Connect with us

Otomotiv

ABB, GoFaTM kobot ailesini genişletiyor

ABB, GoFa TM kolaboratif robotunun iki yeni çeşidini piyasaya sürüyor. GoFa 10 ve GoFa 12, şirketlere gelişmiş verimlilik için kobot otomasyonundan yararlanma konusunda yeni olanaklar sunuyor. Pazar lideri tekrarlanabilirlik ile 10 ve 12 kilograma kadar yüklerin üstesinden gelen bu kobot’lar, güvenlik ve verimliliği artırırken becerilere ve iş gücü eksikliklerine de çözüm olarak çalışanlarla yakın iş birliği içinde çok çeşitli görevlerin üstesinden gelebiliyor. Doğrudan programlama ve üretim ortamlarına hızlı entegrasyon sunan yeni varyantlar, ilk kez kullananlar, eğitimciler ve KOBİ’ler için robotlu otomasyona giriş engellerini azaltacak.

ABB Robotik Başkanı Marc Segura, “YuMi kobot’umuzu 2015’te piyasaya sürdüğümüzden beri, vasıflı işgücündeki boşlukları kapatmak için güvenli ve kullanımı kolay otomasyon çözümlerine yönelik artan talebi karşılayan sektör lideri bir kobot portföyü oluşturduk. Daha yüksek taşıma kapasitesine ve daha uzun erişime sahip işbirliğine dayalı robotlara olan ihtiyacı ele alan GoFa 10 ve 12 kobot’larımız, ilk kez kullananlar için bile otomasyonun faydalarını yeni endüstriyel uygulamalara taşıyor.” dedi.

Geliştirilmiş taşıma yüklerine ek olarak, GoFa 10 ve 12 cobot’ları karşılaştırılabilir çözümlere göre iki kat iyileştirmeyi, 0,02 mm sapma ile saniyede iki metreye kadar sınıf lideri takım merkez noktası (TCP) hızları daha fazla tekrarlanabilirlik için sunar. Nem ve toz girişine karşı IP67 sertifikalı, hızlı ve doğru kolaboratif robotların faydalarını yeni endüstriyel uygulamalara genişleterek makine besleme, kaynak, parça taşıma, polisaj ve montaj gibi zorlu görevleri otomatikleştiriyor. GoFa 10’un 1,62 metrelik erişimi – sınıfındaki diğerlerinden yüzde 14 daha fazla ve US paletlerinin her noktasına erişmeye yetecek kadar – onu paletleme uygulamaları için ideal hale getiriyor.

İlk kez kullananlar ve KOBİ’ler için otomasyonun önündeki engelleri azaltıyor

GoFa 10 ve 12 kobot’larını programlama, kurma ve kullanmanın kolaylığı ilk kez kullananlar ve KOBİ’ler için otomasyonun önündeki engelleri azaltacak. Kurulum, yönlendirmeli programlama ve ABB’nin Kolay programlama sihirbazı yazılımı ile kolaylaştırılmıştır. Uzman olmayanların bile karmaşık programlama kodu yazmak yerine basit grafik komut bloklarını sıralayarak uygulamalarını hızlı bir şekilde otomatikleştirmelerine olanak tanıyor.

Kobot’ların ABB’nin FlexPendant robot kontrolörüne önceden yüklenmiş olan ABB SafeMove uygulaması, güvenli hız limitleri, durma izleme ve yönlendirme denetimi özelliklerine sahip olup, hantal koruyucu bariyerler veya çit gerektirmeden robotlar ve fabrika çalışanları arasında yakın işbirliği sağlıyor.

GoFa 10 ve GoFa 12 kobot’ları, ABB’nin OmniCoreTMkontrol ünitesi tarafından desteklenmektedir. ABB’nin TrueMove ve QuickMove hareket kontrol teknolojileri tarafından sağlanan OmniCore’un sınıfında lider 2/2 hareket kontrolü ile GoFa’nın akıllı tork ve konum sensörlerinin birleşimi, yüksek hassasiyetli yüzey işleme, vidalama, montaj ve test görevleri için gereken yumuşak hareketleri sağlar. Güç yeniden üretimi ve fren enerjisi geri kazanımı gibi enerji tasarrufu özellikleri, güç gereksinimlerini yüzde 20’ye kadar azaltarak sürdürülebilirliği artırıyor.

ABB Robotik ekosistemindeki yeniliklerden yararlanma

ABB, otomasyon uygulamalarının artan çeşitliliğine bir çözüm olarak, ABB Robotik Ekosistem programını da başlattı. Yeni GoFa kobot’ları da dahil olmak üzere ABB portföyüyle uyumlu tutucular, kameralar ve özelleştirilmiş yazılımlar gibi diğer üretici aksesuarlarını bir araya getiren program, kullanıcıların hızla büyüyen ABB Robotik ekosistemindeki yeniliklerden kolayca yararlanmalarını sağlıyor.

GoFa 12 kobot, yüksek hassasiyetli makine besleme ve ultra yalın paletleme uygulamalarını sergileyen iki gösterinin bir parçası olarak Automatica 2023’teki ABB standında görücüye çıktı. ABB ortağı Schunk da bir GoFa 12 cobot ile fuarda bir polisaj uygulamasıyla tutucu ve takım yelpazesini sergiledi.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv

Turka’dan araç muayenede yeni dönem için ilk imza    

Turka markasıyla 2027-2047 dönemindeki araç muayene hizmetlerini yürütme hakkını kazanan MOI Ortak Girişim Grubu, Cumhuriyet tarihinin en büyük ihalelerinden birinin kazanılmasının ardından Turka Araç Muayene Ekibi Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na bir çalışma ziyareti gerçekleştirdi.

21 Mayıs 2025’te Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın koordinasyonunda sonuçlandırılan araç muayene ihalesini MOI Ortak Girişim Grubu kazandı. Türkiye’den Met-Gün Grup, ABD’de araç muayene ve emisyon testleri yapan Opus Group ile Itversia Gestion S.L ve VTV Norte SA şirketlerinden oluşan MOI Ortak Girişim Grubu, araç muayenede yeni dönemi başlatacak özelleştirme sözleşmesinin imzalanması sürecinde önemli adımlardan birisi olan sözleşme taslaklarının parafe edilerek Danıştay görüşüne sunulması aşamasında Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na çalışma ziyareti gerçekleştirdi.

Danıştay tarafından görüş verilmesini takiben sözleşme Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile MOI Ortak Girişim Grubu arasında imzalanacak ve 2027 yılından başlayarak 2047 yılına kadar  araç muayene hizmetleri Turka markasıyla MOI Ortak Girişim Grubu tarafından verilecek.

Dünyada en yüksek araç muayenesi yapılan ülkelerden birinin Türkiye olduğunu söyleyen Turka İcra Kurulu Üyesi Serhan Salman, “2024’te trafikte kayıtlı 31 milyondan fazla araç vardı ve bu sayıya her yıl yaklaşık 1 milyon araç ekleniyor. Bu da trafikteki araçların güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu bize gösteriyor. Araç muayene sisteminin sağlıklı ve verimli işlemesi, trafik kazalarının önlenmesinde hayati bir rol oynuyor; çünkü yola çıkan her aracın teknik olarak güvenli olması, binlerce hayatı doğrudan etkiliyor. Hedefimiz 15 Ağustos 2027’de, Türkiye genelindeki 249 istasyonumuzla bu süreci sorunsuz olarak devralarak başlamak. Bugün Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nda gerçekleştirdiğimiz sözleşme taslaklarının parafesi işlemiyle birlikte geçtiğimiz aylarda başlattığımız çalışmalarımızın önemli aşamalarından birini daha tamamladık” dedi.

“Global bilgi birikimimizi Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden otomotiv için kullanacağız”

Her yıl tekrarları ile 15 milyona ulaşan Türkiye’deki araç muayene işlemlerini hızlı, verimli, güvenilir ve insan odaklı olarak devam ettirmek için gerekli hazırlıkları yaptıklarını belirten Opus Group CEO’su Lothar Geilen “MOI Ortak Girişim Grubu’nu oluştururken araç muayenesi konusunda alanının en iyileri ile bir araya geldik. Türkiye’deki ortağımız Met-Gün Grup, bu girişim grubunun ihaleyi kazanması konusunda büyük emekler verdi. Birlikte çalışarak elde ettiğimiz başarı dünya çapında ses getirdi. Türkiye’ye yaptığımız yatırımlarla da bu konuya ne kadar önem verdiğimizi gösteriyoruz” diyerek Türkiye gibi dünyanın en önemli ekonomilerinden birinin lokomotif sektörlerinden otomotivin daha da ileriye gitmesi için globalde elde ettikleri tecrübelerini aktaracaklarını vurguladı.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nda atılan imza ile araç muayene istasyonlarının yeni dönem hazırlıklarının hız kazanacağını söyleyen Serhan Salman “2027-2047 dönemi boyunca yapacağımız değerlendirmelerle, ihtiyaç duyulan bölgelerde yeni araç muayene istasyonları açacağız. Bu yüzden de birlikte çalışacağımız girişimcileri doğru seçmek bizim için çok önemli. Hayata geçireceğimiz bayilik sistemine katılacak güvenilir iş ortaklarımızla uzun süreler boyunca çalışmak istiyoruz. Tüm operasyonlarımızda, alt işleticilerimizle birlikte, sektörde halihazırda çalışanları da bünyemize katmayı hedefleyerek,  tecrübesi olan 4 bin 500 kişiden oluşturacağımız ekibimizle istihdam hedefimizi daha ileriye taşımayı amaçlıyoruz. Diğer yandan,  araç muayene hizmetlerinde yeni dönemde, vatandaşların konforunu ve memnuniyetini artırmaya yönelik önemli düzenlemeler hayata geçireceğiz. Muayene ücretleri artık komisyon farkı alınmaksızın kredi kartı gibi farklı ödeme yöntemleriyle ödenebilecek; istasyonlarda kafeterya, bekleme alanları ve elektrikli araç şarj üniteleri gibi ek hizmetler sunulacak. Ayrıca online randevu ve şikâyet sistemleri devreye alınarak işlemlerin hızlı ve kolay şekilde tamamlanması sağlanacaktır. ” dedi.

Continue Reading

Test Sürüşleri

TEST SÜRÜŞÜ :Mustang Mach-E: Bir Efsanenin Yeniden Doğuşu mu, Yoksa Bir Kutsal İsyan mı?

Ford, otomotiv dünyasının en cesur hamlelerinden birine imza attı. Efsanevi Mustang adını, elektrikli bir crossover modeline verdi. Bu, kimileri için bir saygı duruşu, kimileri içinse kutsal bir isyandı. Peki, bu elektrikli at, dörtnala koşabiliyor mu? Bu sorunun cevabını bulmak için Mustang Mach-E’yi enine boyuna inceledim ve tüm gerçekleri ortaya döktüm.

 

Tasarım: Mustang DNA’sı Elektriğe Nasıl Aktarıldı?

 

İlk bakışta en çok tartışılan konu, elbette Mach-E’nin bir Mustang gibi görünmemesi. Ancak biraz daha dikkatli bakınca, Ford’un klasik Mustang ruhunu nasıl modern bir bedene aktardığını görüyorsunuz. Aracın en dikkat çekici yanı, ikonik üçlü LED arka farlar. Bu detay, otomobilin genetik kodunda Mustang olduğunu haykırıyor. Kapalı ön ızgara ve aerodinamik çizgiler, onun bir içten yanmalı motorla değil, elektrikle nefes aldığını gösteriyor. Yan taraftaki kaslı hatlar ve tavan çizgisinin arkaya doğru alçalması, bir coupe silüeti illüzyonu yaratıyor. Kısacası Mach-E, bir Mustang değil, ancak kesinlikle Mustang’in soyundan geldiğini kanıtlıyor.

İç Mekan: Minimalizm ve Teknoloji Bir Arada

 

Aracın kapısını açtığınızda sizi, dış görünümden bile daha radikal bir değişim bekliyor. Geleneksel Mustang’in kaslı ve analog kokpiti yerine, tamamen dijital bir dünya var. Sürücünün önündeki minimal ekran hız ve menzil gibi temel bilgileri gösterirken, asıl şov, orta konsoldaki 15.5 inçlik dev ekranla başlıyor. Tüm araç ayarları, klima, navigasyon ve multimedya bu ekrandan yönetiliyor. Gelenekselci sürücülerin tepki gösterdiği bu dev ekran, Ford’un geleceğe yönelik vizyonunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Kaliteli malzemeler ve ferah kabin, Mach-E’nin sadece bir performans aracı değil, aynı zamanda konforlu bir uzun yol arkadaşı olduğunu da kanıtlıyor.

Sürüş Deneyimi: Elektrik Hissiyatı, Mustang Ruhu

 

Gelelim en can alıcı noktaya: sürüş! Mustang Mach-E, Unbridled (Dizginsiz), Engage (Nişan) ve Whisper (Fısıltı) olmak üzere üç farklı sürüş moduna sahip.

  • Dizginsiz (Unbridled) Mod: İşte Mustang adının hakkını veren mod bu! Gaz pedalına dokunduğunuz an, saf ve anlık tork sizi koltuğa yapıştırıyor. Hızlanma, içten yanmalı bir motorda kolay kolay yaşayamayacağınız türden bir fırlatma hissi veriyor. Direksiyon keskinleşiyor, süspansiyon sertleşiyor ve Mach-E adeta bir spor otomobile dönüşüyor. Bu modda otomobilin motor sesi taklidi yapması ise tamamen tercihe bağlı, ancak bana göre gereksiz bir detay. Elektrikli bir otomobilin en büyük artısı olan sessizliğin tadını çıkarmak daha mantıklı.
  • Tek Pedalla Sürüş (One-Pedal Drive): Bu özellik, Mach-E’nin sürüş keyfini katlayan bir detay. Ayağınızı gazdan çektiğinizde araç güçlü bir şekilde yavaşlayarak bataryayı şarj ediyor. Şehir içinde bu özellik sayesinde fren pedalına neredeyse hiç basmanıza gerek kalmıyor.

Performans ve Menzil: Güç Değerleri Ne Söylüyor?

 

Test ettiğim AWD Extended Range modeli, 487 PS (480 hp) güce ve 860 Nm torka sahip. 0-100 km/s hızlanmasını 3.7 saniyede tamamlayan bu versiyon, adeta bir spor otomobilin performansını bir crossover kasasında sunuyor. 98 kWh’lık bataryası ile WLTP’ye göre 540 km menzil vadediyor. Ancak performanslı sürüşlerde bu değerler elbette düşecektir. DC hızlı şarj desteğiyle 150 kW’a kadar şarj olabilmesi ise uzun yolculuklarda hayat kurtarıcı bir özellik.

Sonuç: Geleceğin Mustang’i

 

Mustang Mach-E, sadece bir otomobil değil, Ford’un elektrikli geleceğe attığı cesur bir manifesto. O, ne tam bir Mustang coupe’si ne de sıradan bir elektrikli SUV. O, bu iki dünyayı başarıyla birleştiren hibrit bir tür. Mustang adının ağırlığı altında ezilmek yerine, bu efsanevi ismi elektrikli çağın en modern ve en çekici modellerinden birine taşıyor. Mach-E, Ford’un geleceğe hazır olduğunu ve elektrikli otomobil pazarında rekabetin kurallarını yeniden yazmaya kararlı olduğunu gösteriyor.

Sizce de Ford, Mach-E ile Mustang adını bir üst seviyeye taşımayı başarmış mı?

Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

Toyota, Yeni Corolla Cross Hybrid’i Türkiye’de Satışa Sundu

Toyota, satışa sunulduğu günden bu yana SUV segmentine yeni bir boyut getiren popüler modeli Yeni Corolla Cross Hybrid’i Türkiye’de satışa sundu. Lansmana özel iddialı fiyatlarla ve üç farklı donanım seviyesiyle gelen Yeni Corolla Cross Hybrid 2.075.000 TL’den başlayan fiyatlarıyla dikkat çekiyor. Yeni Corolla Cross Hybrid Passion versiyonu 2.190.000 TL’lik oldukça rekabetçi fiyatla satışa sunulurken ürün gamının en üzerinde yer alan Passion X-Pack ise 2.650.000 TL’den tercih edilebiliyor.

Yeni Corolla Cross Hybrid tüm versiyonlarında yüksek sürüş performansı, üstün konforu, düşük yakıt tüketimi ve gelişmiş güvenlik donanımlarıyla dikkat çekiyor. Yenilenen tasarımı ise modele modern ve dinamik bir görünüm kazandırıyor. Yeni Corolla Cross Hybrid, beşinci nesil 1.8 litrelik tam hibrit motoruyla Toyota T-Mate güvenlik fonksiyonlarını bir araya getiriyor.

Modern tasarımıyla Yeni Corolla Cross Hybrid

Yeni Corolla Cross Hybrid, Toyota’nın beğeni toplayan SUV tasarım dilini daha sofistike bir seviyeye taşıyor. Yenilenen yüzü, modelin güçlü ve modern SUV kimliğini vurguluyor. Ön bölümdeki yeni gövde rengi petekli tasarımlı ön ızgara ve versiyona göre sunulan dekoratif LED aydınlatmalı ön ızgara, Yeni Corolla Cross Hybrid’in şıklığını artırıyor. Yeni tasarıma sahip ön ve arka LED farlar da aracın dikkat çekici tasarımını tamamlıyor. Bagaj kapağının üzerinde yer alan kabartmalı Corolla Cross logosu, aracın özgün kimliğinin altını çizerken, yeni 18 inç alüminyum alaşımlı jantlar aracın güçlü SUV tarzını yansıtıyor.

Titanyum Mavi, Elmas Gümüş Gri, Kumtaşı ve Egzotik Kırmızı olmak üzere yeni dış renklerle tercih edilebilecek olan Yeni Corolla Cross Hybrid’de, Kar Beyazı, Galaksi Beyazı, Granit Gri ve Siyah renkleri sunulmaya devam ediliyor.

 

Yüksek teknoloji ve konfora sahip kabin

Dış tasarımındaki sofistike çizgileri iç mekanda da sürdüren Yeni Corolla Cross Hybrid, fonksiyonel yapısıyla sürüş keyfini her yolculukta artırmayı hedefliyor. Geniş yan camları ve yüksek oturma pozisyonu ile aydınlık ve geniş görüş açısına sahip bir kabin sayesinde Yeni Corolla Cross Hybrid günlük yaşamı kolaylaştıracak detaylarla dikkat çekiyor.

Yenilenen kabinde, daha fazla kullanım alanına sahip orta konsol, sürgülü kol dayama, daha hızlı kablosuz şarj ünitesi ve yenilenmiş vites tasarımı gibi özellikler yer alıyor. Yeni Corolla Cross Hybrid modelinde standart olarak sunulan 10.5 inçlik yüksek çözünürlüklü dokunmatik ekranla donatılmış multimedya sistemi, versiyona göre sunulan12.3 inçlik tamamen dijital renkli gösterge ekranı ve 9 hoparlörlü JBL premium ses sistemi de yer alıyor. Geliştirilmiş ambiyans aydınlatmasının yanı sıra ısıtma özellikli direksiyon ve ön koltuklar da konforu en üst düzeye çıkarıyor.

Toyota, Yeni Corolla Cross Hybrid modelinde daha sessiz bir sürüş deneyimi için farklı noktalarda yüksek izolasyon malzemeleri kullandı. Bu sayede her türlü yol koşulunda araç içerisindeki ses ve titreşimler minimuma indirildi.

jenerasyon hibrit teknolojisiyle eşsiz verimlilik

Toyota’nın Yeni Corolla Cross Hybrid modelinde global olarak kendini kanıtlamış 5. jenerasyon hibrit teknolojisi yer alıyor. Her türlü sürüş beklentisine yanıt verecek şekilde geliştirilen bu hibrit teknolojisi, daha keyifli bir sürüş sunarken, düşük yakıt tüketimi ve düşük emisyon değerleri elde edilmesini sağlıyor.

1.8 litre hibrit motora sahip Yeni Corolla Cross Hybrid, 140 PS güç ve 185 Nm tork üretiyor. Önden çekişli olarak sunulan Yeni Corolla Cross Hybrid, WLTP ölçümlerine göre yalnızca 5.0-5.1 lt/100 km birleşik yakıt tüketimine, 113-115 g/km CO2 emisyon değerine sahip.

Üç zengin donanım seviyesiyle satışa sunuldu

Toyota Türkiye, Yeni Corolla Cross Hybrid modelini Flame, Passion ve Passion X-Pack olmak üzere üç donanım seviyesiyle satışa sundu. Tüm ürün gamında 1.8 litre hibrit motorla sunulan Yeni Corolla Cross Hybrid, tüm donanım seçeneklerinde zengin ve teknolojik özellikler sunuyor. Yeni eklenen özellikler arasında aracın etrafındaki kameraları kullanarak kuş bakışı görünümü ekrana yansıtan Panoramik Görüntü Monitörü, dikey ve yatay olarak otomatik park özelliği sunan Akıllı Park Asistanı, diğer yol kullanıcılarını rahatsız etmeden ışık dağılımını otomatik olarak yapan ve kusursuz bir aydınlatma sağlayan Adaptif Uzun Hüzmeli Farlar ve konser kalitesinde sesi araca taşıyan JBL premium ses sistemi bulunuyor.

Tüm donanımlarda 10.5 inç multimedya sistemi, kablosuz şarj ünitesi, kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto bağlantısı, çift bölgeli otomatik klima, LED ön ve arka farlar, tavan rayı, Akıllı Çalıştırma Sistemi, Geri Görüş Kamerası ve birçok sürücü asistanını da içeren Toyota Safety Sense 3 standart olarak sunuluyor.

Passion donanımında tüm bunlara ek olarak panoramik cam tavan, 12.3 inç tam dijital gösterge ekranı, elektrikli bagaj kapağı, premium tasarımlı LED ön/arka farlar ve akıllı giriş sistemi de bulunuyor.

Yeni Corolla Cross Hybrid ürün gamının en üzerinde yer alan Passion X-Pack versiyonu, yeni 18 inç alüminyum alaşımlı jantlar, adaptif uzun hüzme farlar, dekoratif LED aydınlatmalı ön ızgara, Panoramik Görüntü Monitörü, Akıllı Park Asistanı, gelişmiş ambiyans aydınlatma, 9 hoparlörlü JBL premium ses sistemi, fren destekli ön ve arka park sensörleri, deri döşemeli spor koltuklar, sürücü ve ön yolcu koltuk ısıtma, elektrikli ayarlanabilir sürücü koltuğu, ısıtmalı direksiyon ve Nanoe X teknolojili klima gibi birçok özellikle geliyor. Bu versiyonda ek olarak Kör Nokta Uyarı Sistemi, Güvenli Çıkış Asistanı ve Geri Manevra Trafik Uyarı Sistemi olmak üzere daha gelişmiş güvenlik teknolojileri öne çıkıyor.

Corolla Cross Hybrid’de üst düzey güvenlik teknolojileri

Toyota, Yeni Corolla Cross Hybrid’de de markanın değişmez önceliklerinden biri olan güvenlik konusuna büyük önem veriyor. Modelde, Toyota’nın en güncel güvenlik paketi Toyota Safety Sense 3, T-Mate sistemleriyle birlikte sunuluyor. Bu kapsamlı sistemler, hem sürüş hem de park etme süreçlerini daha kolay ve emniyetli kılarken, gelişmiş aktif güvenlik teknolojileri çeşitli sürüş senaryolarında olası kazaları engellemeye yardımcı oluyor.

Yeni Corolla Cross Hybrid, araç ve motosikletleri algılayabilen Ön Çarpışma Önleyici Sistem, Adaptif Hız Sabitleme Sistemi, Akıllı Şerit Takip Sistemi, Trafik İşareti Algılama Sistemi, Proaktif Sürüş Desteği, Kavşakta Çarpışma Önleme Sistemi, Otomatik Yanan Uzun Farlar, Acil Sürüş Durdurma Sistemi, Geri Görüş Kamerası ve Arka Koltuk Hatırlatıcı gibi birçok ileri seviye güvenlik donanımına sahip.

Ayrıca TNGA-C platformu sayesinde yüksek gövde dayanımı sunan model, stratejik bölgelerde kullanılan güçlü fakat hafif materyallerle çarpışma anında darbe enerjisini etkin şekilde sönümlüyor. Sekiz hava yastığının standart olarak sunulduğu Yeni Corolla Cross Hybrid’de, özellikle önde oturan yolcuların kafa çarpışmalarını engellemek üzere tasarlanmış ön orta hava yastığı da güvenlik donanımları arasında yer alıyor.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

Popüler