klasik taksiler ile herhangi bir fiyat farkı bulunmuyor. Proje kapsamında ilk 100 araç için panel montajı BiTaksi tarafından gerçekleştirildi. Bu 100 araç bugün itibarıyla İstanbul’da hizmete başladı.
Aracını Kabinli Taksi’ye çevirmek isteyenler…
BiTaksi’nin Ataşehir ve Kağıthane’de bulunan sürücü ofislerinden saha & operasyon ekipleri, sürücülerle proje ile ilgili detaylı bilgileri paylaşıyor. Ek olarak, sürücü uygulaması üzerinden bildirimler göndererek projeyi anlatan BiTaksi, dileyenleri Fiat tarafından belirlenen yetkili servislere yönlendiriyor. Yetkili servislerle montajın tamamlanmasının ardından, BiTaksi’ye araç plakası ve Fiat tarafından verilen sertifika ile birlikte bilgi verilmesi gerekiyor. BiTaksi ekipleri ilgili araçları ‘Klasik Taksi’ kategorisinden ‘Kabinli Taksi’ kategorisine taşıyarak işlemi tamamlıyor. Böylece aracını ‘Kabinli Taksi’ye dönüştüren sürücüler koronavirüs dolayısıyla tercih sebebi olmanın yanı sıra izole, güvenli bir şekilde çalışmaya ve gelirlerine katkı sağlamaya devam edebiliyor.
Altan Aytaç: “Toplum sağlığına katkı sağlayacak hızlı çözümler üretmeyi sürdürüyoruz”



Altan Aytaç & Kaan Sancaklı
Düzenlenen ortak basın toplantısında projeyle ilgili bilgiler veren Fiat Marka Direktörü Altan Aytaç, “Fiat markası olarak amacımız konfor, tasarım ve teknolojiyi herkes için ulaşılabilir kılmak. Yaşadığımız bu sıra dışı süreçte, yetkinliklerimizi ve gücümüzü topluma ve müşterilerimize fayda yaratmaya yönelttik. Müşterilerimizin yanında olduk. Bu dönemde devreye aldığımız pek çok uygulamanın ardından BiTaksi ile yine toplum sağlığına katkı sağlayacak özel bir çözüm geliştirmiş olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Pandemi döneminde artan sosyal mesafe gerekliliği ve ulaşımda izole olma ihtiyacının da etkisiyle otomobile talebin arttığını gözlemliyoruz. Bu bakış açısıyla bize ulaşan BiTaksi’nin talebiyle, taksi yolcuları ve sürücülerini virüsten koruyacak kabin sistemini oluşturduk. Tofaş Ar-Ge Merkezi’nde geliştirilen kabin izolasyon sistemimiz, titiz bir güvenlik anlayışı ile piyasadaki uygulamalardan farklı olarak sürücü ve yolcuyu koruyacak, teması en aza indirecek çözümler içeriyor. Örneğin, izolasyonu sağlayan panelin üst kısmında kullanılan PETG malzeme sürücü ve yolcu güvenliği düşünülerek ve gerekli testlerden geçirilerek tercih edildi. Panelin alt ve üst kısımları, araç tasarımına göre formlara sahip. Bu formlar parçaların araç ile uyumunu sağlamak amacıyla tasarlandı ve özel olarak üretilen kalıplarda oluşturuldu. Ergonomik tasarımımız bu formlar sayesinde sürücünün ve arka koltuktaki yolcunun rahat seyahat edebilmesi için optimum oturma ve diz mesafesini sunuyor.
Panel tasarımımız, direkt hava temasını kesecek şekilde aracın ön ve arka kısmını tamamen ayırıyor. Bu ayrımla birlikte yolcunun aracın klimasından da faydalanabilmesi ve konforlu yolculuk edebilmesi için panelin üzerine özel tasarım bir hava dağıtıcısı yer alıyor. Tercihe bağlı olarak hava, özel bir koruyucu filtreden geçerek arka bölüme ulaşıyor. Kullanılan filtre, 0,05 mikron boyutunda mikroorganizmaları ve partikülleri tutabilmektedir. Kovid-19 boyutu ise 0,10 mikrondur ve filtrenin tutabildiği boyutlardadır. Filtre, üzerindeki aktif karbon ve organik katmanlar sayesinde, alerjen ve mikroorganizmaların geçiş riskini minimize etmektedir” diye konuştu.
Türkiye’nin En Çok Tercih Edilen Otomobili Egea dayanıklılığı ve konforu ile büyük ilgi görmeye devam ediyor


Üç farklı gövde tipiyle pazarda yer alan Egea model ailesinin, farklı donanım versiyonlarıyla, “İyi bir otomobile sahip olmak herkesin hakkı” mottosuna uygun olarak; pek çok farklı kesime hitap ettiğinin altını çizen Altan Aytaç, “Küresel ölçekte dayanıklılık ve fiyat fayda dengesi ile ödüllendirilmiş olan Egea, lansmanı yapıldığı günden bu yana dört yıldır üst üste Türkiye’nin en çok tercih edilen otomobili. Egea, taksi sürücüleri açısından da dayanıklılıkta rüştünü ispatlamış bir model. Zira yoğun çalışma temposunda yılda 100-150.000 km yol yapan taksi kullanıcıları ve sahipleri, aracın genel dayanıklılığı, sağladığı konfor ve kullanışlılığının yanı sıra, sahip olduğu ekonomik ve yüksek performanslı multijet motorla da yıllardır Fiat markasına ve Egea modelimize büyük ilgi gösteriyorlar. Taksi kullanımında en çok tercih edilen versiyonumuz Egea’nın Easy donanım seviyesi. Bu yüzden de kabin üretimi ve kullanımı için önceliği bu donanım seviyesine verdik. Öte yandan, diğer donanım versiyonlarımız için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Koruma panellerinin montajını, yetkili servislerimizde Fiat güvencesiyle yapacağız. Ayrıca sadece İstanbul ve Ankara’da değil, tüm Türkiye’deki ihtiyaç duyan Egea sahipleri, Fiat bayi ve yetkili servislerine giderek bu koruma panellerini satın alıp otomobillerine montajını yaptırabilecekler. Fiyatlandırmamız ise KDV ve montaj işçiliği dahil 2 bin 500 TL olacak” bilgisini verdi.
Genel
2025 Zorunlu Kış Lastiği Uygulaması Başladı: TOGG T10X İçin Petlas Snowmaster 2 Sport Tercihimiz Oldu!


Türkiye’de milyonlarca araç sahibini ilgilendiren zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım itibarıyla resmi olarak başladı. Otomotiv gazetecisi Oktay Erginoğlu, yerli elektrikli SUV TOGG T10X aracını kış şartlarına hazırlarken Petlas’ın yeni nesil Snowmaster 2 Sport serisini tercih etti. İşte kış lastiği seçimi ve teknik detaylar…
HABER: OKTAY ERGİNOĞLU
T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın düzenlemeleri kapsamında, mevsimsel şartlar gereği güncellenen zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım – 15 Nisan tarihleri arasında geçerli olacak. Sürüş güvenliğini en üst seviyeye çıkarmayı hedefleyen bu uygulama döneminde, doğru lastik seçimi hem can güvenliği hem de araç performansı açısından kritik önem taşıyor.


7 Derece Kuralı: Kar Yağışını Beklemeyin!
Pek çok sürücünün düştüğü en büyük hata, kış lastiği taktırmak için kar yağışını beklemek oluyor. Ancak Petlas Genel Müdürü Hakan Yalnız’ın da belirttiği gibi, hava sıcaklığı 7 derecenin altına düştüğü andan itibaren yaz lastikleri kauçuk yapısı gereği sertleşmeye başlar. Bu durum, yol tutuşunun azalmasına ve fren mesafesinin tehlikeli şekilde uzamasına neden olur.


TOGG T10X’in Gücü Petlas Snowmaster 2 Sport ile Yere Basıyor
Türkiye’nin otomobili TOGG T10X gibi yüksek tork değerlerine sahip elektrikli araçlarda, lastiğin zemine tutunma kabiliyeti çok daha kritiktir. E-carturkiye ekibi olarak bizzat deneyimlediğimiz Petlas Snowmaster 2 Sport, performans odaklı yapısıyla elektrikli araçların ihtiyaç duyduğu stabiliteyi fazlasıyla karşılıyor.


Neden Snowmaster 2 Sport?
-
Yüksek Silika İçeriği: Aşırı düşük sıcaklıklarda bile esnekliğini koruyarak maksimum tutunma sağlar.
-
Kısa Fren Mesafesi: Özel desen tasarımı sayesinde karlı ve buzlu zeminlerde güvenli duruş mesafesi sunar.
-
Optimize Edilmiş Tahliye: Geniş kanalları sayesinde su ve kar tahliyesini hızlandırarak aquaplaning (suda kızaklama) riskini minimuma indirir.
-
Sessiz ve Konforlu: Elektrikli araçların sessiz dünyasına uygun, düşük yol gürültüsü ile konforlu sürüş sağlar.


Ataşehir Koç Otomotiv’de Profesyonel Hizmet
Lastik değişim sürecimizde bizlere kapılarını açan Petlas yetkili bayii ve servisi Ataşehir Koç Otomotiv, süreci tam bir profesyonellik ile yönetti. Özellikle yüksek teknolojiye sahip TOGG T10X’in jant ve lastik montajında gösterdikleri titizlik, balans ayarlarındaki hassasiyetleri takdire şayandı. Koç Otomotiv ekibinin teknik bilgisi ve ilgisi, kış hazırlıklarımızı kusursuz bir deneyime dönüştürdü.
“Sürüş Güvenliği Lastikten Başlar”
Yerli sanayinin iki dev ismi olan TOGG ve Petlas’ın bu buluşması, kış sürüşlerinde maksimum güven vaat ediyor. Unutmayın, aracınız ne kadar gelişmiş güvenlik sistemlerine sahip olursa olsun, sizi yola bağlayan tek unsur lastiklerinizdir.


2025 kış lastiği cezaları ile karşılaşmamak ve en önemlisi güvenli bir kış geçirmek için 15 Nisan’a kadar devam edecek olan bu uygulamayı ihmal etmeyin.
Oktay ERGİNOĞLU
Genel
Hyundai Hidrojen Yakıt Hücresi İçin Kore’de Yeni Bir Tesis Kuruyor


Hyundai, Güney Kore’nin Ulsan kentinde yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisinin temel atma törenini düzenledi. Bu adım, ülkeyi enerji dönüşümünde küresel bir lider haline getirme hedefinin önemli bir parçası olarak görülüyor.
Yeni tesis, daha önce içten yanmalı motor şanzımanı üreten fabrikanın bulunduğu 43.000 metrekarelik alanda kurulacak. Bu seçim, Hyundai’nin geleceğin mobilitesine geçişini sembolik biçimde temsil ediyor. 2027’de tamamlanması planlanan tesis, kimyasal işleme ve montaj operasyonlarını entegre ederek yılda 30.000 yakıt hücresi ünitesi üretecek. Tesis, Hyundai Motor Grup’un “Hydrogen for Humanity (İnsanlık İçin Hidrojen)” anlamına gelen HTWO markası altında faaliyet gösterecek.
Yaklaşık 675 milyon dolarlık yatırım değerine sahip tesis, binek otomobiller, ticari kamyonlar, otobüsler, iş makineleri ve deniz taşıtları gibi çeşitli mobilite uygulamaları için yeni nesil hidrojen yakıt hücreleri ve elektrolizörler üretecek.
Temel Teknolojilerde İlerleme
Tesis, iki temel ürün aracılığıyla Hyundai Motor Grup’u küresel hidrojen teknolojisinde ön safa taşımayı hedefliyor:
- Yeni nesil hidrojen yakıt hücresi: Hyundai, mevcut modellere kıyasla daha yüksek güç çıkışı ve dayanıklılık sunarken, maliyet rekabetçiliğiyle küresel pazarda liderlik hedefliyor. Yakıt hücreleri, hidrojen ve oksijen arasındaki elektrokimyasal reaksiyonlarla elektrik üreten sistemlerdir ve araçlarda jeneratör görevi görür.
- PEM elektrolizörler: Kore’de ilk kez üretilecek yüksek verimli polimer elektrolit membran (PEM) elektrolizörleri, sudan karbon emisyonu olmadan yüksek saflıkta hidrojen üretebilen sistemlerdir. Bu teknoloji, küresel net sıfır hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynayacak. Hyundai, yaklaşık 30 yıllık yakıt hücresi geliştirme tecrübesi sayesinde elektrolizör bileşenlerinde %90 oranında yerelleştirme sağlamıştır.
Şirket, elektrolizör yığını geliştirmiş ve 2025 Şubat ayında tamamlanan 1 MW’lık konteyner tipi bir sistem şu anda günde 300 kg’dan fazla yüksek saflıkta hidrojen üretmektedir. Ayrıca Jeju Adası’nda 5 MW sınıfı büyük ölçekli bir proje geliştirilmekte olup, tam kapsamlı bir yeşil hidrojen ekosistemi kurmayı hedeflemektedir.
Gelişmiş Üretim Platformu
Hyundai, Ulsan’daki yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisini, insan odaklı üretim uzmanlığından elde ettiği birikimle geliştirilmiş ileri bir üretim platformu olarak işletmeyi planlıyor.
Tesis, iş gücü yükünü azaltmak ve operasyonel verimliliği artırmak için robotik teknolojilerden yoğun şekilde yararlanacak. Ayrıca gelişmiş izleme sistemleriyle en küçük güvenlik riskleri bile tespit edilerek çalışanların güvenliği ön planda tutulacak.
Hidrojen Ekosistemini Genişletmek
Üretilen yakıt hücreleri, binek otomobillerden ağır ticari kamyonlara, otobüslerden iş makinelerine ve deniz araçlarına kadar çok çeşitli uygulamalara göre optimize edilecek.
Hyundai Motor Grup, yakıt hücrelerinin ötesinde hidrojen değer zincirinin tamamını kapsayan çözümler geliştiriyor. Üretimden depolamaya, taşımadan kullanıma kadar her aşamada kamu kurumları, küresel şirketler ve araştırma kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışıyor.
Temel atma töreni, hükümet, yerel otoriteler ve endüstri paydaşları arasında iş birliği platformu oluşturmayı amaçlayarak hidrojen ekonomisini hızlandırmak için birleşik bir yaklaşımı güçlendirdi. Hyundai Motor, karbon nötrlüğünü destekleyecek stratejik ortaklıklarını genişletmeyi ve küresel hidrojen liderliğini pekiştirmeyi hedefliyor.
Törende katılımcılar, çok nesilli yakıt hücreleri ve elektrolizörleri, ayrıca hidrojenle çalışan yeni nesil NEXO SUV, kamyonlar, ekskavatörler, gemiler, traktörler ve forkliftler gibi birçok hidrojenli aracı yakından inceleme fırsatı buldu. Yeni tesisin, pazar büyümesine paralel olarak üretim ölçeğini artırması, küresel hidrojen ekosisteminin genişlemesine ve altyapı gelişimine önemli katkı sağlaması bekleniyor.
Törende ayrıca Hyundai Motor Grup ile Koreli otobüs üreticisi KGM Commercial arasında yakıt hücresi tedarikine ilişkin bir mutabakat zaptı imzalandı. Bu anlaşma, tesisin Kore’nin hidrojen ekosisteminin gelişiminde oynayacağı kritik rolü bir kez daha vurguladı.
Genel
Şarj Sektörü Artan Elektrikli Araç Satışlarına Hızla Ayak Uydurdu!


Elektrikli araç (EV) pazarında son iki yılda yaşanan hızlı büyüme, şarj altyapısında da tarihi bir ivmeyi beraberinde getirdi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre, Ağustos 2025 itibarıyla Türkiye’de toplam 33.592 şarj soketi aktif durumda. Bunların 14.308’i DC (hızlı), 19.284’ü AC (yavaş) tipte hizmet veriyor. Aynı dönemde trafiğe kayıtlı elektrikli araç sayısı 310.668 adede ulaşarak bir önceki yıla göre %100’ün üzerinde artış kaydetti. Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı.
Güncel elektrikli araç pazarı gelişiminin yanında, şarj sektörünün nihai konumu hakkında önemli değerlendirmelerde bulunan Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, “Bu tablo, Türkiye’nin elektrikli araç pazarında Avrupa’nın en dinamik ülkelerinden biri haline geldiğini bizlere gösteriyor. 2024’te otomotiv pazarının yaklaşık yüzde 27’sini oluşturan hibrit ve elektrikli araçların toplam payının, 2025 sonunda yüzde 30’un üzerine çıkması bekleniyor. Yerli üretici Togg’un lokomotif etkisi, ABD’li (Tesla) ve Çinli markaların (özellikle BYD) agresif girişleri, bu büyümenin başlıca itici güçleri arasında ve bu rekabet sektöre yeni dinamikler katıyor.” şeklinde konuştu.
Diğer yandan enerji altyapısı tarafında da dikkat çekici gelişmeler olduğunu aktaran Koca, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın “Elektrikli Araçlar için Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programı” kapsamında bu yıl 81 ilde 529 yeni hızlı şarj ünitesine destek sağlandı. Bu kapsamda yaklaşık 1 milyar TL’lik yatırımın 300 milyon TL’si hibe olarak açıklandı. Ayrıca YEK-G sertifikalı “yeşil şarj” noktaları sayesinde, istasyonlarda yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaşması yönünde önemli adımlar atılıyor. Yatırımcı bir şirket olarak bunu çok değerli buluyoruz.” dedi.
Hedef 2026’da Güçlü 1000 soket
Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı: “Elektrikli araç ekosistemi, yalnızca araç satışlarındaki artışla değil, kullanıcı deneyimi ve güvenilir altyapı ile büyüyebilir. Biz Ovolt & Sharz.net olarak, bugün 570’in üzerinde soketle faaliyet gösteriyoruz. OPET ile stratejik iş birliğimiz sayesinde 2026’da 1000’in üzerinde güçlü (kapasitesi yüksek) sokete ulaşarak, her segment için en erişilebilir ve güvenilir şarj ağını oluşturmayı hedefliyoruz.”
Koca, ayrıca sektörün geleceğini belirleyecek en önemli unsurun şarj hızına erişim ve enerji verimliliği olduğunu özellikle vurguladı: “Şarj altyapısının yaygınlaşması kadar, hızlı şarj (DC) istasyonlarının adil ve verimli dağılımı da çok kritik. Kullanıcı güveni, fiyat şeffaflığı, veri paylaşımı ve sürdürülebilir enerji kullanımı bu dönüşümün bel kemiğini oluşturuyor.”
Ovolt & Sharz.net, mobil uygulama üzerinden doluluk durumu takibi, şeffaf fiyatlandırma, 7/24 teknik destek ve yenilenebilir enerjiyle çalışan şarj noktalarıyla kullanıcı deneyimini sadeleştirmeyi hedefliyor. Ayrıca Müşteri Memnuniyeti ve Güvenliği için elektrikli araç şarj deneyimini IoT tabanlı alarm sistemleri, kamera izleme ve 7/24 personeli olan OPET akaryakıt istasyonlarıyla birleştirip, uzaktan izleme ve sigorta destekli koruma altyapıları ile sektörün güvenlik standartlarını yükseltmeyi amaçlıyor.
“Şarj altyapısındaki dönüşüm tüm hayatımızı değiştirecek”
Türkiye’nin 310 bini aşan elektrikli araç parkı, önümüzdeki dönemde 500 bin sınırına yaklaşırken; şarj sektörü de artık yalnızca enerji değil, sürdürülebilir ulaşımın temel omurgası olarak konumlanıyor. Hakan Koca, “Bizim için şarj altyapısı, mobilitenin değil yaşamın dönüşümüdür. Şarj altyapısındaki dönüşüm ile tüm hayatımız yıllar içinde değişecek. Ovolt & Sharz.net bu dönüşümün güvenilir omurgası olmayı sürdürmeyi istiyor.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.
-



Haberler4 hafta önceYeni Yılın Enerjisi En Yakıt’ta
-



Otomotiv Sektörü1 ay önceGelecek Geldi: Hyundai MobED, Yapay Zekâ Destekli Seri Üretim Mobilite Robotu!
-



Test Sürüşleri3 ay önceSürüş İzlenimi: Yeni Nissan Juke N-Sport Test Sürüşü – “Sarı Fırtına”
-



Elektrikli Araçlar2 ay önceOtomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm raporu yayınlandı
-



Şarj Sektörü3 ay önceHatalı Kurulan Elektrikli Araç Şarjİstasyonları, Yapı Güvenliğini Tehdit Ediyor
-



Şarj Sektörü1 ay önceElektrikli araç şarj hizmetlerinde yeni dönem başlıyor
-



Ticari Araç Sektörü3 ay önceFORD TRUCKS YENİ F-MAX İLE TÜRKİYE TURUNA ÇIKIYOR
-



Elektrikli Otomobiller2 ay önceBMW iX3 ve BMW M5 Touring Almanya’da “Altın Direksiyon” Ödülünü Kazandı


