Connect with us

Otomotiv

Stellantis, Opel Grandland’ın elektrikli takipçisi için Almanya’daki Eisenach Fabrikası’na 130 Milyon Euro yatırım yapıyor!

 

Stellantis Grubu markalarından Opel, STLA Medium platformuyla yeni Batarya Elektrikli Araç (BEV) üretimine 2024’ün ikinci yarısında başlamayı planlıyor. Almanya’daki Eisenach tesis yatırımı, Opel’in 2028’e kadar tamamen elektrikli ürün gamına sahip olmaya yönelik iddialı planlarını destekliyor. Stellantis ürünlerinin elektrikliye geçiş süreci, Dare Forward 2030 stratejik planının hedefleri kapsamında yer alıyor.

 

Stellantis, Almanya’daki Eisenach Fabrikası’na 130 milyon Euro’nun üzerinde yatırım yapacağını açıkladı. Halen kompakt SUV Opel Grandland’ı üreten tesis, bu ek yatırımla modelin yeni STLA Medium platformu üzerine yükselecek Batarya Elektrikli Araç (BEV) takipçisini üretecek. Yeni BEV modelin 2024’ün ikinci yarısında üretime girmesi planlanıyor. Eisenach’ın üretim programına bir BEV eklemek, Opel’in Avrupa’da 2028 yılına kadar tamamen elektrikli bir ürün gamına sahip olma hedeflerini destekliyor.

 

Stellantis Baş Üretim Sorumlusu Arnaud Deboeuf; “Almanya’daki en kompakt fabrikamız olan Eisenach, kalite iyileştirmelerinde güçlü bir gelişim sergiledi. Stellantis’in yeni, tam BEV platformu STLA Medium ile Eisenach Fabrikası’nın kalifiye iş gücü, müşterilerimizi memnun etmek için ürettiğimiz araçların maliyetini ve kalitesini iyileştirmeye devam edecek” dedi.

 

Opel CEO’su Florian Huettl; “Thüringen’de 31 yıldır yüksek kalitede araçlar üretiyoruz ve rekabet gücümüzü sürekli iyileştiriyoruz. Opel Grandland’in elektrikli takipçisi ile bu yolda devam edeceğiz. Bu karar, Opel’in 2028 yılına kadar Avrupa’da tamamen elektrikli bir marka olma taahhüdünü destekliyor” dedi.

 

Stellantis Opel Denetim Kurulu Başkanı ve İnsan Kaynakları ve Dönüşüm Başkanı Xavier Chereau ise; “Stellantis için ‘Birlikte Kazanma’, temel bir değer ve Eisenach için yapılan yatırım açıklaması, bu temel değere vermiş olduğumuz önemi gözler önüne seriyor. Eisenach yöneticileri ve tüm çalışanların kalite ve maliyetleri iyileştirmeye odaklanması, geleceğin şekillenmesine yardımcı oluyor” dedi.

 

Thüringen Başbakanı Bodo Ramelow ise; “Thüringen, şu an hızla elektrikli ulaşıma geçiş yapan köklü bir geçmişe sahip bir otomotiv bölgesi. Bu köklü geçmişle birlikte, Opel’in burada belirleyici bir rol oynamasından ve Eisenach’ta geleceğe hazır bir model serisi üretecek olmasından memnunuz” dedi.

 

 

  1. yılına giren fabrika Dare Forward 2030 kapsamında önemli bir sorumluluk daha alıyor

 

Opel Astra’nın üretimiyle birlikte Eylül 1992’de açılan Eisenach Fabrikası, Almanya’nın Thüringen kentinde bulunuyor. Fabrika, 2022 yılında 30. yılını 3,7 milyon araç üretimi ile birlikte bir Açık Kapı etkinliğiyle kutlamıştı. Eisenach yatırımı, Dare Forward 2030 stratejik planının taahhütlerini yerine getirmede önemli bir adımı temsil ediyor. Stratejik plan, 2021 yılına kıyasla 2030 yılına kadar CO2’yi yarıya indirmek ve 2038 yılına kadar net 0 karbon hedefine ulaşmak için önemli emisyon kısıtlamalarını öngörüyor. Dare Forward 2030 stratejik planı; Avrupa’daki binek otomobil satışlarının tamamının ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki binek otomobil ve hafif ticari araç satışlarının yarısının, 10 yılın sonunda BEV’lerden oluşmasını hedefliyor. Ayrıca net gelirleri, 2021 yılına kıyasla, 2030 yılına kadar ikiye katlamayı ve 10 yıl boyunca çift haneli düzeltilmiş faaliyet geliri marjlarını sürdürmeyi hedefliyor. Bunun dışında, 2030 yılına kadar her pazarda ürün ve hizmetleriyle müşteri memnuniyetinde ilk sırada yer almayı da hedefliyor. Stellantis, müşteri beklentilerini karşılayan BEV’ler sunmak üzere elektrifikasyon ve yazılıma 2025 yılına kadar 30 milyar Euro’dan fazla yatırım yapacak.

 

Opel Grandland ve Grandland GSe, Eisenach’da üretilen güncel modeller

 

Eisenach’tan yollara çıkan Opel Grandland, kompakt SUV segmentinin önemli oyuncularından biri olarak öne çıkıyor. Sportif, zarif, kullanımı kolay ve yenilikçi teknolojileriyle müşterilere ilham veriyor. Tamamen dijital Pure Panel ile yepyeni bir kokpit deneyimi sunuyor. Grandland ayrıca, müşterilerin daha önce sadece daha üst araç sınıflarından tanıdığı ileri teknolojiler ve yardımcı sistemlerle donatılmış durumda olmasıyla da farkını ortaya koyuyor. Toplam 168 LED hücresine sahip uyarlanabilir IntelliLux LED® Pixel farlar, bu teknolojilerden sadece biri olarak dikkat çekiyor. Night Vision teknolojisi ise karanlıkta 100 metreye kadar mesafedeki yayaları ve hayvanları algılayarak sürücüyü aktif olarak uyarıyor. Opel SUV’u, markanın yeni yüzü “Opel Vizör”ü gururla taşıyor. Müşteriler, yüksek verimliliğe sahip içten yanmalı motor ve şarj edilebilir hibrit versiyonlar arasında seçim yapabiliyor. Ürün gamının tepe noktasını ise dört tekerlekten çekişli sportif Opel Grandland GSe oluşturuyor.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Otomotivde Finansman Koşulları Pazar Gerçeklerinin Gerisinde Kaldı!  

Türkiye otomotiv sektöründe fiyatlar son yıllarda hızlı bir yükseliş gösterirken, taşıt kredisi limitlerinin aynı paralelde güncellenmemesi sektörde ciddi bir finansman uyumsuzluğu yaratıyor. Pazar gerçekleri ile mevcut kredi sistemi arasındaki makasın iyiden iyiye açıldığını belirten Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, taşıt kredisi limitlerinin günümüz fiyat seviyelerine uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

Ülkemizde satılan baz donanımlı yerli modeller hariç tutulduğunda artık ortalama bir otomobil fiyatı sıfır kilometre pazarında 2 milyon TL seviyesinden başlıyor. Ne var ki kredi sisteminde uygulanan mevcut limitler, bu fiyat aralığındaki araçlar için finansman kullanımını fiilen işlevsiz hale getirdi. Kredi oranlarının toplam araç bedelinin oldukça küçük bir kısmına karşılık gelmesi, tüketicinin satın alma kararını doğrudan etkiliyor.

Satış süreçleri uzuyor, talep erteleniyor 

Otomerkezi.net’in her ay düzenli olarak gerçekleştirdiği saha araştırmalarına göre gözlemlenen nihai tablo, kredi limitlerinin piyasa dinamiklerine ayak uyduramadığını açık şekilde ortaya koydu. Krediye güvenerek araç almayı planlayan tüketiciler satın alma kararını erteliyor; peşinat oranları birçok müşteri için erişilemez seviyelere çıkıyor. Bu durum satış süreçlerini uzatırken, markaların da fiyatlama stratejilerini kredi dilimlerine göre şekillendirmesine neden oluyor. Nitekim bazı modellerin 1.999.000 TL seviyesinde konumlandırılması, mevcut kredi baremlerine uyum sağlama çabasının bir göstergesi olarak dikkat çekiyor.

Finansmanın otomotiv sektöründe yalnızca bir ödeme yöntemi değil, aynı zamanda talep dengesi ve satış hacmi üzerinde belirleyici bir unsur olduğunu ifade eden Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, kredi limitlerindeki güncellemenin sektörel denge açısından kritik rol oynayacağını belirtti.

“Finansman koşullarında güncelleme gereklilik halini aldı”

Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş konuya ilişkin olarak “Finansman, otomotiv sektörünün en kritik yapı taşlarından biridir. Mevcut kredi limitlerinin günümüz fiyat seviyelerine uygun şekilde güncellenmesi artık bir ihtiyaçtan öte, bir gereklilik haline geldi. Hem tüketicinin erişimi hem de sektörün sürdürülebilir büyümesi için bu adımın atılması büyük önem taşımakta. Krediyle ilgili kapsamlı düzenlemelerin en son 4 yıl önce gerçekleştiğini ve artık güncelliği kalmadığını belirtmek istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. 

Diğer yandan Karakaş’a göre limitlerin güncellenmesi; tüketicinin finansmana erişimini kolaylaştıracak, satış adetlerinde artışa ve daralmanın azalmasına katkı sağlayacak, kayıtlı ve sağlıklı finansman sistemini güçlendirecek ve bankacılık sistemi ile otomotiv sektörü arasındaki dengeyi yeniden kuracak.

Sektörde sürdürülebilir büyüme için kritik

Türkiye otomotiv pazarı, hem sıfır hem ikinci el segmentte güçlü bir talep potansiyeline sahip. Karakaş, potansiyele rağmen en büyük problemin finansman koşulları olduğunu aktarırken “Ancak mevcut finansman yapısı, bu potansiyelin tam anlamıyla realize edilmesini zorlaştırıyor. Özellikle orta gelir grubunun araç erişiminde kredi en önemli enstrüman olarak öne çıkarken, limitlerin güncel fiyat seviyelerine göre revize edilmemesi piyasa daralmasını tetikleyebiliyor.” ifadelerine yer verdi. Sektör temsilcileri, finansman sisteminin piyasa koşullarına uyumlu hale getirilmesinin hem tüketici güveni hem de ticari sürdürülebilirlik açısından önem taşıdığı görüşünde birleşiyor. Taşıt kredisi limitlerinin güncellenmesi yalnızca satış adetlerini değil, sektörün genel ekonomik dengedeki rolünü de doğrudan etkileyecek bir adım olarak değerlendiriliyor.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

ZF ve BMW, Gelecek Odaklı Sürüş Teknolojileri için Anlaşma İmzaladı

ZF Friedrichshafen AG ve BMW Group, binek otomobil sürüş sistemleri alanında uzun vadeli bir tedarik anlaşması imzaladı. Anlaşmanın temelini, başarısı kanıtlanmış 8 vitesli otomatik şanzımanın (8HP) daha da geliştirilmesi ve tedariki oluşturuyor. Milyarlarca avro değerindeki söz konusu anlaşma, 2030’lu yılların sonuna kadar geçerli olacak. Bu anlaşma, her iki şirket için de geleceğin yeni teknolojilere açık, düşük emisyonlu mobilitesini şekillendirmek için sağlam bir temel oluşturuyor.

ZF CEO’su Mathias Miedreich, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “BMW ile birlikte, dinamik bir dönüşüm sürecinden geçen sektörde inovasyon, verimlilik ve sürdürülebilirlik konusunda güçlü bir mesaj veriyoruz. Bu anlaşma, sürüş sistemlerinin dönüşümü için kilit öneme sahip 8 vitesli otomatik şanzımanımızın stratejik önemini vurguluyor.”

İş birliği kapsamında, 8HP şanzıman kiti sürekli olarak geliştirilecek. Böylece, müşterilere gelecekteki sürüş konseptlerinin gereksinimlerine yanıt verecek en güçlü ve verimli şanzımanın sunulması hedefleniyor.

ZF Elektrikli Sürüş Teknolojileri Bölümü Başkanı Sebastian Schmitt, “BMW ile varılan yeni anlaşma, teknolojik gelişmeler için uzun vadeli planlama perspektifinin taşıdığı önemi gösteriyor” dedi. Schmitt şöyle devam etti: “Bu anlaşma, her iki şirket için de netlik ve istikrar sağlayarak yeni nesil 8HP’yi özellikle verimlilik, performans ve uzun vadeli geçerlilik açısından uyumlu hale getirmemizi mümkün kılıyor.”

ZF böylece sistem tedarikçisi olarak konumunu güçlendirirken planlama güvenilirliğini daha da artırıyor. Önümüzdeki dönemdeki bu yakın iş birliği, hızla değişen pazar koşullarında riskleri azaltmaya yardımcı olurken düşük emisyonlu mobilitenin geleceği için de temel oluşturacak.

Continue Reading

Otomotiv

Ocak’ta ikinci el araç fiyatları yüzde 1,1 artış gösterdi

VavaCars’ın her ay düzenli olarak yayımladığı VavaAI Fiyat Endeksi’nin Ocak 2026 sonuçları açıklandı. Rapora göre, ikinci el otomobil fiyatları ocak ayında aylık bazda yüzde 1,1 artış gösterdi. Bir süredir yatay seyreden fiyatlar, yeni yılın ilk ayında yeniden yukarı yönlü bir eğilime girdi.

Türkiye’nin önde gelen online ikinci el araç platformlarından VavaCars’ın, kamuya açık verileri yapay zeka ile analiz ederek hazırladığı VavaAI Fiyat Endeksi’ne göre; 2026 yılı Ocak ayında ikinci el araç fiyatları aylık bazda yüzde 1,1 oranında yükseldi. Aynı dönemde döviz kurlarında da artış gözlemlenirken, dolar yüzde 1,2, euro yüzde 2,8, enflasyon ise yüzde 4,8 oranında arttı. Bir süredir yatay seyreden ikinci el araç fiyatlarının, ocak ayında dolar kurundaki hareketlerle birlikte yeniden artış göstermesi dikkat çekti.

Fiyat artışı tüm segmentlere yayılırken talep düşük kilometrede yoğunlaştı

Segment bazında yapılan değerlendirmede A, B, C ve D segmentlerinin tamamında benzer yönlü seyrettiği görüldü. Segmentler arasında anlamlı bir ayrışma oluşmaması, fiyat artışının tekil kategorilerden ziyade piyasa geneline yayılan bir eğilim olduğunu ortaya koydu. Kilometre kırılımında ise artışın özellikle düşük kilometreli araçlarda daha belirgin olduğu, kilometre arttıkça fiyat artış ivmesinin sınırlı kaldığı görüldü. Bu görünüm, alıcı talebinin daha yeni ve az kullanılmış araçlara yoğunlaştığını gösterdi.

Liste fiyatları ile gerçekleşen satış fiyatlarının paralel şekilde artması ise gerçek talep tarafından desteklenen bir piyasa eğilimi olduğuna işaret ediyor. VavaCars Ticari Grup Başkanı Serdıl Gözelekli, verilerin işaret ettiği bu tabloyu şu sözlerle değerlendirdi: “Ocak ayında kaydedilen fiyat artışı, 2025 yılının sonunda sıfır araçlara yönelik kampanyaların piyasa üzerindeki etkisinin zayıflamasıyla birlikte, ikinci el araç fiyatlarının yeni yılın ilk ayında yeniden dolar ile korelasyon göstermeye başladığını ortaya koyuyor.”

Continue Reading

Popüler