Connect with us

Genel

“Covid-19 ulaşım alışkanlıklarını değiştirecek”

 Salgın döneminde MOOV by Garenta’nın ulaşım modellerinin tamamına çok iyi bir alternatif oluşturduğunu ve mayıs ayı itibarı ile. Covid-19 öncesi dönemi yakaladıklarını, hatta hizmet vermeye başladıkları günden bu yana en yüksek hafta içi cirosunu 11 Mayıs Pazartesi günü elde ettiklerini belirtti.

Emre Ayyıldız, “Covid-19 salgını birçok sektörü olduğu gibi araç kiralama sektörünü de etkiledi. Uçuş seferlerinin yapılamaması nedeniyle havalimanı şubelerindeki işlemlerde yüzde 68 düşüş yaşandı. Şehir içi şubelerde salgının ilk günlerinde bir yoğunluk gördük. Toplu taşıma veya taksi kullanmak istemeyenler 15 gün, 1 ay süreyle araç kiraladılar. Salgının ilk haftasında şehir içi şubelerin işlem hacminde yüzde 10 artış bile yaşandı, ancak bugün itibarı ile şehir içi şubelerinde de %50’lik bir daralma görüyoruz” dedi.

Toplu taşıma veya taksi kullanmak istemeyenler MOOV by Garenta’yı tercih etti” şeklinde konuştu. Paylaşımlı araçların hızlı, basit ve pratik bir şekilde ulaşım ihtiyacını karşıladığını belirten Emre Ayyıldız, “Tüm süreç dijital olarak işlediği için paraya bile temas etmiyorsunuz ve aynı zamanda kendinizi izole ediyorsunuz. Mayıs başı itibarı ile kiralama sayılarına baktığımızda, sokağa çıkma yasağı olan günler dikkate alınmadığında kiralama oranının arttığını söyleyebiliriz. Hatta 11 Mayıs Pazartesi günü bu zamana kadar gerçekleştirdiğimiz en yüksek hafta içi günü kiralama hacmine ulaştık. Covid-19 salgını, ulaşım tercihlerinde paylaşımlı araçların önemini gösterdi. Salgın sonrasındaki yeni normal dönemle birlikte paylaşımlı araçlara olan bu ilginin daha da artacağını düşünüyorum” dedi.

Bu dönemde araç dezenfeksiyonuna ekstra hassasiyet gösterdiklerinin altını çizen Emre Ayyıldız, “Ülkemizde salgının görüldüğü ilk günlerde MOOV by Garenta’daki 1.700 araçlık filomuzda ve Garenta DAY şubelerimizde her zaman uyguladığımız temizlik ve hijyen işlemlerine ek olarak farklı bir uygulama gerçekleştirdik. Bakteri ve virüslere karşı dezenfeksiyon sağlayan, Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı, nano gümüş teknolojisiyle geliştirilen bir ürünle MOOV by Garenta filomuzdaki tüm araçları ve Garenta DAY şubelerimizi dezenfekte ettik ve etmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

İkinci el araç yatırım enstrümanı olmaya devam edecek

 

Son iki yıldır daralan ve yılın ilk iki ayında büyüme sinyalleri veren sıfır otomobil pazarının Covid-19 salgınıyla birlikte yeniden daralma eğilimi gösterdiğini belirten Emre Ayyıldız, “Sıfır otomobil pazarında bir stok sorunu vardı. Şimdi bir de buna salgın nedeniyle üretimin durması, tedarik sürecinin zorlanması ve döviz kurunun yükselmesi eklendi. İkinci el otomotiv sektöründe ise yılın ilk üç ayında 2 milyon 143 bin adet ikinci el otomobil ve hafif ticari araç satışı gerçekleşti. İkinci el otomobil ve hafif ticari araç pazarının yılı kötü senaryoda 5,5 milyon adet, iyi senaryoda 8 milyon adet satışla kapatmasını bekliyoruz” dedi.

İkinci el araç fiyatlarının artmasını beklediklerini söyleyen Ayyıldız, “Mart ayının ikinci yarısından nisan ayının ilk 10 günlük dönemine kadar ikinci el araç fiyatları yaklaşık yüzde 10 düştü. Nisan ayının ikinci yarısından bugüne kadar baktığımızda ise fiyatlarda yüzde 10 artış gördük. İkinci el araç fiyatlarında döviz kuru doğrudan etkili. Kurun yüksek seyrettiği dönemlerde ikinci el fiyatları artış gösteriyor. Kur son dönemde hızlı yükseldi, bunun etkisi ile kurda da büyük değişiklikler olmazsa, birkaç ay içerisinde ikinci el araç fiyatlarında ortalama yüzde 7’lik bir fiyat artışı daha bekliyoruz” şeklinde konuştu.

Tam dijital alt yapısıyla ikinciyeni.com’un Covid-19 salgını döneminde kullanıcıların hayatını kolaylaştırdığını belirten Emre Ayyıldız, “Türkiye’de bir ilki daha gerçekleştirerek platformumuz üzerinden son 5 ayda satılan 10.000 adet aracın gerçek satış verilerini sitemizi ziyaret eden herkese ücretsiz olarak sunmaya başladık. Araç alım sürecinde en çok ihtiyaç duyulan unsur, alınacak aracın piyasa fiyatının belirlenmesidir. Burada müşterilerimize başka herhangi bir ortamda bulamayacakları bir veriyi ücretsiz olarak sunarak noterden yapılan gerçek satış bedellerine ulaşmalarını sağlıyoruz. Bununla birlikte, lojistik hizmetimizle farklı bir şehirden ikinci el araç satın alanlara önemli bir fırsat sunuyoruz. Lojistik hizmetimiz sayesinde kullanıcılarımız satın aldıkları aracı bulundukları lokasyona getirtebiliyor. Bu hizmetimizi İstanbul, Ankara ve İzmir’deki şehir içi teslimatlarda haziran ayına kadar yüzde 50 indirimli olarak sunmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

ikinciyeni.com’un tam dijital alt yapısı sayesinde araç satın alma sürecinin online olarak gerçekleştiğini belirten Emre Ayyıldız, “Platform üzerinden araç satın alma sürecini dijital olarak gerçekleştiriyoruz. Teklif vermeden aracı satın almaya kadar tüm süreç online olarak işliyor. Salgın döneminde sunduğumuz dijital hizmet sayesinde ikinci el araç satın almak isteyenlerin hayatını kolaylaştırıyoruz” şeklinde konuştu.

2020 yılında ikinciyeni.com üzerinden açık arttırmaya çıkan araçlara 900 bine yakın teklif geldiğini belirten Ayyıldız, yılın ilk dört ayında 7 bin adet satış gerçekleştirdiklerini ve yıl sonuna kadar 20 bin adet satış hedefine ulaşmak istediklerini belirtti. Ayyıldız ayrıca, yıl sonunda 15 bin konsinye araç satışı hedefleri olduğunu sözlerine ekledi.

ikinciyeni.com sokak hayvanlarını yine unutmadı

Daha önce soğuk kış günlerinde kaputa giren sokak kedilerini korumak amacıyla Burhan Öçal ile #kaputavur adıyla farkındalık filmleri hayata geçiren ikinciyeni.com, bu defa da Covid-19 salgını döneminde sokak hayvanlarının unutulmaması için #Sokağabak filmini yayınladı.

#Sokağabak filminde de Burhan Öçal ile çalışan ve sokak hayvanlarının bu dönemde yalnız kaldıklarına dikkat çeken ikinciyeni.com, yeni filmiyle bir kez daha sokak hayvanları konusundaki duyarlılığını göstermiş oldu.

Sosyal medya dinamikleri dikkate alınarak hazırlanan film henüz 10 gündür yayında olmasına rağmen toplam 4 milyon görüntülenme, 896 bin etkileşim aldı ve 48 bin defa tıklandı.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

test1

test1

Continue Reading

Genel

Jeep Renegade 10 Yaşında

Lansmanından günümüze, dünya genelinde toplam 2 milyona yakın kullanıcı tarafından Tercih edilerek, Jeep’in başarı hikayesine ortak olan “Renagade” 10. yaşını kutluyor. 

Jeep’in küçük SUV segmentinde yer alan ilk modeli olan Renegade, sınıfının en iyi off-road kabiliyetinin yanında, özgün tasarımıyla da beğeni toplamaya devam ediyor. Türkiye’de Jeep’in yükselen grafiğinin öncülerinden olan, e-hybrid motor seçeneğiyle son teknoloji hibrit deneyimli sunan Renegade, 2023’te 1.500 adetlik satış ile markanın toplam satışlarının yüzde 41’ini oluşturdu.

Özgürlük, macera ve tutkunun markası Jeep’in kendine özgü tasarımıyla adından söz ettiren ve kısa zamanda global olarak büyük beğeni toplayan modeli Renegade, 10’uncu yaşını kutluyor. Satışa sunulduğu günden bu yana dünya çapında 2 milyona yakın kullanıcı tarafından tercih edilen Renegade, markanın “İstediğin yere git, özgürce yaşa” felsefesini, son teknoloji hibrit teknolojisiyle harmanlayarak kullanıcıları etkilemeyi sürdürüyor.

Türkiye’de de etkileyici bir satış performansı ortaya koyan Jeep Renagade, bugüne kadar toplam 17.200 adet ile markanın başarı hikayesine ortak olmaya devam ediyor. Türkiye’de Jeep’in yükselen grafiğinin öncülerinden olan Renegade, 2023’te ise 1.500 adetlik satış ile markanın toplam satışlarının yüzde 41’ini oluşturdu. 2022’ye göre yüzde 15 artış ile daha fazla kullanıcı tarafından tercih edilen Jeep Renegade, performansı, sınıfının en iyi arazi kabiliyetlerini sunması ve tasarımı ile beğeni toplamaya devam ediyor.

Başarı hikayesi 2014’te başladı

Efsane olma yolunda tam gaz ilerleyen Jeep Renegade’in bugün büyük bir başarıya dönüşen hikayesi, Mart 2014’te başladı. Dünya çapında 100’den fazla pazarda satılacak global bir model olarak tasarlanan Renegade, aynı zamanda İtalya’daki Melfi fabrikasında üretilen ilk Jeep modeli unvanını da aldı. Etkileyici off-road kabiliyetlerini kompakt boyutları ve özgün tasarımıyla birleştiren Renegade, şehir yaşamında veya macera dolu yolculuklar için ideal bir yol arkadaşı olarak öne çıkıyor.

Renegade e-Hybrid Yüzde 0 Faizli Kredi Kampanyası ile Tercih Edilebiliyor.

Jeep’in güçlü mirasını yeni tüketim ihtiyaçlarını karşılayan ürün özellikleri, sürüş ve araç içi teknolojileriyle bugüne taşıyan modeli Renegade e-Hybrid, 130 HP güç ve 240 Nm tork üreten 1.5 litrelik 4 silindirli turbo benzinli motoru, 48-Volt bataryaya sahip 15 kW’lık elektrik motoruyla birleştiriyor. Renegade’in verimli hibrit motoru, 7 ileri otomatik çift kavramalı otomatikle eşleştiriliyor. Tüm bu özelliklerle birlikte Jeep Renegade, her koşulda yüksek performanslı ve keyifli bir sürüş sunuyor.

 

Jeep, ocak ayında geçerli olan satış kampanyasında, kredi kullanmayı tercih eden müşteriler için 200 bin TL’ye 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi kampanyası sunuyor.

Limited donanım seviyesinde tercih edilebilen Style Pack versiyonunda ise Navigasyon, Karartılmış arka camlar, Led Ön ve Arka Farlar, 8,4 inç Bilgi-Eğlence Sistemi ve Sunroof standard olarak sunuluyor.

 

Continue Reading

Genel

CITROËN C5 AIRCROSS’UN YENİ HİBRİT TEKNOLOJİSİNE SAHİP OLAN “Ë-SERIES” ÖZEL VERSİYONU TÜRKİYE’DE

Citroën’in elektrikli mobilite dönüşümündeki atılımı, C5 Aircross ile devam ediyor. Markanın karakteristik “ë” harfiyle birlikte sunulan Citroën C5 Aircross Hybrid 136 beraberinde birçok yenilik getiriyor. C5 Aircross Hybrid 136’nın yenilikçi hibrit teknolojisi, yeni nesil 136 HP (100 kW) PureTech benzinli motor ve 21 kW elektrik motorundan oluşuyor. Bunlara ek olarak, yeni elektrikli çift kavramalı şanzıman ë-DCS6 ve bazı sürüş koşullarında otomatik olarak şarj olan 48V batarya da mevcut. Yeni Citroën C5 Aircross Hybrid 136, emisyonları ve yakıt tüketimini kontrol altında tutarken, araç içi konforu daha da ileriye taşıyarak üstün sürüş keyfi yaşatıyor. Çevreci ve verimliliği ön plana çıkaran özelliklere sahip yeni C5 Aircross Hybrid 136, Citroën’in özel “ë-Series” donanım versiyonuyla Türkiye’de lansmana özel 1.860.000 TL’den satışa sunuldu. “ë-Series” versiyonuna özel olarak ë-Series logosu, siyah tavan ve siyah alaşımlı jantlar standart olarak sunuluyor. İç mekanındaysa, yüzde 68 oranında geri dönüştürülmüş malzemelerden üretilen açık tonlardaki yeni nesil Alcantara® koltuklarıyla daha ferah bir iç görünüm sağlıyor. Bagaj kapağında ve iç mekandaki “ë” harfini barındıran logolar sayesinde de bu özel seri, diğer modellerden ayrıştırılabiliyor. 

Konfor odaklı ve çevreye duyarlı SUV modelleri ile tüketicilerin ihtiyaçlarını her geçen gün daha da iyi karşılayan Citroën, yeni nesil, şarj gerektirmeyen hibrit güç ünitesine sahip C5 Aircross Hybrid 136 ë-DCS6’yı lansmana özel 1.860.000 TL’lik fiyatı ile Türkiye yollarıyla buluşturdu. 136 HP’lik benzinli motorla kombine edilen yeni hibrit teknolojisine kavuşan Citroën C5 Aircross, aynı zamanda çift renkli tavan ve alaşım jantlar gibi siyah öğelerle kontrast oluşturan sedefli beyaz dış görünümüyle karakteristik bir tasarım ortaya koyuyor. İç mekanında da yeni ve açık tonlarda aydınlık ve dingin bir ortam sunarak, Citroën’e özgü konforu yansıtan Citroën C5 Aircross “ë-Series”, koltukların kumaşlarında yüzde 68 oranında geri dönüştürülmüş elyaf içeren; yumuşak, sıcak ve çevreye duyarlı yeni nesil Alcantara® malzemeleri barındırıyor.

En Konforlu C-SUV, Hibrit Seçeneği İle Yollarda!

Citroën’in Advanced Comfort üretim teknolojileriyleotomotiv sektöründe en konforlu yolculukları vadeden C-SUV model olarak öne çıkan C5 Aircross’un hibrit versiyonu, “ë-Series” özel donanımıyla birlikte sunuluyor. Özgün ve iddialı tasarımla birleştirilen rakipsiz araç içi konfor deneyimi, C5 Aircross Hybrid 136 ile daha verimli ve düşük emisyonlu yolculukları kapsıyor. Hibrit 136 olarak tanımlanan bu versiyon, şarj gereksinimi olmayan bir çözüm olarak öne çıkıyor. Citroën C5 Aircross Hybrid 136’daki kompakt ve 48V hibrit teknolojisine dayanan sistem, bazı sürüş koşullarında şarj olan 48 voltluk bir batarya, yeni hibrit sisteme uyum sağlamak üzere tasarlanan 136 HP PureTech benzinli motor ve 21 kW elektrikli motoruyla yeni çift kavramalı ë-DCS6 şanzımana sahip. Karma WLTP döngüsüne göre sadece 131 gr/km CO2 emisyonu değeriyle C5 Aircross Hybrid 136, eşdeğer motorlu dizel versiyona göre yüzde 12 daha az CO2 emisyonu yayıyor ve sürüş keyfini artıran tepkilerle daha atak bir karakter sergiliyor.

Yeni 48V Hibrit Teknolojisi

48V Hibrit teknolojisi sayesinde, karma veya emisyonsuz, tamamen elektrikli sürüş süreleri optimize ediliyor. Bu da daha fazla sürüş konforu, daha az tüketim ve daha düşük CO2 emisyonları anlamına geliyor. Hafif ve kompakt yapıdaki hibrit teknolojisi şu bileşenlerden oluşuyor:

  • Hibrit sistem için özel olarak geliştirilen yeni nesil 2 PureTech benzinli motorun parçalarının yüzde 40’ı yeni. 3 silindirli ve 1199 cc hacimli motor 5500 d/d’de 136 HP (100 kW) güç ve 1750 d/d’de 230 Nm tork sağlıyor. Değişken geometrili turbo besleme performansa ve eksantrik zinciri dayanıklılığa katkı sağlıyor. Euro 6.4 normunu karşılayan motor, Miller döngüsüne uygun olarak çalışıyor ve termal verimi iyileştiriyor.
  • Sabit mıknatıslı senkron elektrik motoru 21 kW (28 HP) güç ve 55 Nm tork üretiyor. C5 Aircross’un düşük tork gereksinimleri için düşük hızlarda, manevra yaparken veya yavaşlarken tamamen elektrikle ilerlemesine olanak tanıyor. Ayrıca ilk hareket anında benzinli motoru destekliyor. Yavaşlama sırasında bataryayı şarj etmek için bir jeneratör görevi görüyor. Aynı zamanda frenlerin aşınmasını ve yıpranmasını da azaltıyor.
  • 48V ile çalışan kayışlı marş motoru, benzinli motorun hızlı ve sessiz bir şekilde çalışmasını sağlıyor.
  • Yeni elektrikli çift kavramalı şanzıman ë-DCS6 ve hibrit sistemler için özel olarak tasarlanan tork kesintisi olmayan 6 vitesli bir çift kavramaya sahip. Bu sayede hem vites geçişleri daha hızlı hem de sürüşü daha rahat. Elektrikli motor, invertör ve ECU entegre edilmiş olduğundankaputun altındaki alan optimize ediliyor.
  • 432 Wsa kullanılabilir kapasiteye sahip 48V Lityum-İyon batarya, sol ön koltuğun altında yer alıyor. Böylece bataryanın bagaj veya iç mekan üzerinde herhangi bir etkisi olmuyor.
  • Ayrıca bir voltaj dönüştürücü sayesinde 48V elektrik motorunun ürettiği elektriğin bir kısmı otomobilin ekipmanını beslemek için 12V’a dönüştürülüyor. Bu sayede iki ayrı elektrik hattı birlikte beslenebiliyor.

“ë-Series” Koleksiyonuyla, Dinamik ve Kontrast Bir Görsel Kimlik

Yeni hibrit seçenek ile sunulmaya başlanan Citroën C5 Aircross ë-Series’de, özel koleksiyonun simgesi sedefli beyaz gövde rengi olarak belirlenirken, dileyenler mevcut renk seçeneklerinden yana da tercihlerini kullanabiliyor. Prestijli, zarif ve dinamik bir kimlik ortaya koyan bu renk, Citroën C5 Aircross’un grafik ögelerle şekillendirilen siluetini daha da hareketli ve karakteristik bir şekilde yansıtmasını sağlıyor. Siyah tavan “ë-Series” donanım versiyonunda standart olarak sunulurken, yine standart donanımdaki koyu renkli arka camlarla birlikte akıcı ve dinamik bir bütünleşme sağlıyor. 19 inçlik, siyah renkli “ART” alaşım jantların da eklenmesiyle, taban ve tavan bölgesindeki siyah unsurlar, sedefli inci beyaz gövde renginin daha da öne çıkmasını sağlıyor. Bu özel versiyonun diğer modellerden ayrılmasını sağlayan diğer unsur ise bagaj kapağındaki parlak siyah, alüminyum ve beyazı zekice harmanlayan “ë-Series” logosu oluyor.

İç Mekanda Yaratıcı Bir Atmosfer

Kabin içinde gerçek bir Citroën imzası olan huzur ve rahatlık, Citroën C5 Aircross “ë-Series”e özel kombinasyonla çok daha ileri bir seviyeye taşınıyor. Açık renkler ve sıcak malzemelerle şekillendirilen aydınlık iç mekanda, Zen benzeri ve yatıştırıcı bir atmosfer oluşturulması hedeflendi. Alan hissinin artırıldığı bu kombinasyon seyesinde “ë-Series”in iç mekanı, rahatlamak için olumsuz düşünceleri uzaklaştırıyor. Açık gri koltuklar, sırtlıklar ve kolçaklar, koltuğun yanlarına, konturlara, sırtlığın üst kısmına ve koltuk başlıklarına uygulanan “Gri” renk ile öne çıkıyor. Ayrıca kapılardaki kol dayamalarında da bu renklere yer veriliyor. Kapı panellerine kadar uzanan yatay mimari, kabindeki genişlik algısını güçlendirmeye yardımcı oluyor ve bütünlük sağlıyor.

Yolculara ve yolculuklara değer vermek üzere geliştirilen iç mekanda detaylara verilen önem dikkat çekiyor. Markaya özgü koltuk tasarımlarında, koltuğun üst kısmında uygulanan bant şeklindeki balıksırtı deseni, kabindeki yatay tasarımı tamamlıyor. Bu özel koleksiyona özgün olarak ön koltukların iç kısmında bir de “ë” logosuna yer veriliyor. Daha dinamik ve karanlık bir iç mekan isteyen müşteriler için “ë-Series”, Alcantara® koltuklarla sunuluyor. Minder, sırtlık ve kolçaklar için Alcantara® kaplaması, kalite algısına ve sıcaklığa katkıda bulunuyor. Yumuşak dokusuyla yolculara destek sağlayan bu kaplama, üst düzey iç mekanlar için tercih ediliyor. Yenilikçi bir teknikle üretilen bu Alcantara®’nın dış yüzeyi, yüzde 68’i geri dönüştürülmüş elyaf içeriyor ve çevreye duyarlılık kadar “ë-Series” ruhuyla da uyum gösteriyor.

Continue Reading

Popüler