Connect with us

Genel

Geleceği Bugünden Yaşatan Ford, En Yeni Elektrikli Araçlarını Dijital Autoshow’da Görücüye Çıkardı

Ford, bu yıl pandemi koşulları nedeniyle 14-26 Eylül tarihleri arasında ilk kez dijital olarak gerçekleşecek, “Autoshow: 2021 Mobility” fuarında en yeni elektrikli ve hibrit modellerini görücüye çıkardı. Bugün ve gelecek arasındaki farkı kapatarak, geleceği bugünden yaşatmayı amaçlayan marka, ikonik modellerinin en yeni elektrikli versiyonlarının da ilk defa Türkiye’de yer aldığı 10 araç ile Dijital Autoshow’da otomobil severlere sıra dışı bir deneyim yaratıyor.

Ford Otosan Pazarlama, Satış ve Satış Sonrası Genel Müdür Yardımcısı Özgür Yücetürk, etkinlikle ilgili “Bugün Autoshow’da sunduğumuz araçlarımız, daha sürdürülebilir motor teknolojilerine, otonom ve bağlantılı özelliklere sahip, Ford’un gelecek vizyonunu yansıtan modeller. Geleceği, Ford teknolojileri ile ‘gerçeğe’ dönüştürürken, bu heyecan verici dönüşümü herkese deneyimletmek, Ford’un en yeni modellerini, yeni nesil teknolojileri ve ‘geleceği’ müşterilerimizle buluşturmak için sabırsızlanıyoruz” dedi.

‘Geleceği Bugünden Yaşa’söylemiyle otomotiv sektöründe yeni bir dönemin kapılarını aralayan Ford, geleceğin teknolojileri ile donatılan en yeni otomobillerini, bu yıl 14-26 Eylül tarihleri arasında, ilk kez dijital olarak gerçekleştirilen “Autoshow 2021 Mobility” fuarında sergiliyor.

Mach-E

Ford için yeni bir elektrikli dönemin başlangıcını sembolize eden, yepyeni ve tamamen elektrikli Mustang Mach-E, ticari işletmeler ve filo müşterileri için heyecan verici bir yolculuğun başlangıcı, tam elektrikli ilk Transit olan E-Transit‘in yanı sıra retro stili, etkileyici arazi yetenekleri ile dünya çapında ses getiren Ford Bronco gibi modeller etkinlikte otomobil severlerin beğenisine sunuluyor. İleri sürüş destek teknolojileri, Sync4 iletişim ve eğlence sistemi gibi en yeni teknolojilere sahip araçlarını ilk kez görücüye çıkaran Ford, ayrıca SUV&Crossover segmentinin öncü modelleri Kuga ST-Line, Puma ST-Line, Ecosport ST-Line’ın yanı sıra Focus 4K Titanium, Ranger Wildtrak ve Ranger Raptor da Dijital Autoshow’da sergiliyor.

Puma

Ford Otosan Pazarlama, Satış ve Satış Sonrası Genel Müdür Yardımcısı Özgür Yücetürk, etkinlikle ilgili şu değerlendirmeleri yaptı:

“Otomotivde gelecek ve gerçek arasındaki boşluk kapanırken, Ford olarak geleceği bugünden yaşamaya yönlendiren teknolojiler ile gelecekle gerçeği buluşturuyoruz. Bugün dijital Autoshow’da sunduğumuz araçlarımız, daha sürdürülebilir motor teknolojilerine, otonom ve bağlantılı özelliklere sahip, Ford’un gelecek vizyonunu yansıtan modeller. En ileri teknolojilere sahip araçlarımızı, elektrifikasyonda öncü modellerimizi ve geleceğe dair heyecan duyduğumuz en yeni teknolojileri, otomobil tutkunlarının beğenisine sunuyoruz. İkonik Mustang’in ilk yepyeni ve tamamen elektrikli, 335 ile 600km arası menzil imkanı sunan versiyonu Mustang Mach-E, bu dönüşümün en önemli göstergesi niteliğinde. Diğer yandan Türkiye’de üretilecek, ilk tam elektrikli Transit olma özelliğini taşıyan E-Transit, etkileyici arazi kabiliyeti ile yepyeni Ford Bronco ile mobilite ve elektrifikasyonun öncü rol oynadığı bu yeni dünyanın kapılarını aralıyoruz. Geleceği, Ford teknolojileri ile ‘Gerçeğe’ dönüştürürken, bu heyecan verici dönüşümü herkese deneyimletmek, Ford’un en yeni modellerini, yeni nesil teknolojileri ve ‘geleceği’ müşterilerimizle buluşturmak için sabırsızlanıyoruz” dedi.

Yeni bir elektrikli dönemin başlangıcı, Ford’un ilk tam elektrikli SUV’u: Mustang Mach-E

 

Gelecek yılın son çeyreğinde Türkiye’de satışa sunulması planlanan Mustang Mach-E, ikonik Ford Mustang ruhuna sahip elektrikli bir SUV olarak dikkatleri üzerine çekiyor. “Car and Driver” tarafından ‘2021 – Yılın Elektrikli Aracı’ seçilen Mach-E, 67-88kwh batarya ve 198-216kw elektrik motoru seçenekleriyle 335 ile 600 km arası menzil imkanı sunuyor. Ayrıca hızlı şarj ile 45 dakika içerisinde %80 şarja ulaşılabiliyor. Aracın 0-100km/h hızlanma süresi GT serisinde sadece 3.7 saniye.

 

Sürüş konforunun ön plana çıkarıldığı Mach-E, “Ford Co-Pilot 360” ile sürüş deneyimi hiç olmadığı kadar konforlu hale getirildi. Geliştirilmiş Adaptif Hız Kontrol Sistemi, Dur-Kalk fonksiyonu, Şerit Takip Sistemi Trafik Levha Tanıma Sistemi gibi teknolojilerin yanı sıra 360 derece kamera, Aktif Park Sistemi, anahtarsız giriş ve çalıştırma gibi sürüş deneyimini benzersiz hale getirecek birçok özellik bulunuyor. Ford’un ilk kez Mach-E ile sunduğu dikey yerleştirilmiş 15.5″ dokunmatik bilgi ve eğlence ekranı, yepyeni SYNC4 bilgi eğlence sistemi ile birlikte yer alıyor. Bunlara ek olarak ilk defa Mach-E’de sunulacak özelliklerden birisi de tek pedaldan sürüş seçeneği. Bu özellik sayesinde sürücüler, aracın hızlanıp yavaşlamasını tek pedal üzerinden yönetebilecek ve özellikle dur-kalk trafikte sürüş konforunun keyfini çıkarabilecekler.

Ticari işletmeler ve filo müşterileri için heyecan verici bir yolculuğun başlangıcı: Tam elektrikli E-Transit

 

Dünyanın en çok tercih edilen hafif ticari aracı olma özelliğine sahip Transit’in ilk tam elektrikli versiyonu E-Transit, segmentinin en güçlü elektrik motoruyla geliyor. Mustang Mach-E’de kullanılan 67kwh batarya ve 198kw elektrik motoru ile 269PS güç ve 310 km menzil sunan E-Transit, DC hızlı şarj ile de 34 dakika içinde yüzde 80 doluluk oranına ulaşıyor. Van, Kamyonet ve Çift kabin van gövde seçeneklerinde çeşitli uzunluk ve tavan yükseklikleri ile müşterilerin ihtiyaçlarına yanıt veren 25 farklı konfigürasyon ile sunulacak E-Transit’te, kargo alanının yükleme iç hacminin korunması amacıyla batarya aracın altına konumlandırıldı. Bu sayede müşteriler, elektrikli bir Transit kullanırken yükleme alanı kaybı yaşamıyor.

 

Ford’un hafif ticari araçlarda ilk kez sunduğu “Pro Power on Board” yani ‘mobil güç ünitesi’ özelliği E-Transit’i 2.3 kw’a kadar bir mobil jeneratöre dönüştürüyor. Böylece müşterilerin iş mekânlarında araç gereçlerini kullanmaya devam etmelerine ve onları şarj etmelerine yardımcı oluyor. Ayrıca ticari segmentte sunulan en büyük ekran olan 12″ dokunmatik ekranı, E-Transit’te yeni SYNC4 özellikleri ile müşterilerin beğenisine sunuluyor. Bunlara ek olarak E- Transit’te döner vites konsolu, anahtarsız çalıştırma ve elektronik park freni özellikleri sayesinde sürüş deneyimi daha konforlu ve keyifli bir hale geliyor. Türkiye’de üretilen E-Transit’in 2022 yılının ikinci yarısında Türkiye’de satışa sunulması planlanıyor.

Bronco

Arazi yetenekleri ile dünya çapında ses getiren yepyeni Ford Bronco

 

Retro stili, etkileyici arazi yetenekleri ile dünya çapında ses getiren Ford Bronco’da Autoshow’da ilk kez görücüye çıkan araçlar arasında dikkatleri kendine çekiyor. Etkileyici görüntüsü ve şık tasarım detayları ile Bronco, 4X4 çekiş sistemi, manuel ve otomatik şanzıman seçenekleriyle arazi yeteneklerinin yanı sıra şehir ihtiyaçlarına cevap verebilecek alternatiflere sahip bir SUV olarak öne çıkıyor.

Puma

Puma’da dizel motora yeni bir alternatif: Hibrit  

 

Elektrikli araçlara geçiş sürecinin öncü teknolojilerinden olan hibrit seçeneği, Ford Puma’da yüksek performans sunan EcoBoost motor ve ilk kez 7 ileri otomatik şanzıman ile birlikte, Dijital Autoshow ile müşterilerimizin beğenisine sunulacak. Böylece, dizel motor seçeneğine güçlü bir alternatif olarak, hibrit teknolojisiyle %7-10’a varan yakıt tasarrufu sunulacak. Puma’nın iç tasarımında ise 12.3″ dijital gösterge paneli ve gelişmiş 8″ dokunmatik ekran ile SYNC 3 bilgi-eğlence sistemi yer alıyor. Ayrıca sürüş konforu ve güvenlikten ödün vermeyen Puma, çarpışma önleme yardımcısı, adaptif hız kontrol sistemi ve gelişmiş otomatik park gibi öncü teknolojilerine sahip bulunuyor. ST-Line donanım ile sunulan hibrit seçeneği, Puma’nın çarpıcı tasarımı ST-Line tasarım detayları ile birleşiyor. Parçalı deri döşeme tasarım, LED farlar,  kablosuz şarj ünitesi, B&O ses sitemi gibi donanımlar, stil sahibi dikkat çekmeyi seven ve en iyiye sahip olmak isteyen müşterilerimizin beğenisine sunuluyor.

 

Sergilenen araçlar arasında ayrıca, Ford SUV ailesinin amiral gemisi Kuga’nın ST-Line versiyonu da yer alıyor. Çarpıcı tasarımı, verimli ve çevreci motor seçenekleri, rafine ve ergonomik iç dizaynı ve ileri teknolojileri ile Kuga otomobil severlerin bir SUV’den beklediklerinin çok daha fazlasını sunuyor. Kuga, şık ve güçlü formuyla C-SUV segmentindeki ayırt edici görünümünü sürüş konforuyla birleştirerek sizin ve ailenizin güvenliğini sağlamaya devam ediyor. 2. Seviye otonom sürüş seviyesine sahip olan Kuga, şeritte kalma ve adaptif hız kontrolü aracılığıyla güvenliği sağlayarak keyifli sürüş deneyimini kullanıcılara yaşatıyor.

Standartlara meydan okuyan Ranger Wildtrak ve Ranger Raptor

 

Autoshow’da sergilenen araçlar arasında Ford’un pick-up ailesinin en yeni üyeleri Ranger Wildtrak ve Ranger Raptor da yer alıyor. Segmentindeki benzersiz özelliklerle çıtayı iyice yükselten Ford Ranger Raptor ve Ranger Wildtrak yenilenen motoruyla yüksek performans ve üstün yakıt verimliliğini bir arada sunuyor. 213 PS gücünde çift turbolu versiyonu da bulunurken yeni 10 ileri vitesli otomatik şanzımanı ile bu sınıfta bir ilk olmasıyla dikkat çekiyor. Ford’un efsanevi Ford F150 Raptor’dan ilham alarak geliştirdiği, 500 Nm tork üreten yüksek performanslı yeni pick-up modeli Ranger Raptor, Autoshow’da Ford Performance ruhunu sonuna kadar yansıtıyor. Ranger Raptor, 9 farklı Seçilebilir Sürüş Modları (Baja / Spor / Çim / Çakıl / Kar / Çamur / Kum / Kaya / Normal) ile sınırları yeniden belirliyor. Performans tipi 2,5’’ Fox Racing süspansiyonların yanı sıra, 8 yöne elektrikli ayarlanabilen bel destekli Ranger Raptor sürücü koltuğu da sürüş deneyimini daha konforlu hale getiriyor.

 

Avrupa’nın en çok satan pick-up’ı unvanına sahip Ranger ise Ranger 4×4 Wildtrak versiyonu ile Ranger Raptor’da da sunulan 213PS güç ve 500Nm tork değeri sunan motoru ve 10 ileri otomatik şanzumanıyla daha güçlü, verimli ve akıllı özellikleri ile dikkatleri üzerine çekiyor. Yeni Ranger Wildtrak, olası çarpışmaları önleyen veya etkilerini azaltan Yaya Algılama Özelliğine Sahip ‘Çarpışma Önleme Yardımcısı’ ve ‘Akıllı Hız Sistemleri (ISA)’ ve ‘Otonom Acil Frenleme (AEBS)’ teknolojileriyle yollara çıkan sınıfının ilk modeli olarak Dijital Autoshow’da müşterilerin beğenisine sunuluyor.

Tamamen Türkiye’de müşterilere özel olarak tasarlandı: Focus 4K Titanium

Ford’un sergilediği bir diğer araç olan Focus 4K Titanium, tamamen Türkiye’ye özel, Türkiye’deki müşterilerin beklentileri odağa alınarak geliştirildi. Anahtarsız giriş ve çalıştırma özelliğine sahip, seçilebilir sürüş modları, karartılmış arka camlar ve ikincil çarpışma freni, Focus 4K Titanium’un beğenilen konfor ve güvenlik özellikleri arasında bulunuyor. Olası çarpışma anında gövde dayanıklılık performansını iyileştirmiş olan Focus, hem daha geniş iç alan hem de artan bagaj hacimleri ile eşsiz bir deneyim sunuyor. Ford Co-Pilot 360 teknolojisi sayesinde 2. seviye otonom sürüş deneyimine imkan tanıyan araç, Geliştirilmiş Adaptif Hız Kontrol Sistemi, Dur& Kalk (Stop&Go), Çarpışma Önleme Yardımcısı (Yaya ve Bisikletli algılama özelliği ile), Acil Durum Manevra Destek Sistemi, Park Paketi, Kör Nokta Uyarı Sistemi ve Çapraz Trafik Uyarısı, Aktif Park Asistanı ve Focus ile ilk defa sunulan tam otomatik park özellikleri ile sürüş keyfini ve güvenliği maksimuma taşıyor. Açılabilir Panoramik Cam Tavan, B&O Müzik Sistemi ve SYNC3 bilgi ve eğlence sistemi ile yolculukların her anını bir keyfe dönüştürüyor.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

2025 Zorunlu Kış Lastiği Uygulaması Başladı: TOGG T10X İçin Petlas Snowmaster 2 Sport Tercihimiz Oldu!

Türkiye’de milyonlarca araç sahibini ilgilendiren zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım itibarıyla resmi olarak başladı. Otomotiv gazetecisi Oktay Erginoğlu, yerli elektrikli SUV TOGG T10X aracını kış şartlarına hazırlarken Petlas’ın yeni nesil Snowmaster 2 Sport serisini tercih etti. İşte kış lastiği seçimi ve teknik detaylar…

HABER: OKTAY ERGİNOĞLU

T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın düzenlemeleri kapsamında, mevsimsel şartlar gereği güncellenen zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım – 15 Nisan tarihleri arasında geçerli olacak. Sürüş güvenliğini en üst seviyeye çıkarmayı hedefleyen bu uygulama döneminde, doğru lastik seçimi hem can güvenliği hem de araç performansı açısından kritik önem taşıyor.

7 Derece Kuralı: Kar Yağışını Beklemeyin!

Pek çok sürücünün düştüğü en büyük hata, kış lastiği taktırmak için kar yağışını beklemek oluyor. Ancak Petlas Genel Müdürü Hakan Yalnız’ın da belirttiği gibi, hava sıcaklığı 7 derecenin altına düştüğü andan itibaren yaz lastikleri kauçuk yapısı gereği sertleşmeye başlar. Bu durum, yol tutuşunun azalmasına ve fren mesafesinin tehlikeli şekilde uzamasına neden olur.

TOGG T10X’in Gücü Petlas Snowmaster 2 Sport ile Yere Basıyor

Türkiye’nin otomobili TOGG T10X gibi yüksek tork değerlerine sahip elektrikli araçlarda, lastiğin zemine tutunma kabiliyeti çok daha kritiktir. E-carturkiye ekibi olarak bizzat deneyimlediğimiz Petlas Snowmaster 2 Sport, performans odaklı yapısıyla elektrikli araçların ihtiyaç duyduğu stabiliteyi fazlasıyla karşılıyor.

Neden Snowmaster 2 Sport?

  • Yüksek Silika İçeriği: Aşırı düşük sıcaklıklarda bile esnekliğini koruyarak maksimum tutunma sağlar.

  • Kısa Fren Mesafesi: Özel desen tasarımı sayesinde karlı ve buzlu zeminlerde güvenli duruş mesafesi sunar.

  • Optimize Edilmiş Tahliye: Geniş kanalları sayesinde su ve kar tahliyesini hızlandırarak aquaplaning (suda kızaklama) riskini minimuma indirir.

  • Sessiz ve Konforlu: Elektrikli araçların sessiz dünyasına uygun, düşük yol gürültüsü ile konforlu sürüş sağlar.

Ataşehir Koç Otomotiv’de Profesyonel Hizmet

Lastik değişim sürecimizde bizlere kapılarını açan Petlas yetkili bayii ve servisi Ataşehir Koç Otomotiv, süreci tam bir profesyonellik ile yönetti. Özellikle yüksek teknolojiye sahip TOGG T10X’in jant ve lastik montajında gösterdikleri titizlik, balans ayarlarındaki hassasiyetleri takdire şayandı. Koç Otomotiv ekibinin teknik bilgisi ve ilgisi, kış hazırlıklarımızı kusursuz bir deneyime dönüştürdü.

“Sürüş Güvenliği Lastikten Başlar”

Yerli sanayinin iki dev ismi olan TOGG ve Petlas’ın bu buluşması, kış sürüşlerinde maksimum güven vaat ediyor. Unutmayın, aracınız ne kadar gelişmiş güvenlik sistemlerine sahip olursa olsun, sizi yola bağlayan tek unsur lastiklerinizdir.

2025 kış lastiği cezaları ile karşılaşmamak ve en önemlisi güvenli bir kış geçirmek için 15 Nisan’a kadar devam edecek olan bu uygulamayı ihmal etmeyin.

Oktay ERGİNOĞLU

Continue Reading

Genel

Hyundai Hidrojen Yakıt Hücresi İçin Kore’de Yeni Bir Tesis Kuruyor

Hyundai, Güney Kore’nin Ulsan kentinde yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisinin temel atma törenini düzenledi. Bu adım, ülkeyi enerji dönüşümünde küresel bir lider haline getirme hedefinin önemli bir parçası olarak görülüyor.

Yeni tesis, daha önce içten yanmalı motor şanzımanı üreten fabrikanın bulunduğu 43.000 metrekarelik alanda kurulacak. Bu seçim, Hyundai’nin geleceğin mobilitesine geçişini sembolik biçimde temsil ediyor. 2027’de tamamlanması planlanan tesis, kimyasal işleme ve montaj operasyonlarını entegre ederek yılda 30.000 yakıt hücresi ünitesi üretecek. Tesis, Hyundai Motor Grup’un “Hydrogen for Humanity (İnsanlık İçin Hidrojen)” anlamına gelen HTWO markası altında faaliyet gösterecek.

Yaklaşık 675 milyon dolarlık yatırım değerine sahip tesis, binek otomobiller, ticari kamyonlar, otobüsler, iş makineleri ve deniz taşıtları gibi çeşitli mobilite uygulamaları için yeni nesil hidrojen yakıt hücreleri ve elektrolizörler üretecek.

Temel Teknolojilerde İlerleme

Tesis, iki temel ürün aracılığıyla Hyundai Motor Grup’u küresel hidrojen teknolojisinde ön safa taşımayı hedefliyor:

  • Yeni nesil hidrojen yakıt hücresi: Hyundai, mevcut modellere kıyasla daha yüksek güç çıkışı ve dayanıklılık sunarken, maliyet rekabetçiliğiyle küresel pazarda liderlik hedefliyor. Yakıt hücreleri, hidrojen ve oksijen arasındaki elektrokimyasal reaksiyonlarla elektrik üreten sistemlerdir ve araçlarda jeneratör görevi görür.
  • PEM elektrolizörler: Kore’de ilk kez üretilecek yüksek verimli polimer elektrolit membran (PEM) elektrolizörleri, sudan karbon emisyonu olmadan yüksek saflıkta hidrojen üretebilen sistemlerdir. Bu teknoloji, küresel net sıfır hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynayacak. Hyundai, yaklaşık 30 yıllık yakıt hücresi geliştirme tecrübesi sayesinde elektrolizör bileşenlerinde %90 oranında yerelleştirme sağlamıştır.

Şirket, elektrolizör yığını geliştirmiş ve 2025 Şubat ayında tamamlanan 1 MW’lık konteyner tipi bir sistem şu anda günde 300 kg’dan fazla yüksek saflıkta hidrojen üretmektedir. Ayrıca Jeju Adası’nda 5 MW sınıfı büyük ölçekli bir proje geliştirilmekte olup, tam kapsamlı bir yeşil hidrojen ekosistemi kurmayı hedeflemektedir.

Gelişmiş Üretim Platformu

Hyundai, Ulsan’daki yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisini, insan odaklı üretim uzmanlığından elde ettiği birikimle geliştirilmiş ileri bir üretim platformu olarak işletmeyi planlıyor.

Tesis, iş gücü yükünü azaltmak ve operasyonel verimliliği artırmak için robotik teknolojilerden yoğun şekilde yararlanacak. Ayrıca gelişmiş izleme sistemleriyle en küçük güvenlik riskleri bile tespit edilerek çalışanların güvenliği ön planda tutulacak.

Hidrojen Ekosistemini Genişletmek

Üretilen yakıt hücreleri, binek otomobillerden ağır ticari kamyonlara, otobüslerden iş makinelerine ve deniz araçlarına kadar çok çeşitli uygulamalara göre optimize edilecek.

Hyundai Motor Grup, yakıt hücrelerinin ötesinde hidrojen değer zincirinin tamamını kapsayan çözümler geliştiriyor. Üretimden depolamaya, taşımadan kullanıma kadar her aşamada kamu kurumları, küresel şirketler ve araştırma kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışıyor.

Temel atma töreni, hükümet, yerel otoriteler ve endüstri paydaşları arasında iş birliği platformu oluşturmayı amaçlayarak hidrojen ekonomisini hızlandırmak için birleşik bir yaklaşımı güçlendirdi. Hyundai Motor, karbon nötrlüğünü destekleyecek stratejik ortaklıklarını genişletmeyi ve küresel hidrojen liderliğini pekiştirmeyi hedefliyor.

Törende katılımcılar, çok nesilli yakıt hücreleri ve elektrolizörleri, ayrıca hidrojenle çalışan yeni nesil NEXO SUV, kamyonlar, ekskavatörler, gemiler, traktörler ve forkliftler gibi birçok hidrojenli aracı yakından inceleme fırsatı buldu. Yeni tesisin, pazar büyümesine paralel olarak üretim ölçeğini artırması, küresel hidrojen ekosisteminin genişlemesine ve altyapı gelişimine önemli katkı sağlaması bekleniyor.

Törende ayrıca Hyundai Motor Grup ile Koreli otobüs üreticisi KGM Commercial arasında yakıt hücresi tedarikine ilişkin bir mutabakat zaptı imzalandı. Bu anlaşma, tesisin Kore’nin hidrojen ekosisteminin gelişiminde oynayacağı kritik rolü bir kez daha vurguladı.

Continue Reading

Genel

Şarj Sektörü Artan Elektrikli Araç Satışlarına Hızla Ayak Uydurdu!

Elektrikli araç (EV) pazarında son iki yılda yaşanan hızlı büyüme, şarj altyapısında da tarihi bir ivmeyi beraberinde getirdi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre, Ağustos 2025 itibarıyla Türkiye’de toplam 33.592 şarj soketi aktif durumda. Bunların 14.308’i DC (hızlı), 19.284’ü AC (yavaş) tipte hizmet veriyor. Aynı dönemde trafiğe kayıtlı elektrikli araç sayısı 310.668 adede ulaşarak bir önceki yıla göre %100’ün üzerinde artış kaydetti. Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı.

 

Güncel elektrikli araç pazarı gelişiminin yanında, şarj sektörünün nihai konumu hakkında önemli değerlendirmelerde bulunan Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, “Bu tablo, Türkiye’nin elektrikli araç pazarında Avrupa’nın en dinamik ülkelerinden biri haline geldiğini bizlere gösteriyor. 2024’te otomotiv pazarının yaklaşık yüzde 27’sini oluşturan hibrit ve elektrikli araçların toplam payının, 2025 sonunda yüzde 30’un üzerine çıkması bekleniyor. Yerli üretici Togg’un lokomotif etkisi, ABD’li (Tesla) ve Çinli markaların (özellikle BYD) agresif girişleri, bu büyümenin başlıca itici güçleri arasında ve bu rekabet sektöre yeni dinamikler katıyor. şeklinde konuştu.

 

Diğer yandan enerji altyapısı tarafında da dikkat çekici gelişmeler olduğunu aktaran Koca, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın “Elektrikli Araçlar için Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programı” kapsamında bu yıl 81 ilde 529 yeni hızlı şarj ünitesine destek sağlandı. Bu kapsamda yaklaşık 1 milyar TL’lik yatırımın 300 milyon TL’si hibe olarak açıklandı. Ayrıca YEK-G sertifikalı “yeşil şarj” noktaları sayesinde, istasyonlarda yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaşması yönünde önemli adımlar atılıyor. Yatırımcı bir şirket olarak bunu çok değerli buluyoruz.” dedi.

Hedef 2026’da Güçlü 1000 soket

Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı: “Elektrikli araç ekosistemi, yalnızca araç satışlarındaki artışla değil, kullanıcı deneyimi ve güvenilir altyapı ile büyüyebilir. Biz Ovolt & Sharz.net olarak, bugün 570’in üzerinde soketle faaliyet gösteriyoruz. OPET ile stratejik iş birliğimiz sayesinde 2026’da 1000’in üzerinde güçlü (kapasitesi yüksek) sokete ulaşarak, her segment için en erişilebilir ve güvenilir şarj ağını oluşturmayı hedefliyoruz.”

 

Koca, ayrıca sektörün geleceğini belirleyecek en önemli unsurun şarj hızına erişim ve enerji verimliliği olduğunu özellikle vurguladı: “Şarj altyapısının yaygınlaşması kadar, hızlı şarj (DC) istasyonlarının adil ve verimli dağılımı da çok kritik. Kullanıcı güveni, fiyat şeffaflığı, veri paylaşımı ve sürdürülebilir enerji kullanımı bu dönüşümün bel kemiğini oluşturuyor.”

Ovolt & Sharz.net, mobil uygulama üzerinden doluluk durumu takibi, şeffaf fiyatlandırma, 7/24 teknik destek ve yenilenebilir enerjiyle çalışan şarj noktalarıyla kullanıcı deneyimini sadeleştirmeyi hedefliyor. Ayrıca Müşteri Memnuniyeti ve Güvenliği için elektrikli araç şarj deneyimini IoT tabanlı alarm sistemleri, kamera izleme ve 7/24 personeli olan OPET akaryakıt istasyonlarıyla birleştirip, uzaktan izleme ve sigorta destekli koruma altyapıları ile sektörün güvenlik standartlarını yükseltmeyi amaçlıyor.

“Şarj altyapısındaki dönüşüm tüm hayatımızı değiştirecek”

Türkiye’nin 310 bini aşan elektrikli araç parkı, önümüzdeki dönemde 500 bin sınırına yaklaşırken; şarj sektörü de artık yalnızca enerji değil, sürdürülebilir ulaşımın temel omurgası olarak konumlanıyor. Hakan Koca, “Bizim için şarj altyapısı, mobilitenin değil yaşamın dönüşümüdür. Şarj altyapısındaki dönüşüm ile tüm hayatımız yıllar içinde değişecek. Ovolt & Sharz.net bu dönüşümün güvenilir omurgası olmayı sürdürmeyi istiyor.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

Continue Reading

Popüler